Doktorsitesi.com

Gebelikte Uçak Üyeliği

Op. Dr. Mustafa Kır
Op. Dr. Mustafa Kır
2 Temmuz 2012409 görüntülenme
Randevu Al
Gebelikte Uçak Üyeliği

Uçak yolculuğu sırasında; uçak içinde ve insan fizyolojisinde ne tür değişiklikler olur?

Deniz seviyesine göre yükseldikçe, atmosferik basınçta ve oksijen seviyesinde azalma olur. Belli bir yükseklik sonrası bu durum, düşük çevre ısısıyla birlikte insan hayatını tehlikeye atar. Bu nedenle ticari uçuşlar sırasında kabin basıncı ve oksijen düzeyi, uçak dışı koşullar ne olursa olsun ayarlanmaktadır.

Uçaklardaki kabin basıncı, genellikle 6000–8000 feet yükseklik seviyesinde tutulur bu da yaklaşık 1800–2400 metreye eşittir. Bu durumda bile, uçak içi nem oranı düşüktür, yüzde10–20 civarındadır. Kuru hava, hissedilmeyen sıvı kaybını arttırır. Sağlıklı insanlar, vücuttaki bazı fizyolojik değişiklikler ile bu ortama uyum sağlarlar.

Özellikle uzun süreli uçuşlarda beklenen tehlikeler nelerdir? Hamile olmak bu riskleri nasıl değiştirir?

Hareketsizlik, bacaklarda oluşan ödem, diz arkasındaki toplardamarlara baskı ve kuru havaya bağlı sıvı kaybı sonucu kan yoğunluğunun artması; bacaktaki derin toplardamarlarda pıhtı oluşması riskini arttırır. Bu pıhtı yerinden koparak akciğerlere giderse “Akciğer Embolisi” dediğimiz hayati tehlike gösteren klinik süreç başlar. Bu durum, oturma alanı daha dar olduğu için ”Ekonomi Sınıf Sendromu” olarak da bilinir. Yaşlılarda ve ek tıbbi sorunları olanlarda bu olasılık daha fazladır. Kan pıhtılaşma faktörlerinin arttığı hamilelik dönemi de, riski arttıran bir durumdur.

 

Uçak ile seyahat bebekte sakatlık ve düşük riskini arttırır mı?

Bu konuda az sayıda yapılan çalışmalar sonucunda, doğumsal sakatlıkların arttığını gösteren bir veri yoktur. Finlandiya Havayollarında gebeliğin ilk üç ayında uçuşa devam eden hostesler arasında yapılan bir çalışmada, düşük oranında yüzde 30 artış izlenmiştir. Bugün uluslararası havayollarının çoğu, hamile olan uçuş görevlisi ve pilotların uçuş görevlerini devam ettirmez.

Bu yıl Suudi Arabistan’da yapılan bir çalışmada, ilk hamileliği olan ve çok sayıda uçuş yapanlarda erken doğum riskinin arttığı ortaya çıkmıştır. Fakat bu sonuçların yeni çalışmalarla da doğrulanması gereklidir.

Şu andaki bilgiler ışığında genel öneri şöyledir: “Aksine tıbbi bir sorun olmadığı sürece gebelerin 36’ıncı haftaya (8’inci ay) kadar uçak ile seyahat etmelerinde bir sakınca yoktur”

Gebelikte hangi durumlarda uçak yolculuğu önerilmez?

Aslında genel bir tanımlama yapacak olursak; acil sorun çıkma ihtimali olan veya riskin arttığı, hemen müdahale etmenin hayati olabileceği durumlarda gebeler uçak ile seyahat etmemelidir.

Bu duruma örnekler:

  • Düşük Tehdidi(Genellikle kanamayla birlikte olur)
  • Erken doğum bulgusu ya da şüphesi
  • Tansiyon Yüksekliği
  • Şeker Hastalığı
  • Plasenta(Bebek Eşi) sorunları
  • Ağır Kansızlık
  • Bebekte gelişme geriliği

 

Hamile olan yolcular nelere dikkat etmelidir ve havayolu şirketinden neler talep etmelidir?

  • Öncelikle şirketin gebelerle ilgili uçuş politikasını öğrenmek gerekir. Şirketlerin uçuş için üst limiti 28’inci ile 36’ıncı haftalar arasındadır.
  • Belli bir gebelik haftasından sonra(genellikle 28’inci hafta), uçak seyahatine engel olmadığına dair uzman doktor raporu talep edilebilir.
  • Seyahat edeceğiniz bölgede acil durumlarda başvurulacak bir sağlık kurumu sorgulanmalı ve varsa sağlık sigortanızın geçerli olup olmadığı kontrol edilmelidir.
  • Rahat giysiler tercih edilmeli ve mümkünse dolaşımı arttırmak için varis çorabı giyilmelidir.
  • Yeterince sıvı tüketilmelidir.
  • Koridor tarafından yer talep edilmelidir.
  • Mümkün oldukça ayağa kalkıp yürümelidir.
  • Otururken de alt bacaktaki kas gruplarını çalıştıracak egzersizler yapılmalıdır.(Uçak şirketlerinin tanıtım kartı veya dergilerinde egzersiz örneklerini bulabilirsiniz)
  • Türbülansı önceden tahmin etmek her zaman mümkün değildir. Bu nedenle tüm yolcular gibi gebelerin de oturdukları sürece kemerlerini bağlı tutmaları önerilir.

 

 

Yazar Hakkında

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.