Doktorsitesi.com

İlişkilerde Aşırı Şüphecilik Paranoya Belirtisi Olabilir

Klinik Psikolog Özlem Şen Baysal
Klinik Psikolog Özlem Şen Baysal
3 Ekim 2019395 görüntülenme
Randevu Al
İlişkilerde Aşırı Şüphecilik Paranoya Belirtisi Olabilir
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İlişkilerde Aşırı Şüphecilik ve Kıskançlık Çıkmazı

Günümüzde aşırı kıskançlık, sıklıkla yoğun sevginin bir göstergesi olarak yanlış yorumlanmaktadır. Oysa kişileri soluksuz bırakan aşırı şüphecilik ve bunun tetiklediği kıskançlık, ikili ilişkileri günden güne yıpratan ciddi bir problemdir. Partnerlerin birbirlerinin telefonlarını sık sık kontrol etmesi, sürekli konum ve fotoğraf talep etmesi gibi denetleyici davranışlar, ilişkide büyük bir bunaltıya neden olmaktadır.

Kuşkuculuk, beraberinde kıskançlık ve karamsarlığı da getirerek partnerlerin arasındaki güven bağını zedeler. Bu noktadan sonra karşı taraf ne yaparsa yapsın, bitmek bilmeyen şüphelerin önüne geçmekte zorlanır. Yersiz, kanıtsız ve gerçek dışı şüphelerin altında genellikle psikolojik nedenler yatar. Özellikle paranoid kişilik bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk ve depresyon gibi durumlarda şüphecilik belirgin bir semptom olarak karşımıza çıkar.

Aşırı Şüphecilik Nedir?

Şüphecilik, en temel tanımıyla var olan ve görünenin ötesinde bir takım gizli durumların olduğuna dair duyulan inançtır. İnsanoğlu doğası gereği meraklı ve şüpheci bir varlıktır; nitekim bilimsel ilerlemeler ve felsefi düşünceler bu sorgulama yetisi sayesinde doğmuştur. Ancak burada kritik ayrım amaçlı şüphecilik ile paranoya arasındadır. Amaçlı şüphecilik fayda sağlarken, aşırı ve temelsiz şüphecilik patolojik bir boyuta evrilir.

Paranoid Kişilik Bozukluğu ve Temel Özellikleri

Paranoid kişilik bozukluğu olan bireyler, işlevsiz ve gerçekçi olmayan algılara sahiptir. Bu kişilerin temel inanç sistemi tamamen güvensizlik ve kuşkuculuk üzerine kuruludur. Akıl yürütme veya somut kanıtlarla aksi ispatlanamayan bir güvensizlik yaşarlar. Dışarıdan bakıldığında mantıklı ve objektif görünebilseler de, düşüncelerinde oldukça inatçıdırlar.

Bu bireyler, görüşlerini genellikle şikayet ederek ve saldırgan bir tutumla çevrelerine dayatmaya çalışırlar. Anlaşılması zor kişilikler olarak bilinen paranoid bireyler, sosyal ilişkilerinde oldukça mesafelidirler. Aşırı temkinli yapıları nedeniyle arkadaşlık ilişkilerini dahi resmi bir düzeyde tutmayı tercih ederler.

Çevresel Algı ve Sosyal Tanımlamalar

Paranoid kişilik bozukluğuna sahip bireyler, çevreleri tarafından genellikle şu sıfatlarla tanımlanır:

  • Tartışmacı ve alıngan
  • Kıskanç ve huzursuzluk çıkaran
  • Mesafeli ve plancı

Bu bozukluğa sahip kişiler genellikle durumlarına dair bir içgörüye sahip olmadıkları için profesyonel bir uzmandan yardım talep etme eğiliminde değildirler.

Paranoya Türleri Nelerdir?

Psikoloji literatüründe paranoid düşünceler, odaklandıkları konuya göre beş ana başlıkta incelenir:

Paranoya TürüAçıklaması
Kıskançlık ŞüpheciliğiKişinin aldatıldığına dair ciddi ve temelsiz şüpheler beslemesi.
Kötülük Görme ŞüphesiBaşkaları tarafından kendisine zarar verileceğine dair hezeyanlar yaşaması.
Erotomanik ŞüpheSosyal olarak ünlü veya üst statüdeki kişilerin kendisine aşık olduğuna inanması.
Somatik (Bedensel) ŞüpheCiddi bir hastalığı olduğuna dair gerçek dışı kurgulara sahip olması.
Büyüklük ParanoidiPeygamberlik veya çok önemli buluşlar gibi gerçek dışı büyük iddialarda bulunması.

İkili İlişkilerde Patolojik Kıskançlık

İlişkilerde bu durum genellikle kendini kıskançlık şüphesi olarak gösterir. Ancak unutulmamalıdır ki her kıskanç kişi paranoid bozukluğa sahip değildir. Sağlıklı bir kıskançlık, sevilen kişiyi sahiplenme duygusundan doğan normal bir histir; fakat aşırı kıskançlık yıkıcı bir etkiye sahiptir.

İlişkilerde paranoid şüphecilik; kontrol etme, sınırlama ve misilleme gibi davranışları tetikler. İlginç bir şekilde, patolojik şüphe sadakatsizliğe daha fazla zemin hazırlar. Çünkü paranoyası olan kişi partnerini sürekli suçlar, bunaltır ve asla ikna olmaz. Bu kişiler kin tutar, kolay affetmez ve suçlanmayı kabul etmezler.

Paranoid Bir Partnerle Nasıl Başa Çıkılır?

Eğer ilişkinizde bu tür bir tablo ile karşı karşıyaysanız, sağlıklı bir iletişim kurmak için şu stratejileri izlemelisiniz:

  1. Paranoyaları Gidermeye Çalışmayın: Bir şüpheyi yok etseniz bile yerine yenisi gelecektir. Sürekli kendinizi kanıtlama çabası, kişinin bu kaygıyla kendi başına baş etme becerisini baltalar.
  2. Doğal Davranışınızı Korum: Normal rutinlerinizi değiştirmeyin. Konulan sınırları ve kısıtlamaları harfiyen uygulamak, bozukluğu daha da pekiştirir.
  3. Açık ve Net Olun: Paranoid kişilikler eleştiriye kapalıdır. Onlarla konuşurken belirsizliğe yer bırakmayacak şekilde açık ve net bir dil kullanın.
  4. Dürüstlükten Ödün Vermeyin: Şaka amaçlı bile olsa yalan söylemekten kaçının. Kararlı ve net duruşunuz, belirsizlikleri ortadan kaldırarak kişiyi rahatlatabilir.

Sigmund Freud’un da belirttiği gibi: “Güç ve güveni hep dışımda aradım. Ama bunlar insanın içinden gelir, her zaman oradadırlar.”

Sevgilerimle,

Uzm. Klinik Psk. Özlem Şen Baysal

Etiketler

İlişkiGüvensizlikEvlilik gecesiBilişsel davranışçı terapiParanoya nedirŞüphecilikpsikologayvalikayvalıkemdrayvalık emdremdr ayvalık

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Özlem Şen Baysal

Klinik Psikolog Özlem Şen Baysal

 Uzm.Klinik.Psikolog,Özlem ŞEN İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde (2011-2016) Psikoloji lisans diplomasını almaya hak kazanmış, mezun olduğu yıl İstanbul Esenyurt Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Yüksek lisansını tamamlamıştır. İkinci üniversite olarak Anadolu Üniversites’nde  Sosyal Hizmetler Bölümüne devam etmektedir.
Milliyet Pembenar  yazarıdır. İletişim alanında TRT spikeri Muratcan Canbay’dan iletişimde dil ve diksiyon dersleri almıştır.
Lisans yıllarında takım arkadaşlarıyla psikoloji alanında çalışmalar yapmış ve 20.Ulusal Psikoloji Öğrencileri Kongresi’nde “ Can you control your future? “ adlı çalışmaları yayınlanmıştır.
18.Ulusal Psikoloji Öğrencileri Kongresine katılmış olup, “Travma Gruplarıyla Gönüllü Psikolog Olarak Çalışma ve Bunların Yaratabileciği İkinci Travma” çalışma grubuna katılmıştır. 19.Ulusal Psikoloji Kongresi’nde Uzm. Psk. Pınar ÖZBEK’in “Genç Yetişkinlerde Öz Farkındalık ve Geliştirilmesi: Yöntem Dağarcığı Oluşturma, Program Tasarlama ve Uygulama Süreçleri” çalıştayına ,aynı zamanda Davranış Bilimleri Enstitüsü kurucusu Emre Konuk’ un “Terapist Hataları: Bir Danışanı Kaybetmenin Bin Bir Yolu” konulu çalıştayına  katılım göstermiştir.
Lisans eğitimi boyunca alana yönelik teorik birikimini arttırmak ve pratik deneyimler edinebilmek için çeşitli stajlar yapmıştır. Zorunlu stajlarını Boğaziçi Üniversitesi, Ayvalık Devlet Hastanesi’nde tamamlamış, Gönüllü stajında Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin AMATEM, Poliklinik servisi, B1 servisi ve Çocuk Ergen Polikliniğinde gözlem ve pratik imkanı bulmuştur.
Yar. Doç. Dr. Oytun ERBAŞ’ın Aşkın Nörobiyolojisi kongresine katılmıştır. Lisans eğitimi seçmeli ders kapsamında İnsan cinselliği, Adli psikoloji, Sağlık psikolojisi , Nöropsikolojik değerlendirme derslerini başarıyla tamamlamıştır.
Psikolojide test geliştirme dersi için gerekli olan “İnsanların Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği” adlı ölçeği takım arkadaşları ile birlikte geliştirmiş ve uygulamıştır.
Lisan eğitimi boyunca Medya ve Şiddet,Trafikte agresif sürücü tutumları ve cinseyete göre farklılıklar, Bireysel ve Kollektivist kültürlerdeki mültecilerin stres farklılıkları “Pseudoneglect” konuları ve birçok konuda proposallar yazmış ve araştırmalar yapmıştır.
İleri Düzey İngilizce ve B1.3 düzeyinde Almanca bilmektedir. Klinik psikoloji programı kapsamında bitirme projesini “Medyanın Çocukların Gelişimi Üzerindeki Olumsuz Etkilerinin İncelenmesi” üzerine tamamlamıştır. Klinik Yüksek Lisansı sürecinde BDT eğitimini tamamlamıştır.
Empati Psikolojik Danışma Derneği tarafından düzenlenen Çocuk ve Ergen Testleri eğitimine katılmış olup,  EK-1 ‘ de yer alan testleri uygulama yetkisine sahiptir. Ayrıca yüksek lisans eğitiminde psikolojik testler dersini almış olup testleri uygulamaktadır.
Psikoloji Akademisi’nden almış olduğu WISC-R Zeka Testi uygulayıcı sertifikasına sahiptir.
Davranış Bilimleri Enstitüsü kurucusu Emre Konuk ve Eğitmen Asena Yurtsever’den EMDR I. Düzey Temel Eğitimini almış bulunmaktadır.
Kurucusu olduğu Ayvalık Keşif Psikoloji Hizmet Merkezi’nde EMDR terapisti olarak çocuk,ergen ve yetişkinler  ile çalışmalarına devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.