Hayır derken ve sınır Çizerken

Levent Doğan'ın Dokuz Sütun Gazetesi'ndeki bu yazısı, hayır diyemem ve sınır çizememe hakkında davranışsal ve bilişsel içeriklere sahip.

Hayır derken ve sınır Çizerken

Hayır Derken ve Sınır Çizerken

Son yazımda, hayır diyememe ve sınır çizememe davranışlarının arkasındaki temel düşünce kalıplarını aktardım.

Bu düşüncelerin tetiklediği duyguya ise kaygıdır dedim.

Tabii son olarak, bu düşüncelerin aksine deliller toplamamız gerektiğini de belirtmiştim.

Peki, bunu yaparken tutum ve davranışlarımız nasıl olmalıdır?

Sınırlarını çizebilen ve hayır diyebilen birisi olmak istiyorsanız ilk adım, önceliklerinizi bilmenizdir.

Ben yapılan teklif veya edilen talebin hangi önceliğim ile uyuşmadığını bilmezsem;

Hangi durumların benim için ne gibi sınırları olduğuna yönelik bir fikrim yoksa,

İnsanların bunları anlamasını ve hatta saygı duymasını bekleyemem.

O nedenledir ki, önceliklerinizi ve sınırlarınızın neler olduğunu bilmeniz gerekiyor.

İkinci adım, önceliklerimin devamlı olarak değişmemesidir.

Örneğin, öncelik sıramda kişisel bakımımın ardından iş arkadaşlarım geliyorsa, kuaför randevumu iptal edip bir iş arkadaşımın ısrarlı kahve içme teklifine evet dememeliyimdir.

Sürece bakalım ve sıradaki adıma geçelim. 

Uyumsuz düşünce kalıplarımızı fark ettik (önceki yazımdan).

Tetiklenen duygumun kaygı olduğunu anladım.

Öncelikler belirledim.

Hangi durumlarda ne gibi sınırlarım olduğunu da artık biliyorum.

Sırada, bunları hayata geçirmek var.


Uygulama Adımı

Sınır çizerken veya hayır derken, oldukça net olmak gerekir.

Neden bu sınırı olduğunu bilen, bu sınırdan veya hayırdan emin olan bir tavır tutunulmalıdır.

Bunu yaparken, tehditkâr olmayan bir göz kontağına ihtiyacınız var.

Kimse, söylenirken gözünün içine bile bakılamayacak kadar çekinilen bir tavırdaki sınırları veya hayırları önemsemez.

Ayrıca, ses tonu da önemlidir.

Yükselen sesle çizilen sınırlar veya söylenen hayırlar, yaptırıma dönüşebilir. Mesaj ulaşılmaz, empati kurulmaz.

Ayrıca, sınır çizerken veya hayır derken bir başkasının duygularını da ihmal etmemek lazım.

Bu ifade, düşük bir ses tonuyla yapılırlarsa da dikkate alınması güç olabilir.

Ek olarak, çizdiğiniz sınırları ve reddettiğiniz durumları, benzer talepler olunca sahiplenin.

“Ya normalde yapacak işlerim varken çok dışarı çıkmam ama bu sefere geleceğim.” oldukça sahipsiz bırakılan ve hatta terk edilen bir sınırdır. Önceliğin, ihmalidir.

Evet, birkaç önemli noktayı düzenledik diyelim ama o kaygıya rağmen hayır demek çok zor geliyorsa, kolayı var.

Aşamalı gitmek.

Önce bir mesajla, çok daha yakın olduğunuz kişilere hayır diyebilir sonrasında ise yüz yüze geldiğinizde de hayır diyebilir veya sınır çizebilirsiniz.

Unutmayın, davranış sürdükçe duygu durum da sürer.

Son olarak, bu yeni davranışları hayata geçirirken dikkatinizi aklınızda kurduğunuz olumsuz senaryoların gerçekleşip gerçekleşmediğine verin.

Yani veri toplamayı unutmayın…

Değişim, veriye dayalı düşünme ve alternatif davranışlar ile gerçekleşir.

Bu makale 9 Şubat 2022 tarihinde güncellendi. 0 kez okundu.

Yazar

Uzm. Psk. Levent Doğan lisans eğitimini Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden (ODTÜ) şeref derecesiyle tamamladıktan sonra, Birleşik Krallık – İskoçya’daki dünyanın en iyi 16. Üniversitesi olan Edinburgh Üniversitesi’nde Performans Psikolojisi alanında tezli yüksek lisansını yine şeref derecesiyle tamamlamıştır. ODTÜ’deki lisans eğitimi süresince alanın öncülerinden “Bireysel Psikolojik Danışmanlık” ve “Grupla Psikolojik Danışma” süpervizyonlarını almıştır. Bunun yanında, Edinburgh Üniversitesi’nde Bilişsel Davranışçı Terapiler süpervizyonları alarak hem bireysel hem de grupla psikolojik danışmanlık becerilerini geliştirmiştir. Ayrıca, Yüksek Lisansı sırasında, Oxford Mindfulness Centre ve Moray House School of Education & Sport tarafından ortak organize edilen 8 haftalık “Mindfulness Temelli Bilişsel Terapi” eğitimini de başarıyla tamaml ...

Etiketler
#psikoloji
Uzm. Psk. Levent Doğan
Uzm. Psk. Levent Doğan
İstanbul - Psikoloji
Facebook Twitter Instagram Youtube