Kabızlık yaşam kalitenizi bozduğunda...

Kabızlık yaşam kalitenizi bozduğunda...

Kabızlık yaşam kalitenizi bozduğunda...

Doç. Dr. Sezai Leventoğlu

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, Ankara

 

Kabızlık; az miktarda, sert kıvamda, seyrek ve güç dışkılama (defekasyon) olarak algılanabilir. Ancak hekimlerin kabızlığı tanımlamaları ile hastaların tanımlaması arasında ciddi farklar vardır. Hekimler dışkılama sıklığını ön planda tutarken, hastalar çok ıkınmayı, sert dışkı çıkarmayı ya da tam olarak dışkılama (defekasyon) yapamadıklarını ön plana çıkarmaktadır. Kabızlık genel olarak zor ve/veya seyrek dışkılamadır. Tek başına bir hastalık olarak kabul edilmemektedir. Sonuç olarak kabızlığı şu şekilde tanımlamamamızda fayda vardır.

Son bir sene içinde, üç aydan fazla süre olmak kaydı ile aşağıdakilerden iki veya daha fazlası mevcutsa sizin kabızlık probleminiz vardır.

  • Dışkılama esnasında makatın etrafına bastırma ihtiyacının duyulması ya da dışkılamada yanları dışa doğru elle açma isteğinin duyulması
  • Dışkılama sonrası tam rahatlama hissinin olmaması, sanki içerde dışkı kalmış hissinin olması, yani yetersiz boşalma hissi
  • Dışkılama sırasında uzun süreli ve aşırı ıkınmanın meydana gelmesi
  • Çok sert ve hacimli dışkı çıkartma
  • Haftada iki ya da daha az dışkılama ihtiyacı

Kabızlığın yaygın nedenleri nelerdir?

Başlıca nedenler;

  • Diyette yeterince lif alınmaması
  • Kadınlarda jinekolojik cerrahiler ya da normal doğum sonrası pelvik taban kaslarında zayıflığa bağlı gelişen dışkılamada zorluk, çıkış güçlüğü
  • Kadınlarda rektumun vajene doğru fıtıklaşması (Rektosel)
  • Fiziksel aktivite azlığı (özellikle yaşlılarda)
  • Tıbbi tedaviler
  • İrritable barsak sendromu (Spastik kolon)
  • Rutin yaşamı değiştiren durumlar (gebelik, yaşlanma, seyahat)
  • Aşırı laksatif kullanımı
  • Dışkılama ihtiyacının uygun koşullar olmadığı için baskılanması,
  • Dehidratasyon (sıvısız kalma)

Kabızlığın diğer nedenleri :

  • Doğuştan olma bozukluklar,
  • Kültürel, psikolojik, çevresel faktörler, 
  • Barsakta gaitanın ilerlemesini zorlaştıran hastalıklar,
  • Yaşlılarda uygun dışkılama pozisyonunu engelleyen bozukluklar, 
  • Eklem sorunları,
  • Parkinson hastalığı gibi bazı nörolojik hastalıklar kabızlık nedeni olabilir. 
    Bu saydığımız nedenler dışında ülkemizde ve batı dünyasında en sık kabızlık nedeni, kabızlık giderici ilaçların yanlış ve uygunsuz kullanımıdır.

Kabızlık şikayeti ile ne zaman doktora görünülmelidir?

Uzun süre kabızlık çeken kişiler nedenini belirlemek amacıyla doktora başvurup bazı tetkikler yaptırmalıdır. Bunun dışında dışkılama alışkanlığında yeni meydana gelmiş bir değişiklik, kilo kaybı, şiddetli karın ağrısı veya dışkılama ile birlikte kan gelmesi halinde hemen doktora başvurulmalıdır. Bu belirtiler çok ciddi bir durum belirtisi olabilir. Tiroid bezi hastalığı ve şeker hastalığında da dışkılama alışkanlığı değişebilir.

Kabızlığı olanlarda ne gibi testler yapılmalıdır?

Hemen hemen her beş kişiden birinde görüldüğü düşünülürse kabızlık çok yaygın bir problemdir. Bu nedenle de kolonoskopiler, barsak geçiş zamanları, barsak motilitesi çalışmaları gibi son derece sofistike ve pahalı tetkiklerle irdelenmeye kalktığında ciddi bir ekonomik yük ve zaman kaybı ile karşı karşıya kalınacaktır. Dolayısıyla kabızlığın ne kadar tetkik edilmesi gerektiği konusunda da bazı rehber basamaklar belirlenmiştir. Önce problemin şiddeti belirlenmeye çalışılmalıdır. Fizik muayene, laboratuvar testleri yapılmalıdır. Kalın barsak filmi veya endoskopik tetkikler istenebilir. Tüm kalın barsağın değerlendirilebildiği kolonoskopi yapılabilir. Bu şekilde varsa polip veya tümörler saptanabilir.

Kabızlık problemi nasıl çözümlenir?

Düzenli yemek yemek, sağlıklı yiyecekler ve yeterli miktarda sıvı alınmalıdır. Düzenli egzersiz zengin lifli gıdalarla beslenmek, kısaca özetlemek gerekirse günde 6-8 bardak su ya da sıvı, fiziksel hareket, bol lifli diyet.

Lif nedir?

Lif bitkisel yiyeceklerin sindirilmeyen kısımlarıdır. Suda eriyen ve erimeyen olmak üzere iki çeşit lif vardır. Suda eriyen lifler kalın barsaktaki bakteriler tarafından sindirilirler. Yulaf kepeği suda eriyen liflere örnektir. Kan kolestrolünü düşürmede yardımcıdır. Suda erimeyen lifler kabızlık için en iyileridir. Buğday kepeği, tahıl taneleri ve elma, armut gibi çeşitli meyvelerin kabukları örnek olarak verilebilir.

Lif niçin önemlidir?

Lifler gaitanın hacmini arttırır. Lifler su tutarak gaitanın miktarını ve su içeriğini arttırırlar. Bu şekilde kalın barsak içerisindeki materyalin barsak boyunca hareketini arttırarak yardımcı olurlar.

Lifi hangi gıdalardan alabilirsiniz ve ne miktarda almalıyız?

Uygun bir barsak hareketi için günde 30-35 gram lif alınmalıdır. Liften zengin birçok yiyecek vardır. Meyve, sebzeler, kepekli undan yapılmış ekmek en mükemmel örnekleridir. Beyaz pirinç yerine kahverengi pirinç kullanılmaktadır. Kepek büyük bir lif kaynağıdır. Çeşitli doğal tahıl ürünlerinde bolca bulunur. Diğer yiyeceklere karıştırılarak hazır kepek yenebilir. Sabahleyin aç karna bir kaç adet kuru kayısı, kuru incir veya kuru erik üzerine 2 bardak su içildikten sonra yapılacak sızma zeytinyağı içine kekik, 6-7 adet zeytin konularak esmer ya da kepek ekmeğin buna batırılarak yenilmesini içeren iyi bir kahvaltı sonrası tuvalet ihtiyacı olsun ya da olmasın tuvalete gidip 5-10 dk oturulmalıdır. Bu şekilde sağlanabilinecek barsak alışkanlığı uzun süreli rahatlatıcı olacaktır. Birey her gün sabahları bu dışkılama girişimine zaman ayırmalıdır. Bu dışkılama eğitiminde gençlerde daha iyi neticeler alınmaktadır. Ozmotik dışkılatıcılar (Magnezyum tuzları, sodyum fosfat, laktiloz bu gruptandır.) emniyetle uzun süre kullanılabilir. Barsak hareketlerini uyararak, dışkılama meydana getiren ilaçlar piyasada birçok tablet ya da draje şeklinde hazır olarak fazla miktarda tüketilmektedir. Bu ilaçlar elektrolit bozuklukları, kemik erimesi, protein kaybı ve bağımlılık yapabilirler. Bazıları uzun süre kullanıldıklarında ise barsak mukozasında pigment birikimine neden olarak melanosis koli (barsak benleri) adı verilen oluşuma yol açabilirler. Özellikle barsak hareketlerini arttırarak etki gösteren ilaçlar barsak duvarı içerisindeki sinirlerin harabiyetine yol açar. Arkasından kolay kolay düzelmeyen şiddetli kabızlık meydana gelebilmektedir. Sıvı vazelin, mineral yağlar, ağızdan veya lavman yoluyla verilebilir. Şiddetli kabızlıkta özellikle karında şişkinlikte mevcutsa lavman ile barsak boşaltılmaya çalışılmalıdır.

Kabızlık tedavisinde ilaçların yeri var mı?

Ülkemizde ve yurtdışında kabızlık için pek çok önerilmiş ilaçlar vardır. Bunlar laksatif yani yumuşatıcı ajanlar olarak bilinmektedir. Oldukça zararsız ve sık da kullanılanı Magnezyum tuzlarıdır. Tedavide ilk planda ucuz olması nedeni ile bunlar kullanılabilir. Fakat bunların ne yeterli lifli-posalı beslenmeyle ne de doğru tuvalet alışkanlığına üstünlüğü gösterilmemiştir. Konuyu iyi bilen hekimler sıklıkla medikasyon aleyhine davranırlar.

Bazı ilaçlar kabızlığa yol açar mı?

Sık kullanılan narkotik analjezikler (morfin içerenler), yine karın ağrıları için bazı antikolinerjik ajanlar, antiepileptikler, antidepresanların çoğu, kalp ilaçları (kalsiyum kanal blokerleri, vb.), Parkinson ilaçları, nörolojik ilaçlar, mide ilaçları, antiasitler kabızlığa neden olabilen en iyi bilinen ilaçlardır. Yine en sık kullanılan ağrı kesici- nonsteroid antiinflamatuar- ilaçlar kabızlık yapmaktadır. Bu ilaçların kabızlık yapabildiği bilinmeli kullanımı zorunluysa posalı beslenmeyle birlikte alınması önerilmelidir.

Kabızlık tedavisinde alternatif yöntemler var mı?

Pelvik taban bölgesini güçlendirici bazı ekzersizlerden hastalar oldukça fazla faydalanmaktadır. Anal bölgenin kaslarını güçlendirici, sıkma-gevşeme egzersizleri, top egzersizleri, kegel egzersizleri pelvik taban egzersizlerininin bazılarındandır ve düzenli olarak anlatılıp, uygulandığında %80 üzerinde başarı sağlanmaktadır. Yine PTNS denilen ayak bileğinden uyarı verilerek anal bölge kaslarının çalışmasını sağlayan uygulamalar  sık olarak uygulanmakta ve ilk seans sonrasında bile hastalarda düzelmelerin olduğu izlenmektedir. Son uygulanan bir yöntem ise de anal bölgeden uygulanan elektrostimulasyon tedavisi (EST) olup bu teknikler kombine edildiği gibi tek başına da uygulanmaktadır.

Sonuç olarak kabızlık pek çok nedenle oluşabilen bir sendrom olarak kabul edilmeli ve de buna göre tedavi planlanmalıdır. Hastaların bazı laksatifler (yumuşatıcılar) yazılıp gönderilmesi sorunu ertelemekten başka bir işe yaramamaktadır. Hekim hastaya vakit ayırarak, kronobiyoloji (yaşam zamanlaması), doğru diyet önerileri, davranışsal bazı revizyonlar, gerekirse bazı bitkiseller açısından hastaya ayrıntılı yol göstermesi gerekmektedir. Altta yatan organik bir neden varsa da bunun atlanmaması ve ekarte edilmesi önemlidir.

İnsanların günlük yaşamlarında kabızlık sorunu ile karşı karşıya kalmamaları için son olarak neler önerebiliriz?

Doğal besinler ile posalı besinlere mutlaka ulaşılması gerekiyor. Meyve ve sebze ye­mekleri mutlaka öğünlerinde bulunmalı ve ekmek olarak en azından tam buğday ekmeği, ke­pek­li ekmek tercih edilmelidir. Mutlaka sabah kahvaltı yapılmalı, sabah kahvaltı yapılması pek çok açıdan önemli ama barsak fonksiyonları açısından çok daha önemlidir. Ve daha önce ta­nım­ladığımız gibi düzenli dışkılama alışkanlığı, yeterli posa alıp, sabah sosyal olarak ken­di­le­ri­ne zaman ayırarak her gün sabah aynı saatte günde bir defa kahvaltı sonrası tuvalete gitmeyi a­maç edinmek gerekmektedir. Zaten biz engellemesek böyle olacaktır çünkü doğalı budur. Bunlara dikkat edilmeli fakat bütün bu dikkatlerine rağmen kabızlık problemi varsa, mutlaka bu konuda uz­man bir cerrah veya gastroenteroloğa başvurmaları lazım ki, konu çok derinleşmeden belki basit yöntemlerle halledilebilsin. 

Bu makale 17 Mart 2019 tarihinde güncellendi. 0 kez okundu.

Yazar

Prof. Dr. Sezai LEVENTOĞLU, lisans öncesi eğitimlerinin ardından 1988 yılında Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1994 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasına ise 1997 yılında aynı üniversitesinin Genel Cerrahi Anabilim Dalı'nda yapmış ve 2002 yılında Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur. 2002 yılından beri Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Öğretim Üyesi olarak görev yapan Prof. Dr. Sezai LEVENTOĞLU, 2007 yılında Columbia University, New York Presbyterian Hospital'da çalışmalar yapmıştır. 2009 yılında ise Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Doçentlik kadosuna atanmıştır. Aynı yıl Cleveland Clinic Foundation, Digestive Disease Center, Colon and Rectal Surgery Departmanı'nda Observer olarak çalışmalarda bulunmuştur.  Avrupa Kolorektal Cerrahi Derneği (ESCP), Amerika Kolorekt ...

Etiketler
Kabızlık tedavisi nasıldır
Prof. Dr. Sezai Leventoğlu
Prof. Dr. Sezai Leventoğlu
Ankara - Genel Cerrahi
Facebook Twitter Instagram Youtube