Doktorsitesi.com

Hemoroidin oluşma sebepleri ve belirtileri nelerdir?

Prof. Dr. Sezai Leventoğlu
Prof. Dr. Sezai Leventoğlu
25 Kasım 20144837 görüntülenme
Randevu Al
  • Hemoroid, anal kanaldaki yastıkçıkların sarkması ve dejenere olmasıyla ortaya çıkan bir bağ doku hastalığıdır.
  • Hastalığın temel nedenleri arasında kronik kabızlık, uzun süreli ıkınma, hatalı tuvalet alışkanlıkları ve ilerleyen yaşa bağlı doku elastikiyeti kaybı yer almaktadır.
  • Tedavi süreci hastalığın evresine göre diyet ve ilaç kullanımından, bant ligasyonu ve cerrahi müdahaleye kadar farklılık göstermektedir.
Hemoroidin oluşma sebepleri ve belirtileri nelerdir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Hemoroid (Basur) Nedir ve Neden Oluşur?

Hemoroid, anal kanalda (sindirim sisteminin sonlandığı segmentte) doğal olarak bulunan damardan zengin yastıkçıkların sarkması, dejenere olup şişmesi ve kanamasıyla ortaya çıkan bir sağlık sorunudur. Tıbbi literatürde hemoroidal hastalık, sanılanın aksine bir damar hastalığı değil, bir bağ doku hastalığı olarak tanımlanmaktadır. Bu dokuların yerinden oynamasına ve sarkmasına neden olan faktörlerin başında ise kronik kabızlık ve hatalı tuvalet alışkanlıkları gelmektedir.

Hemoroid Oluşumunu Tetikleyen Temel Faktörler

Hemoroidal dokuların deforme olmasına yol açan birçok etken bulunmaktadır. Özellikle uzun süreli ıkınma ve tuvalette gereğinden fazla zaman geçirilmesi, bölgedeki basıncı artırarak süreci tetikler. Bunun yanı sıra basur oluşumunu provoke eden diğer önemli unsurlar şunlardır:

  • İlerleyen yaşa bağlı doku elastikiyetinin kaybı,
  • Gebelik ve doğum sürecinde pelvik bağ dokuların gevşemesi,
  • Barsak kanseri veya rektosel (barsak fıtığı) gibi boşaltım sistemini etkileyen hastalıklar,
  • Yetersiz lif tüketimine bağlı gelişen kronik kabızlık.

İç ve Dış Hemoroid Arasındaki Farklar

Hemoroidler yerleşim yerlerine ve oluşum mekanizmalarına göre iki ana gruba ayrılır. İç hemoroidler, anal kanalın içinde gelişir ve genellikle sarkma veya kanama ile belirti verir. Bu türde temel amaç, sarkan dokunun yarattığı sıkışmayı ve kanamayı durdurmaktır.

Dış hemoroidler ise barsak fizyolojisiyle doğrudan ilişkili değildir. Genellikle aşırı fiziksel aktivite, uzun süre ayakta kalma ve aşırı yorgunluk gibi durumları takiben gelişirler. Dış hemoroidler, pıhtı birikmesi (trombüs), şişme veya şiddetli ağrı gibi bir sorun yaratmadığı sürece cerrahi müdahale gerektirmezler; ancak şikayet oluştuğunda basit bir işlemle çıkarılmaları gerekebilir.

Hemoroid Tedavi Seçenekleri ve Evreleme

Hemoroid tedavisi, hastalığın tipine ve evresine göre planlanmalıdır. Tedavinin başarısı, hastanın posalı diyet (meyve ve sebzeden zengin) ve düzenli dışkılama alışkanlığı konusunda bilinçlenmesine bağlıdır. Hastalığın evrelerine göre uygulanan tedavi yöntemleri aşağıda tablolaştırılmıştır:

Hemoroid EvresiÖnerilen Tedavi Yöntemleri
Erken EvrePosalı diyet, sıcak su banyoları ve ilaç tedavisi
Evre 2 ve 3Band ligasyonu (bantlama), infrared koagulasyon, enjeksiyon
Evre 4 (İleri)Cerrahi müdahale (hemoroidektomi)

Evrelerine Göre Müdahale Yöntemleri

Evre 2 ve 3 hemoroidlerde, yaşam tarzı değişikliklerine ek olarak band ligasyonu (köklerin bantlanması), infrared koagulasyon veya kurutucu madde enjeksiyonu gibi yöntemler tercih edilir. Bu işlemler, uzman ellerde uygulandığında hastanede yatış gerektirmeyen, ağrısız ve kısa süreli prosedürlerdir. Temel hedef, sarkan hemoroid köklerinin tekrar eski yerlerine sabitlenmesini (fiksasyon) sağlamaktır.

En ileri aşama olan Evre 4 hemoroidlerde ise genellikle dokuların cerrahi olarak çıkartılması kesin çözüm olarak görülmektedir. Anal bölge hastalıklarında doğru tanı ve etkin tedavi için ilgili uzman hekimlere başvurulması kritik önem taşır.

Etiketler

Dış hemoroid nedirİç hemoroidler neden olurİç hemoroidler nasıl anlaşılırHemoroit nasıl tedavi edilirBasur neden olurBasur tedavisinde neler yapılırHemoroid tedavisinde seçenekler nelerdir?Hemoroid tedavi sonrası tekrarlar mıDış hemoroid neden olurDış hemoroid tedavisi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Sezai Leventoğlu

Prof. Dr. Sezai Leventoğlu

Prof. Dr. Sezai LEVENTOĞLU, lisans öncesi eğitimlerinin ardından 1988 yılında Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1994 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasına ise 1997 yılında aynı üniversitesinin Genel Cerrahi Anabilim Dalı'nda yapmış ve 2002 yılında Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.