Doktorsitesi.com

İlişkilerde Aşırı Şüphecilik Paranoya Belirtisi Olabilir

Klinik Psikolog Özlem Şen Baysal
Klinik Psikolog Özlem Şen Baysal
3 Ekim 2019360 görüntülenme
Randevu Al
İlişkilerde Aşırı Şüphecilik Paranoya Belirtisi Olabilir

Kişileri soluksuz bırakan aşırı şüphecilik ve neden olduğu kıskançlık ilişkileri git gide yıpratıyor. Aşırı kıskançlığın, aşırı sevilme zannedildiği günümüzde, çiftler sıklıkla şüpheciliğin neden olduğu kıskançlık yüzünden problemler yaşıyorlar.  Sık sık telefonlarını kontrol etme, belirli aralıklarla konum ve fotoğraf isteme gibi denetleyici bir takım davranışlar, çiftler arasında bunaltıya neden oluyor. Kuşkuculuk beraberinde kıskançlık ve karamsarlığı da getiriyor, tabiri caizse bir süre sonra karşı taraf, ağzıyla kuş tutsa da bir türlü bitmek bilmeyen şüphelerin önüne geçemiyor. Bilinmesi gereken, yersiz, kanıtsız, gerçek dışı şüphelerin altında bir takım nedenlerin yatıyor olması. Paronoid kişilik bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk, depresyon gibi bozukluklarda  “şüphecilik” birlikte bulunur.

Aşırı şüphecilik nedir?

Şüphecilik, varolan ve görünenin dışında bir takım durumların olduğuna dair inançtır. İnsanoğlu, varoluşu gereği şüpheci ve meraklı varlıklardır.  Bilimsel bilgilerin doğuşu, felsefi düşünceler şüpheci yaklaşımlarla meydana çıkmıştır. Amaçlı bir şüphecilik fayda sağlar. Aşırı şüphecilik ise paranoyadır.

Paranoid Kişilik Bozukluğu nedir?

Paronoid kişilik bozukluğu olan kişiler, işlevsiz gerçekçi olmayan algılara sahiptir.Paronoid kişilik bozukluğunda, kişinin temel inancı güvensizlik ve kuşkuculuktur.  Akıl yürütme ile aksi kanıtlanamayacak güvensizlik yaşarlar. Mantıklı , objektif görünebilirler fakat oldukça inatçıdırlar. Görüşlerini, şikayet ederek saldırganca bir tutumla dayatmaya çalışırlar. Genellikle anlaşması oldukça zor kişiliklerdir. Oldukça mesafelidirler. Aşırı temkinli olduklarından, arkadaşlık ilişkileride resmidir.

Paranoid Kişilik Çevre Taradından Nasıl Tanımlanıyor?

Etrafındaki kişiler tarafından bu kişiler , tartışmayı seven, alıngan, kıskanç, huzursuzluk çıkaran, mesafeli, plancı kişiler olarak betimlenir.

 Bu bozukluk hakkında içgörüleri olmadığından uzmandan yardım talep etmezler. 4 çeşit paranoya türü vardır;

Kıskançlık şüpheciliği: Kişi aldatıldığına dair  ciddi bir şüphe meydana getirir.

Kötülük görme şüphe: Kişide kendine başkaları tarafından zarar geleceğine dair hezeyanlar vardır.

Erotomanik şüphe: Kişi sosyal olarak ünlü kişilerin kendisine aşık olduğuna dair sanrılara inanır.

Somatik(Bedensel) şüphe: Kişi çok ciddi bir hastalığı olduğundan şüphe eder, ciddi kurgulara sahiptir.

Büyüklük paranoidi: Kişinin büyük iddiaları vardır. Peygamber olduğunu, önemli buluşları olduğu yönünde gerçek dışı düşüncelere sahiptir.

Gerçeklik algısının dışında Şüpheci kişiler sürekli zarar göreceği endişe haliyle yaşamlarını sürdürürler.

Yukarıda da belirtildiği üzere ikili ilişkilerde bu durum, kendini kıskançlık şüphesi ile ortaya çıkarır. Unutulmaması gereken şey, her kıskanç kişi paranoid bozukluğa sahip değildir.

Kıskançlık sevdiğimiz kişiyi aşırı sahiplenmedir. Sağlıklı bir kıskançlık, normal bir duygudur. Aşırı kıskançlık yıkıcıdır. İlişkilerde paranoid şüpheciliğin neden olduğu kıskançlık, çiftler arasında kontrol etme, sınırlamalar, misillemelere neden oluyor. Patolojik şüphe, kişiler arasında sadakatsizliğe daha çok neden oluyor. Çünkü paranoyaları olan kişi, karşısındaki bunaltır, suçlarlar ve suçlanmayı kolay kolay kabul etmezler. Kin tutar ve kolayca affademezler. Bu kişiler ikna olmakta zorlanır.

Peki böyle bir ilişkide nasıl davranmalıyım?

Paranoyalara karşılık vermeye kalktığınızda sonu gelmeyecektir. Bir şüpheyi ortadan kaldırsanız yerine yenisi türeyecektir.

Normalde nasıl davranıyorsanız öyle davranmaya devam edin. Karşınızdaki kişinin paranoyalarını gidermeye çalışırsanız, kişinin bu kaygı ve şüpheyle baş etmesini baltalamış olursunuz.

Koyduğu sınırları, kısıtlamaları uygularsanız bu bozukluğu pekiştirmiş olursunuz.
Kendinizi kanıtlama, bağlılığınızı kanıtlama yollarına başvurmayın.
Paranoid kişiliklerin, eleştiriye çok açık olmadığını aklınızdan çıkarmayın.
Bu kişilerle konuşurken, açık ve net olunmalıdır.
Şaka bile olsa yalandan kaçınılmalıdır.
Kararlı davranıp, düşüncelerinizde net olduğunuzda, belirsizlikler ortadan kalktığı için kişi rahatlayacaktır.

Sigmund Freud’un bir sözü var.
“Güç ve güveni hep dışımda aradım. Ama bunlar insanın içinden gelir, her zaman oradadırlar”.  
 

SEVGİLERİMLE;

UZM.KLİNİK PSK. ÖZLEM ŞEN BAYSAL

Etiketler

İlişkiGüvensizlikEvlilik gecesiBilişsel davranışçı terapiParanoya nedirŞüphecilikpsikologayvalikayvalıkemdrayvalık emdremdr ayvalık

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Özlem Şen Baysal

Klinik Psikolog Özlem Şen Baysal

 Uzm.Klinik.Psikolog,Özlem ŞEN İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde (2011-2016) Psikoloji lisans diplomasını almaya hak kazanmış, mezun olduğu yıl İstanbul Esenyurt Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Yüksek lisansını tamamlamıştır. İkinci üniversite olarak Anadolu Üniversites’nde  Sosyal Hizmetler Bölümüne devam etmektedir.
Milliyet Pembenar  yazarıdır. İletişim alanında TRT spikeri Muratcan Canbay’dan iletişimde dil ve diksiyon dersleri almıştır.
Lisans yıllarında takım arkadaşlarıyla psikoloji alanında çalışmalar yapmış ve 20.Ulusal Psikoloji Öğrencileri Kongresi’nde “ Can you control your future? “ adlı çalışmaları yayınlanmıştır.
18.Ulusal Psikoloji Öğrencileri Kongresine katılmış olup, “Travma Gruplarıyla Gönüllü Psikolog Olarak Çalışma ve Bunların Yaratabileciği İkinci Travma” çalışma grubuna katılmıştır. 19.Ulusal Psikoloji Kongresi’nde Uzm. Psk. Pınar ÖZBEK’in “Genç Yetişkinlerde Öz Farkındalık ve Geliştirilmesi: Yöntem Dağarcığı Oluşturma, Program Tasarlama ve Uygulama Süreçleri” çalıştayına ,aynı zamanda Davranış Bilimleri Enstitüsü kurucusu Emre Konuk’ un “Terapist Hataları: Bir Danışanı Kaybetmenin Bin Bir Yolu” konulu çalıştayına  katılım göstermiştir.
Lisans eğitimi boyunca alana yönelik teorik birikimini arttırmak ve pratik deneyimler edinebilmek için çeşitli stajlar yapmıştır. Zorunlu stajlarını Boğaziçi Üniversitesi, Ayvalık Devlet Hastanesi’nde tamamlamış, Gönüllü stajında Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin AMATEM, Poliklinik servisi, B1 servisi ve Çocuk Ergen Polikliniğinde gözlem ve pratik imkanı bulmuştur.
Yar. Doç. Dr. Oytun ERBAŞ’ın Aşkın Nörobiyolojisi kongresine katılmıştır. Lisans eğitimi seçmeli ders kapsamında İnsan cinselliği, Adli psikoloji, Sağlık psikolojisi , Nöropsikolojik değerlendirme derslerini başarıyla tamamlamıştır.
Psikolojide test geliştirme dersi için gerekli olan “İnsanların Psikolojik Yardım Almaya İlişkin Tutum Ölçeği” adlı ölçeği takım arkadaşları ile birlikte geliştirmiş ve uygulamıştır.
Lisan eğitimi boyunca Medya ve Şiddet,Trafikte agresif sürücü tutumları ve cinseyete göre farklılıklar, Bireysel ve Kollektivist kültürlerdeki mültecilerin stres farklılıkları “Pseudoneglect” konuları ve birçok konuda proposallar yazmış ve araştırmalar yapmıştır.
İleri Düzey İngilizce ve B1.3 düzeyinde Almanca bilmektedir. Klinik psikoloji programı kapsamında bitirme projesini “Medyanın Çocukların Gelişimi Üzerindeki Olumsuz Etkilerinin İncelenmesi” üzerine tamamlamıştır. Klinik Yüksek Lisansı sürecinde BDT eğitimini tamamlamıştır.
Empati Psikolojik Danışma Derneği tarafından düzenlenen Çocuk ve Ergen Testleri eğitimine katılmış olup,  EK-1 ‘ de yer alan testleri uygulama yetkisine sahiptir. Ayrıca yüksek lisans eğitiminde psikolojik testler dersini almış olup testleri uygulamaktadır.
Psikoloji Akademisi’nden almış olduğu WISC-R Zeka Testi uygulayıcı sertifikasına sahiptir.
Davranış Bilimleri Enstitüsü kurucusu Emre Konuk ve Eğitmen Asena Yurtsever’den EMDR I. Düzey Temel Eğitimini almış bulunmaktadır.
Kurucusu olduğu Ayvalık Keşif Psikoloji Hizmet Merkezi’nde EMDR terapisti olarak çocuk,ergen ve yetişkinler  ile çalışmalarına devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.