Doktorsitesi.com

İNSANLAR NEDEN HASTALANIR ? (BİLİNÇ-BİLİNÇALTI)

Klinik Psikolog Mehmet Dalkıran
Klinik Psikolog Mehmet Dalkıran
15 Haziran 2019190 görüntülenme
Randevu Al
İNSANLAR NEDEN HASTALANIR ? (BİLİNÇ-BİLİNÇALTI)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bilinç ve Bilinçaltı Arasındaki Temel Farklar

İnsanlar yaşamları boyunca karşılaştıkları problemleri çözmek için farklı yöntemler geliştirirler. Bazıları sorunları kendi imkanlarıyla çözerken, bazıları dışarıdan yardım alır; bazıları ise başarısızlık hissiyle depresif süreçlere girebilir. Bu noktada profesyonel destek almak, hem danışan hem de danışman için belirli prensipler çerçevesinde ilerleyen bir süreçtir.

Bir danışmanın temel görevi, kişinin farkındalık düzeyini artırmaktır. Danışman, analizler ve stratejik sorular aracılığıyla bireyin bilinçdışı süreçlerini fark etmesini sağlar. İnsanlar genellikle ya neyi değiştireceklerini ya da nasıl değiştireceklerini bilmedikleri için sorun yaşarlar. Bu noktada devreye giren en önemli kavram bilinç, yani farkındalıktır.

Farkındalık ve Kişisel Kaynakların Keşfi

Farkındalık; bir şeyi hissetme, anlama, idrak etme ve görme yetisidir. İnsanı diğer canlılardan ayıran en temel özellik, yaptığı eylemin farkında olmasıdır. Kişiler genellikle sahip oldukları içsel kaynakların farkında değildir. Bir kaynağın bilinmiyor olması, o kaynağın var olmadığı anlamına gelmez.

Newton’un yerçekimini keşfetmesi veya Einstein’ın izafiyet teorisi, bu durumun en somut örnekleridir. Yerçekimi, Newton onu fark etmeden önce de mevcuttu; ancak keşfedilmesi bir farkındalık sürecidir. Psikolojide odaklanma (focus) olarak adlandırılan bu durum, kişinin o ana konsantre olarak mevcut olanı fark etmesini sağlar.

Bilinç ve Bilinçaltının İşleyiş Mekanizması

Bilinç ve bilinçaltı, fonksiyonel açıdan birbirinden tamamen farklı çalışır. Bilimsel sınırlar içerisinde bu iki kavramı şu şekilde kategorize edebiliriz:

ÖzellikBilinç (Profrontal Bölge)Bilinçaltı (Otomatik Süreçler)
FonksiyonKarar verme, seçim yapma, analiz.Uygulama, alışkanlıklar, hayati fonksiyonlar.
Kontrolİradi ve kontrollü hareketler.Kalp atışı, hormonlar, refleksler.
ÖğrenmeYeni bilgiyi işleme ve akıl yürütme.Yetenek boyutuna ulaşmış, otomatikleşmiş bilgiler.

Bilinçaltı ve Yetenek İlişkisi

Bir eylem bilinçaltına indiğinde artık bir yetenek haline gelmiş demektir. Örneğin; yeni araba kullanmaya başlayan biri, tüm dikkatini pedallara ve vitese verdiği için zorlanır. Ancak usta bir şoför, aynı anda birçok işi (yol takibi, hesaplama, konuşma) farkında olmadan, yani bilinçaltı düzeyde gerçekleştirebilir. Aynı durum profesyonel sporcular ve sanatçılar için de geçerlidir. Onlar eylemi gerçekleştirirken teknik detayları düşünmezler; bilinçaltı, bilinçten aldığı emirleri doğrudan uygular.

Yanlış Programlamanın Sonuçları: Anoreksiya ve Davranış Bozuklukları

Bilinçaltı bir tarlaya benzer; içine ne ekilirse onu büyütür. Eğer bilincimizle bir durumu takıntı haline getirirsek, bu bilgi bilinçaltına iner ve tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Bunun en çarpıcı örneği Anoreksiya Nervoza ve Bulimia Nervoza gibi yeme bozukluklarıdır.

  • Süreç: Kişi bilinciyle "şişmanım" düşüncesini obsesif bir hale getirir.
  • Kayıt: Bu düşünce bilinçaltına bir yazılım olarak girer.
  • Sonuç: Vücut artık yemek yemeyi reddeder ve bu durum fizyolojik değil, psikolojik bir yıkıma (bağışıklık çökmesi, ölüm riski) yol açar.

Çevresel Etkiler ve Homeostasis

Bilinçaltı kayıtları anne karnında başlar. Yapılan araştırmalar, şiddet içerikli yayınlar izleyen çocukların, bu uyaranları bilinçaltına kodlayarak ilerleyen yaşlarda daha saldırgan bireylere dönüştüğünü göstermektedir.

Tıp dünyasında kabul gören Homeostasis kavramı, vücudun su, ısı ve enerji dengesini koruyan düzenleyici bir mekanizmadır. Bu dengeleyici yapı sadece biyolojik değil, psikolojik olarak da mevcuttur. Beynimizdeki amigdala, hipokampüs ve hipotalamus gibi bölgeler duyguları yönetir ve "savaş ya da kaç" tepkisini verir. Ancak bir durumun korkulacak bir durum olup olmadığına karar veren temel unsur, yine bizim farkındalığımız ve bilinçaltı kodlarımızdır.

Günümüzde bilim insanları; PET (Pozitron Emisyon Tomografisi) ve CET (Bilgisayarlı Aksiyel Tomografi) gibi cihazlarla beynin bu karmaşık yapısını ve bilincin işleyişini daha derinlemesine analiz etmektedirler.

Etiketler

HastalıkFarkındalıkPsikoloji

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Mehmet Dalkıran

Klinik Psikolog Mehmet Dalkıran

Uzman Klinik Psikolog Mehmet Dalkıran, 2005 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümünde lisans eğitimini tamamlamıştır. İstanbul Esenyurt Üniversitesi Klinik Psikoloji bölümünde Yüksek Lisans eğitimini tamamlamıştır. 

Uzman Klinik Psikolog Mehmet Dalkıran, mesleki çalışmalarına Denizli merkezde bulunan kurucusu olduğu Pozitif Algı Danışmanlık'ta devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.