Doktorsitesi.com

İftarda ölçüyü kaçırmadan mide sağlığınızı koruyabilirsiniz…

Uzm. Dr. Ahmet Hamidi
Uzm. Dr. Ahmet Hamidi
29 Haziran 2015201 görüntülenme
Randevu Al
İftarda ölçüyü kaçırmadan mide sağlığınızı koruyabilirsiniz…
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ramazan Ayında Oruç ve Sindirim Sistemi Sağlığı

Ramazan ayında mide problemi bulunmayan bireyler için uzun süreli açlık ve susuzluk, doğru yönetildiği takdirde sağlık açısından bir risk teşkil etmemektedir. Özellikle yaz sıcaklarına denk gelen dönemlerde, yeme içme dengesini korumak hayati önem taşır. İftar vaktinde aşırıya kaçmadan beslenmek, 11 ay boyunca kesintisiz çalışan mide ve sindirim organlarının dinlenmesine ve sağlığını korumasına yardımcı olur.

Oruç Sürecinde Mide Asidi ve Reflü Yönetimi

Uzun süreli açlık, midedeki asit oranının artmasına neden olabilir. Bu durumu dengelemek için iftar ile sahur arasında günlük 2-3 litre su ihtiyacı zamana yayılarak karşılanmalıdır. Reflü hastaları, mide asidini dengelemek adına normalde sık aralıklarla beslenmek durumunda olduklarından, oruç tuttuklarında şikayetlerinde artış yaşayabilirler. Bu nedenle, semptomları devam eden ve kesin tedavisi tamamlanmamış reflü hastalarının oruç tutmaması önerilmektedir.

Diyabet Hastaları İçin Oruç ve Beslenme Kuralları

Diyabet (şeker) hastaları, oruç tutma sürecinde çeşitli zorluklarla karşılaşabilir. Günde yalnızca bir kez insülin kullanan ve daha önceki deneyimlerinde sağlık sorunu yaşamayan hastalar doktor kontrolünde oruç tutabilir. Ancak, gün içinde birden fazla kez insülin iğnesine ihtiyaç duyan hastaların oruç tutması tıbbi açıdan uygun değildir.

Oruç tutmakta ısrarcı olan diyabet hastalarının şu beslenme kurallarına uyması kritiktir:

  • Karbonhidrat, şeker ve yağdan fakir, proteinden zengin bir beslenme programı uygulanmalıdır.
  • Beslenme düzeninde yağsız yoğurt ve sebze ağırlıklı gıdalara yer verilmelidir.
  • Vücuttan su atan (idrar söktürücü) çay ve kahve tüketiminden kaçınılmalıdır.
  • İçecek tercihi olarak ıhlamur, nane ve bitki çayları tercih edilmelidir.

Tansiyon ve Obezite Hastalarında Oruç Kullanımı

Tansiyon hastaları için oruç tutma durumu, kullanılan ilaç sıklığına bağlıdır. Günde tek doz ilaç kullanan hastalar oruç tutabilirken; günde 2-3 kez ilaç alması gereken veya kronik yüksek tansiyonu olan hastaların oruç tutması tavsiye edilmez. Hafif dereceli tansiyon hastaları ise süreci sorunsuz atlatabilir.

Obezite hastaları için oruç, yeme kontrolü sağlama açısından özellikle tavsiye edilen bir süreçtir. Ancak bu süreçte yağ yakımı gerçekleşirken kas kaybı (erime) riski de oluşabilir. Bu riski minimize etmek adına Ramazan boyunca fiziksel aktivitelere gereken önem verilmelidir.

Sağlık Açısından Oruç Tutmaması Gereken Gruplar

Oruç ibadetinin kişinin sağlığına zarar vermemesi esas kabul edilir. Aşağıdaki durumlara sahip bireylerin oruç tutma zorunluluğu bulunmamaktadır:

  1. Gün içinde düzenli ilaç kullanması gereken kalp ve böbrek hastaları.
  2. Vücut direnci çok düşük olanlar ve aşırı zayıf kişiler.
  3. Yeni ameliyat olmuş hastalar.
  4. Ağır gebelik süreci geçirenler veya lohusalık dönemindeki kadınlar.
  5. Bebek emziren anneler.

Yaz Aylarında Gıda Zehirlenmesi ve Beslenme Önerileri

Yaz sıcaklarında yiyeceklerin çabuk bozulması, gıda zehirlenmesi riskini artırmaktadır. Bozuk et tüketimi sonucu dizanteri ve tifo gibi ciddi hastalıklar görülebilir. Bu nedenle gıdaların hijyen koşullarına, saklama şartlarına ve son kullanma tarihlerine azami dikkat gösterilmelidir.

ÖğünBeslenme Önerileri
İftarYağlı, tuzlu ve hamurlu yiyeceklerden kaçınılmalı; hafif yemekler tercih edilmelidir.
SahurGün boyu zinde kalmak için hafif bir kahvaltı yapılmalıdır.
Sıvı TüketimiSu kaybını önlemek için bol sıvı alınmalı; papatya, nane ve ıhlamur gibi bitki çayları içilmelidir.

Etiketler

Yazın oruç tutarkenYazın oruç tutarken nelere dikkat edilmeliRamazanda kimler oruç tutamaz?Tansiyon ve obezite hastaları oruç tutabilir mi?Diyabet hastalarının oruç tutarken dikkat etmesi gerekenlerOruç açlığıyla artan mide asidi ve reflü

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Ahmet Hamidi

Uzm. Dr. Ahmet Hamidi

Uzm. Dr. Ahmet HAMİDİ, lisans öncesi öğreniminin ardından Dicle Üniversitesi Tıp Üniversitesi'nde başladığı tıp eğitimini 1980 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. 1982-1987 yılları arasında Wien Üniversitesi, Avusturya Dahiliye Anabilim Dalı'nda Dahiliye ihtisasını, 1982-1987 yılları arasında ise Endokrinoloji ve Metobolizma Hastalıkları üst ihtisasını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.