Doktorsitesi.com

Kıl dönmesinde fenol tedavisi nasıl yapılır?

Prof. Dr. Sezai Leventoğlu
Prof. Dr. Sezai Leventoğlu
6 Aralık 201212356 görüntülenme
Randevu Al
Kıl dönmesinde fenol tedavisi nasıl yapılır?

Kıl dönmesinde fenol tedavisi

? Pilonidal sinus (kıl dönmesi) genellikle kuyruk sokumunda görülen, inflamasyon, abse ve/veya deriye açılma (sinus) ile karakterize bir hastalıktır. Görülme sıklığı %0.7'dir. En sık görüldüğü? yaşlar 16 ile 20'li yaşlardır. Hastalığın nedeni natal cleft ve derin kuyruk sokumudur (intergluteal sulkus).

? Kıl dönmesinin belirtileri kuyruk sokumunda veya anüsün arka yukarı tarafında az hassas küçük şişlikler kaşıntı, akıntılı veya akıntısız, kıllı, kılsız, milimetrik delikler ve bazen de apse oluşmasıdır. 

Kuyruk sokumunda kıl dönmesi tespit edildiğinde hasta basit veya komplike hastalık olarak sınıflandırılıp, tedavi yöntemi buna göre uygulanmaktadır. Hastalar ekibimiz tarafından periyodik olarak kontrole çağrılıp, önceden hazırlanan formlara takipleri düzenli olarak işlenmektedir. 

Pilonidal apse (kıl dönmesi apsesi), poliklinik şartlarında sık karşılaştılan hasta grubunu oluşturmaktadır. Bunlardaki tedavi prensibi ise, öncelikle apsenin aspire edilmesi, bu bölgenin tüy dökücü? kremlerle aylık olarak kıllardan arındırılması, günlük olarak kuyruk sokumu bölgesinin antiseptik ya da antibakteriyel şampuanlarla yıkanması ve duş alınması şeklindedir.

? Hastalığın erken tespit edildiği vakalarda operasyon gerekmeyebilir. Bu vakalarda epilasyon, lokal bakım, kristalize fenol uygulaması gibi yaklaşımlarla ameliyatsız çözüm sağlanabilir. Hastalara hastalığına göre özellikle kadınlarda kristalize fenol uygulamaları tercih edilmektedir. 282 vakalik seri de basari orani %95 olarak saptanmiştır.

Kıl dönmesinde ideal tedaviden beklenilen 
• basit uygulanabilir olması
• uzun süre hastanede kalmaya gerek duyulmaması, 
• düşük maliyetli olması, 
• tekrarlama riskinin az yada hiç olmaması, 
• hastanın ağrı duymaması, 
• yara iyileşmesinin hızlı olması ve
• is-günlük aktivitelerine en kısa surede dönmesi seklindedir.

Cerrahi Tedavi Yöntemleri


Hodges tarafından kıl dönmesinin ilk kez tanımlanmasından beri fenol injeksiyonu, tıraşlama, kesenin çıkarılıp açık bırakılması ya da primer kapatılması, marsupiyalizasyon, deri greftleri ve son olarak günümüzde en çok tercih edilen flep cerrahisi yöntemleri denenmiştir. Bu yöntemlerin büyük kısmında majör problem yüksek tekrarlama oranı, infeksiyon oranı ve hastanede kalış süresini uzun sürmesidir. 

Hastalıklı bölgenin çıkarılıp açık bırakılması yöntemi özellikle askerlik döneminde basit ve vakit almayan yöntem olması nedeniyle tercih edilmektedir. Ancak bu yöntem hastalarda uzun süreli (4-8 hafta) ağrılı yara pansumanları, sürekli iç çamaşırı değiştirme ve yüksek tekrarlama riski nedeniyle günümüzde tercih edilmemektedir. 

Son zamanlarda çeşitli flep yöntemleri tanımlanmakla birlikte en sık tercih edilen yöntemlerin başında Karydakis flep ve Limberg flep metodudur. Literatürdeki en geniş modifiye limberg hasta serisi ekibimize ait olup, sonuçları son derece yüz güldürücüdür. Kıl dönmesinin cerrahi olarak çıkarılmasında başlıca sorun çıkarılan alanın rekonstrüksiyonudur. Cerrahi olarak çıkarılan alanın tamamen açık bırakılması ya da orta hatta karşı karşıya getirilmesi (primer onarım) sonucu %50'lere varan yara açılması ve tekrarlama riski ortaya çıkmaktadır. Aynı zamanda hastalar kuyruk sokumunda primer onarıma bağlı ağrılı yara gerilmesi, hareket kısıtlılığı ve memnuniyetsizliklerini bildirmektedir.

Kıl dönmesinin tedavisinde geçmişten günümüze çeşitli tedavi modaliteleri uygulanmıştır. Bunlardan en sık uygulanı ise kıl dönmesi kesesinin tam olarak çıkarılması ve yaranın açık bırakılması şeklindedir. Ancak bu yöntemin dezavantajı iyileşme süresinin uzun sürmesi (4-8 hafta), agresif pansumanların hastayı gerek fiziken gereksede ruhen yıpratması, günlük aktivitelerine dönüş süresinin uzun olması ve de en önemlisi tekrarlama olasılığının yüksek olmasıdır. Bu nedenle günümüzde en sık tercih edilen tedavi metodu doku kaydırma teknikleridir.

Pilonidal sinüs hastalığı olan hastalara eksizyon yapıldıktan sonra, açıklığın Limberg, Karydakis ya da V-Y tipi flaplerle kapatılması tarzında rekonstrüktif girişimler uygulanabilmektedir. Bu tedavi yöntemlerinin sonuçları oldukça yüz güldürücüdür. Öncelikle hastaların hastanede kalma süresi 1 gün olup, 5-6 gün sonra günlük aktivitelerini yapabilir hale gelmektedir. Bu hastalarda hastalığın tekrarlama olasılığı %0.1-2 civarındadır. Hasta memnuniyeti ise %90-95 oranındadır. Kuyruk sokumunda kıl dönmesi tespit edildiğinde hasta basit ve komplike hastalık olarak sınıflandırılıp, cerrahi yöntem buna göre uygulanmaktadır. Hastalar periyodik olarak kontrole çağrılıp, önceden hazırlanan formlara takipleri düzenli olarak işlenmektedir.

Pilonidal abse (kıl dönmesi absesi), poliklinik şartlarında sık karşılaşılan hasta grubunu oluşturmaktadır. Bunlardaki tedavi prensibi ise, öncelikle absenin siyah uçlu bir injektörle aspire edilmesi, bu bölgenin tüy dökücü kremlerle aylık olarak kıllardan arındırılması, günlük olarak kuyruk sokumu bölgesinin antiseptik ya da antibakteriyel şampuanlarla yıkanması ve duş alınması şeklindedir. Bu şekilde tedavi edilen hastalarda, sinüs ağızlarından kronik bir akıntı olması durumunda hasta değerlendirilip cerrahi tedavi önerilmektedir.


Kıl dönmesinin tekrarlamasını önlemedeki öneriler...
1. Hekimin tavsiye ettiği şekilde, hastalar temizlik ve pansumanları düzenli olarak yapmalıdır.
2. Kuyruk sokumu bölgesi antiseptik ya da antibakteriyel şampuanlarla yıkanmalıdır.
3. Çok kıllı olanlar, 30 yaşına kadar kuyruk sokumu oluğunu, ayda bir kez kıl dökücü krem ile temizlemelidir. 
4. Otuz yaşından sonra, kuyruk sokumu cildi nispeten daha az terler ve kurur, giderek sertleşip kalınlaşır ve delinme riski kalkar. İster ameliyatla ister ilaçla tedavi olsun tedavi sonrası hijyenik bakım tedavinin uzun süreli başarı şansını doğrudan etkiler.

 

Etiketler

Kıl dönmesi ameliyatı sonrasıKıl dönmesi nasıl tedavi edilirKıl dönmesi nasıl anlaşılırKıl dönmesinin belirtileri nelerdirKıl dönmesi engellenebilir miKıl dönmesi tedavisi nasıldırKıl dönmesi ameliyatı nasıldır

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Sezai Leventoğlu

Prof. Dr. Sezai Leventoğlu

Prof. Dr. Sezai LEVENTOĞLU, lisans öncesi eğitimlerinin ardından 1988 yılında Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1994 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasına ise 1997 yılında aynı üniversitesinin Genel Cerrahi Anabilim Dalı'nda yapmış ve 2002 yılında Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.