Doktorsitesi.com

Genital Siğiller, Cinsel Organ Siğilleri, Kondiloma Aküminata

Op. Dr. Kutlugül Yüksel
Op. Dr. Kutlugül Yüksel
29 Mayıs 20141779 görüntülenme
Randevu Al
  • Genital siğiller HPV virüsü kaynaklı olup, özellikle Tip 16 ve 18 gibi yüksek riskli türleri rahim ağzı ve anüs kanseri riskini önemli ölçüde artırmaktadır.
  • Tanı genellikle klinik muayene ile konulurken, tedavi sürecinde dondurma, yakma ve cerrahi müdahalelerin yanı sıra çeşitli topikal ilaçlar kullanılmaktadır.
  • Enfeksiyondan korunmada en etkili yöntem 9-26 yaş aralığında uygulanan HPV aşısıdır; prezervatif kullanımı ise virüsün bulaşma riskini tamamen ortadan kaldırmamaktadır.
Genital Siğiller, Cinsel Organ Siğilleri, Kondiloma Aküminata
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Genital Siğil (Kondiloma Aküminata) Nedir?

Genital siğiller, tıp literatüründe Kondiloma Aküminata olarak adlandırılan ve Human Papilloma Virüs (HPV) tiplerinin neden olduğu deri ve mukozal lezyonlardır. Bu enfeksiyonlar, cinsel organlarda ve çevresindeki dokularda milimetrik boyutlardan başlayarak farklı formlarda kendini gösterir. HPV’nin bazı türleri, özellikle servikal kanal ve anüs çevresinde kansere dönüşebilen düz tabanlı siğillere yol açabilmektedir.

HPV Tipleri ve Kanser Riski İlişkisi

Bugüne kadar 100’den fazla HPV tipi izole edilmiştir ve bu tiplerin birçoğu kadın ve erkeklerde artmış kanser riski ile doğrudan bağlantılıdır. Vakaların yaklaşık %90’ı, kanser potansiyeli oldukça düşük olan HPV Tip 6 ve Tip 11 kaynaklıdır. Ancak, virüsün bazı tipleri yüksek onkojenik risk taşımaktadır.

Risk GrubuHPV Tipleri
Yüksek RiskHPV Tip 16, Tip 18
Orta Risk33, 35, 39, 40, 43, 45, 51, 56, 68
Düşük RiskHPV Tip 6, Tip 11

Patofizyoloji ve Bulaşma Yolları

HPV, epidermisin bazal tabakasındaki hücreleri invaze ederek zamanla deriye penetre olur ve mukozada belirti verir. Latent viral faz olarak adlandırılan dönemde hiçbir semptom görülmeyebilir ve bu süreç aylar, hatta yıllarca sürebilir. Enfekte olan hücrelerde mikroskop altında atipik koilositozis gelişimi gözlenir.

Genital siğiller en yaygın olarak kadınlarda vulva, vajina duvarı, serviks ve perianal bölgede; erkeklerde ise penis üzerinde görülür. Nadiren orofarinks ve larinks gibi bölgelerde de mukozal lezyonlara rastlanabilir. Çocuklarda görülen vakalarda ise cinsel istismar olasılığının yanı sıra, enfekte eşyalarla (yatak çarşafı, iç çamaşırı) temas veya el yoluyla bulaşma ihtimali değerlendirilmelidir.

Epidemiyoloji ve Risk Faktörleri

Genital siğiller, günümüzde cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında en sık görülen enfeksiyon haline gelmiştir. Özellikle 15-29 yaş aralığında, pik noktası ise 20-24 yaş arasındaki cinsel aktif popülasyonda görülmektedir. Enfeksiyonun klinik olarak aşikar hale gelmesi için geçen inkübasyon süresi 3 hafta ile 8 ay arasında değişmektedir.

Siğillerin ortaya çıkmasını kolaylaştıran temel faktörler şunlardır:

  • Mukozaların nemli olması
  • Gebelik dönemi
  • İmmün sistemi baskılayan ilaç kullanımı
  • HIV enfeksiyonu ve bağışıklık yetersizliği

Belirtiler ve Semptomlar

Siğiller genellikle milimetrik boyutlarda, deriden kabarık (ekzofitik), yumuşak, nemli ve pembe-gri polipler şeklinde başlar. Zamanında müdahale edilmediğinde bu yapılar birleşerek karnabahar görünümü alabilir. Bazı hastalarda kaşınma ve yanma hissi oluşurken, vakaların büyük çoğunluğunda hiçbir belirti görülmez. Özellikle HPV 16 ve 18 tiplerinin neden olduğu düz yüzeyli siğillerin klinik tanısı daha zordur.

Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Genital siğil tanısı çoğunlukla uzman bir hekimin klinik gözlemi ile konulur. Ancak siğillerde ülserleşme, kanama veya hızlı büyüme mevcutsa, kanser ihtimalini dışlamak adına biyopsi alınmalıdır. Tanı sürecinde kullanılan yöntemler şunlardır:

  1. Klinik Muayene: Gözle görülür lezyonların değerlendirilmesi.
  2. Kolposkopi: %3-%5 asetik asit tatbiki ile endoservikal ve anal siğillerin tespiti.
  3. HPV DNA PCR Testi: Virüsün varlığı ve tip tayini için kullanılan moleküler yöntem.
  4. Ayırıcı Tanı: Sekonder sifiliz lezyonları olan kondiloma lata ile karıştırılmamalıdır.

Genital Siğil Tedavi Seçenekleri

Genital siğillerde virüs vücuttan tamamen atılamayabilir; bu nedenle bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde tekrarlama riski yüksektir. Tedavi süreci haftalar veya aylar sürebilir. Uygulanan başlıca yöntemler şunlardır:

Girişimsel Tedaviler

  • Kriyoterapi (Dondurma tedavisi)
  • Elektrokoterizasyon (Yakma tedavisi)
  • Lazer tedavisi
  • Cerrahi eksizyon

Topikal İlaç Tedavileri

  • Antimitotik İlaçlar: Podofilotoksin, podofilin, 5-fluorourasil.
  • Yakıcı İlaçlar: Triklorasetikasit (TCA).
  • İnterferon İndükleyenler: İmiquimod.

Not: Topikal ilaç uygulamalarında sağlam dokuyu korumak için çevreye vazelin sürülmelidir. Tedavi sonrası ağrı yönetimi için ağrı kesiciler önerilebilir.

Korunma ve HPV Aşısı

HPV enfeksiyonundan korunmada en etkili yöntem HPV aşısıdır. FDA onaylı dört değerli aşı; HPV Tip 6, 11, 16 ve 18'e karşı koruma sağlar. Aşılama takvimi şu şekildedir:

  • Uygulama Yaşı: 9-26 yaş arası kadınlar (Özellikle 11-12 yaş, cinsel aktivite öncesi).
  • Doz Takvimi: 0, 2. ve 6. aylarda toplam 3 doz.
  • Uygulama Bölgesi: Deltoid kası (omuz).

Prezervatif kullanımı riski azaltsa da, lezyonlar prezervatifin kapatmadığı komşu dokularda da bulunabildiği için tam koruma sağlamaz.

Sonuç ve Uzman Önerisi

Genital siğillerin artış gösterdiği günümüzde, aşı ile %90 oranında korunma sağlamak mümkündür. Özellikle kız çocuklarının gelecekteki sağlığı ve rahim ağzı kanseri riskinden korunmaları için 9-26 yaş arasında aşılanmaları hayati önem taşımaktadır. Dış genital organında siğil saptanan kadınların düzenli Pap Smear testi yaptırması ve partnerlerinin de tedavi sürecine dahil edilmesi gerekmektedir.

Op. Dr. Kutlugül Yüksel
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Etiketler

Yüksek riskli hpvRahim ağzı kanserini koruyucu aşıRahim ağzında siğilSmearde hpv çıkmasıSiğil için aşılamaSiğller nasıl tedavi edilirHpv aşısının yan etkileri varmıSiğil için koterizasyon yapılmasıSiğil tedavisinde kullanılan ilaçlarHpv nasıl önlenirSiğil eşime bulaşır mı

Yazar Hakkında

Op. Dr. Kutlugül Yüksel

Op. Dr. Kutlugül Yüksel

Op. Dr. Kutlugül YÜKSEL, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Hacettepe Üniversitesi’nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapmış ve 1987 yılında Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.