Doktorsitesi.com

BEYNİN GELİŞİMİ VE DAVRANIŞLARA ETKİSİ NEDİR?

Klinik Psikolog Mehmet Dalkıran
Klinik Psikolog Mehmet Dalkıran
15 Haziran 2019154 görüntülenme
Randevu Al
BEYNİN GELİŞİMİ VE DAVRANIŞLARA ETKİSİ NEDİR?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bebeklerde Gelişim ve Bilinçaltı Kayıt Süreçleri

İnsanlar, dünyaya geldikleri andan itibaren hayatta kalmalarını ve çevrelerine uyum sağlamalarını sağlayan muhteşem becerilerle donatılmışlardır. Bu beceriler, temel yaşam fonksiyonlarını sürdürmenin yanı sıra karmaşık davranışların edinilmesinde de kritik rol oynar. Bebeklik döneminde sergilenen refleksler ve öğrenme kapasitesi, insan beyninin ne kadar erken aşamalarda programlanmaya başladığının en somut kanıtıdır.

Yeni Doğan Bebeklerde Adım Atma Refleksi ve Kas Hafızası

Yeni doğan bebeklerde, dik pozisyonda tutulup ayakları yere değdirildiğinde gözlemlenen adım atma refleksi, motor becerilerin temelini oluşturur. Yetişkin bir birey için yürüme eylemi; bacağın belirli bir açıyla kırılması ve dengenin sağlanması gibi oldukça komplike süreçleri içerir. Bilimsel araştırmalar, bu doğal refleksin egzersizlerle desteklenmesinin gelişim hızını doğrudan etkilediğini göstermektedir.

Bebeklerin yürüme sürecine dair yapılan çalışmalardan elde edilen bulgular şunlardır:

  • Günün farklı saatlerinde birkaç dakikalık adım atma egzersizleri yaptırılan bebekler, yapılmayanlara oranla 5-6 hafta daha erken yürümeye başlamaktadır.
  • Egzersizler sırasında bebeğin ayakları yere tam basmamalı, yalnızca parmak uçları zemine temas edecek şekilde hafifçe tutulmalıdır.
  • Bu durum, bebeklerin bilinçaltının doğdukları andan itibaren, hatta doğum öncesinde kayda başladığını kanıtlamaktadır.

Anne Karnında Zeka ve Yetenek Gelişimi

Çocukların öğrenme süreci yalnızca doğum sonrasıyla sınırlı değildir; bilinçaltı kayıtları anne karnında başlar. Bebeklerin uterus içindeyken dış dünyadan gelen uyaranları hatırladıklarına dair pek çok bilimsel veri mevcuttur. Özellikle zeka gelişimi ve konuşma yeteneği üzerinde şu unsurlar belirleyici olmaktadır:

  1. İşitsel Uyaranlar: Anne karnındaki bebekle konuşulması, barok largo tarzı müzikler veya anne kalp atış hızına eş değer melodilerin dinletilmesi gelişimi olumlu etkiler.
  2. Müziksel Algı: Bir aylık bebeklerin müziksel bir skalada iki nota arasındaki farkı ayırt edebildiği gözlemlenmiştir.
  3. Koşullanma: Bebekler, belirli bir sesi işittiklerinde (vızıltı vb.) başlarını sağa veya sola çevirmeyi çok kısa sürede öğrenebilirler. Bu durum, Pavlov şartlanması veya edimsel koşullanma prensiplerinin bebeklerde ne kadar hızlı işlediğini gösterir.

Bilinçaltı Kayıtlarının Kalıcılığı ve Ebeveyn Tutumları

Psikoloji bilimi, üç aylık bebeklerin dahi yüksek bir hatırlama kapasitesine sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Örneğin, karyolasına bağlanan bir oyuncağı hareket ettirmeyi öğrenen bir bebek, bu neden-sonuç ilişkisini zihninde kodlar. Bu noktada ebeveynlerin yaklaşımları hayati önem taşır.

Aile içinde yaşanan tartışmalar, çocuğa yönelik kullanılan "yapamazsın", "başarısızsın" gibi olumsuz ifadeler asla kaybolmaz; doğrudan bebeğin bilinçaltına kaydedilir. Bebekler, doğumdan sonraki ilk günlerde dahi insan sesini diğer seslerden ayırt edebilir ve annesinin kalp atış sesini başka bir kadınınkinden ayırabilirler.

Anne ve Bebek Arasındaki Duygusal Senkronizasyon

Anne ile bebek arasındaki bağ, yalnızca fiziksel değil, derin bir duygusal ve biyolojik uyum içerir. Bebekler, annenin ruh halini ve stres seviyesini anında hissederler. Bu etkileşim şu şekilde gerçekleşir:

DurumBebeğe Yansıması
Anne Sakin ve HuzurluBebek sakin ve güvende hisseder.
Anne Gergin ve StresliBebekte huzursuzluk ve ağlama nöbetleri görülür.
Kalp Atış Hızı ArtışıAnnenin kalp vurum sayısı arttığında bebek hareketlenir ve gerginleşir.

Özellikle aşırı ağlama ve uyku sorunlarının temelinde, annenin ruhsal durumunun bebek tarafından kopyalanması yatıyor olabilir. Araştırmalar, anne kalp atışına yakın ritimlerin (80 vurum) bebeklerin büyüme oranlarını ve ağırlık artışlarını dahi etkilediğini göstermektedir.

Beyin Yapısı ve Acı Algısının Yönetimi

İnsan beyni, her hücresi farklı görevlere sahip olan oldukça kompleks bir yapıya sahiptir. Bu yapı, bilinç ve bilinçaltı olarak iki ana sistemde incelenir. Bilinçaltı, fiziksel duyumları dahi manipüle etme gücüne sahiptir. Örneğin, beyin tarafından algılanan acı ikiye ayrılır:

  • Fazik Acı: Yaralanma anında hissedilen geçici ve keskin acı.
  • Tonik Acı: Yaralanma sonrası oluşan kalıcı ve devamlı acı.

Bilinçaltı, zihin belirli bir noktaya odaklandığında (örneğin bir futbol maçı sırasında) bu acı sinyallerini baskılayabilir. Bu durum, insan beyninin işleyişinin ve tepkilerinin kontrol edilebilir olduğunu kanıtlamaktadır.

Sonuç olarak, çocuklarımız dünyaya mükemmel bir potansiyelle gelirler. Onların sağlıklı gelişimi için doğru uyaranlarla karşılaşmaları ve koşulsuz sevgiyle desteklenmeleri, bilinçaltı süreçlerinin doğru kodlanması adına en önemli görevimizdir.

Etiketler

DavranışBilinç altıPsikolojiinsan beyni

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Mehmet Dalkıran

Klinik Psikolog Mehmet Dalkıran

Uzman Klinik Psikolog Mehmet Dalkıran, 2005 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümünde lisans eğitimini tamamlamıştır. İstanbul Esenyurt Üniversitesi Klinik Psikoloji bölümünde Yüksek Lisans eğitimini tamamlamıştır. 

Uzman Klinik Psikolog Mehmet Dalkıran, mesleki çalışmalarına Denizli merkezde bulunan kurucusu olduğu Pozitif Algı Danışmanlık'ta devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.