İŞ HAYATI

“İŞ HAYATINDA GÜLÜMSEMENİN GÜCÜ”
İletişimde ustalaşmak, bilinçsiz yeterlilik düzeyine sıçramak istiyorsak, düşünce, duygu ve davranış arasındaki ilişkiyi de kavramak zorundayız. Nasıl evren bir bütünse, onun bir parçası olarak, biz de bir bütünüz. Bunun anlamı, bedenimiz, düşüncelerimiz ve duygularımız arasında karşılıklı ve sürekli bir etkileşim olduğudur. Bu diyalektiğin bir yasasıdır.
Olumsuz düşünceler içindeyken olumsuz duygular yaşadığımız için, bedenimiz de bu duruma uyum sağlar. Omuzlarımız çöker, bakışlarımız donuklaşır, sesimiz kısılır, her halimizle sıkıntımızı dışa yansıtırız. Düşüncelerimiz olumluysa duygularımızın da olumlu olması ve bedenimizin de buna uyum sağlaması kaçınılmazdır. Sesimiz canlı, bedenimiz dik, yürüyüşümüz daha bir kendine güvenlidir. Bunlardan birinde yapacağımız bir değişiklik diğerleri üzerinde de etkili olacak ve onları değişikliğe zorlayacaktır.
İş dünyasında başarı için çok önemli olan iletişim becerileri, hizmet, satış ve müşteri memnuniyeti odaklı firmalar için şüphesiz ki biraz daha önemlidir. Çünkü satılan ürün temelde "memnuniyet" dir. Müşterilerin memnuniyetlerinin çok subjektif kriterlere dayanıyor olması da bu sektörlerin işini zorlaştıran bir diğer faktördür. Ancak, öyle bir sihir var ki; müşterilerin o ürünü, aldıkları hizmetin kalitesinden veya beklentilerinden bağımsız olarak “harika” olarak hatırlamasına yol açar. Bu sihrin adı; "Güleryüzlü Çalışanlar.” dır.
Çevremize bakışımız, hafızamızda yer eden ayrıntılar, hatta zihnimizin ve hafızamızın çalışma şekli, dünyayı nasıl algıladığımızla ilgilidir. Eğer dünyayı algılama tarzımız beraber olduğumuz insanlardan çok farklı ise, sıklıkla fikir-anlayış farklılıkları yaşamamız son derece normaldir. Ancak tüm bu farklılıklara rağmen, iş hayatında, istisnasız her yönetici için aşağıdaki hedefler, temel değerler olarak göze çarpmaktadır;
- Ekibin duygusal zekalarını, dolayısıyla ilişkisel farkındalıklarını arttırarak kendilerini tanımalarını sağlamak,
- Etkin, içten ve rahat, ilişki kurmaları için onları cesaretlendirmek,
- Güçlü bir takım olmanın güveni ve gücünü
benimseyerek, takım arkadaşları ile uyum içerisinde aynı hedefe yönelik motive etmek,
- En önemlisi ise, yaptığı işi daha fazla önemseyen, daha fazla seven ve sevdiği için de daha fazla hizmet etmeye, bunu yaparken de mümkün olduğunca yüzünde gülümsemesi eksik olmayan bir ekip yaratmak
İnsanlar, dünyayı beş duyuları ve sezgileri ile algılarlar. Beş duyumuzu oluşturan ; işitme, görme, tat alma, dokunma ve koklama yetilerimizin yanında, zaman içerisinde insanların altıncı duyuları gelişmiştir ve bu altıncı duyu, yani sezgilerimiz, dünyayı algılamaya çalışan insanoğluna yardımcı olma konusunda çok önemli bir enstrümandır. Karşımızdaki kişilerin sezgilerini etkileyecek en önemli gizli silahımız ise, sadece iş hayatımıza değil, hayatımızın geneline konumlandırmayı başardığımız taktirde, mucizeler yaratabilecek olan “Gülümseme” olgusudur.
İş hayatınızda da, yüzünüzde öyle bir ifade ile gülümsemelisiniz ki, çevrenizdeki iş arkadaşlarınız, sırf bu sıcak ve sevgi dolu gülümsemeniz için size yaklaşsınlar. Hatta öyle bir ifadeyle gülümseyin ki, iş arkadaşlarınız bu gülümsemeye aşık olsunlar. Unutmayın ki, gülümsemenize aşık ettiğiniz birisi, sizin için büyük fedakarlıklar yapabilir ve sizin için çok şeyi göze alabilir.
İnsanların sizi iyi karşılamalarını istiyorsanız, sizin de onları iyi karşılamanız gerekir. En iyi karşılama ise, içten ve samimi bir gülümsemeyle başlar. Hareketlerin duyguları takip ettiği görülür. Fakat gerçekte hareket ve duygular birliktedir. İrademizin denetimi altında bulunan hareketlerimiz sonucunda, irademizin denetimi altında bulunmayan duygularımız ortaya çıkar. İşte bundan dolayıdır ki; neşemizin kaybolduğu zaman neşeli davranabilmek için çaba sarf etmek her şeyi halledecektir. Unutmayın ki bilinciniz her zaman emrinizdedir. Yeter ki ona doğru talimatları vermeyi bilin.
10 yıl içerisinde, 8 farklı ülkedeki 857 seminerde, 150’den fazla firmanın 120.000’den fazla çalışanına “Gülümseme” konusu üzerine eğitim vermiş bir psikolog olarak, son demde şunları söylemek isterim; “Gülümsemek” , liderlik vasıflarını taşıyan, vizyoner, değişime ve gelişime açık her yönetici için evrensel kabul gören yegane kriterlerden bir tanesidir. Çünkü başarılı iş insanları bilirler ki; “Müşteriler, aldıkları hizmetten daha önce duygularını hatırlarlar.”
Yüzünüzden Gülümsemenin eksik olmadığı, sağlıklı ve mutlu günler dilerim.
Kutay Ürkmen
Psikolog / Eğitimci / TEDx Konuşmacısı


