Doktorsitesi.com

Gebelerde varis

Prof. Dr. İlhan Gölbaşı
Prof. Dr. İlhan Gölbaşı
3 Kasım 2015276 görüntülenme
Randevu Al
Gebelerde varis
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Gebelikte Varis Gelişimi ve Toplardamar Sağlığı

Gebelikte varis, normal şartlarda cilt yüzeyinden seçilemeyen bacak toplardamarlarının genişleyerek belirgin hale gelmesi durumudur. Kadınların genelinde %25-30 oranında görülen varis problemi, özellikle hamilelik döneminde tetiklenmektedir. Gebelik sürecinde oluşan bu varislerin büyük bir kısmı doğumu takip eden 3 ila 6 ay içerisinde kendiliğinden kaybolsa da, doğum sayısı arttıkça kalıcı varis riski de doğru orantılı olarak artış göstermektedir.

Hamilelikte Varis Neden Olur?

İstatistiksel verilere göre hamilelik döneminde %15-20 oranında varis gelişimi gözlenmektedir. Bu vakaların %70-80 gibi büyük bir çoğunluğu gebeliğin ilk 3 ayında, hatta sıklıkla ilk 2-3 haftada ortaya çıkar. Erken dönemde görülen bu değişimin temel nedenleri ve mekanizmaları şunlardır:

  • Hormonal Değişimler: Gebeliğin ilk haftalarında salınan yüksek hormon düzeyleri en önemli etkendir. Özellikle rahim kaslarını gevşeten progesteron hormonu, toplardamar duvarındaki kasları da gevşeterek damarların genişlemesine yol açar.
  • Kapakçık Yetmezliği: Genişleyen damarlar sebebiyle, kanın geri kaçmasını önleyen toplardamar kapakçıkları bozulur. Varis gelişimindeki asıl mekanizma, bu kapakçıkların işlevini yitirerek kanı geri kaçırmasıdır.
  • Artan Kan Hacmi: İlerleyen aylarda vücuttaki toplam kan hacminin artması damar üzerindeki yükü artırır.
  • Mekanik Baskı: Büyüyen rahmin, bacaklardan gelen kanı kalbe taşıyan ana toplardamar üzerine baskı yapması kan akışını zorlaştırır.
  • Genetik Faktörler: Tüm gebeler benzer fizyolojik süreçlerden geçmesine rağmen, varis gelişiminin kişiden kişiye değişmesi genetik yatkınlığın önemini göstermektedir.

Gebelikte Varis Belirtileri ve Görülme Şekilleri

Hamilelikte varisler farklı klinik tablolarla karşımıza çıkabilir. En sık karşılaşılan belirtiler ve bölgeler şunlardır:

  • Lokalize Varisler: Genellikle baldır ve diz arkası bölgelerinde yoğunlaşır.
  • Kılcal Varisler: Her iki bacağın tamamını kaplayabilen yaygın kılcal damar çatlamaları şeklinde görülebilir.

Bu varislerin önemli bir kısmı doğumdan sonraki ilk 1 ay içinde iyileşme gösterir. Ancak çok sayıda doğum yapmış kişilerde, kapakçıklarda kalıcı bozulmalar meydana gelebilir ve bu durum ilerleyen yıllarda kronik varis hastalığına zemin hazırlar.

Gebelikte Varis Oluşumunu Engellemek İçin Alınacak Önlemler

Gebelik sürecinde varis oluşumunu minimize etmek ve bacak sağlığını korumak için aşağıdaki kurallara dikkat edilmelidir:

Uygulama AlanıDikkat Edilmesi Gerekenler
Hareket DüzeniUzun süre sabit ayakta kalınmamalı, düzenli yürüyüş ve egzersiz yapılmalıdır.
Dinlenme PozisyonuGün içinde bacaklar uzatılarak dinlendirilmeli, uyurken sol yana yatılmalıdır.
Destekleyici ÜrünlerKanın bacakta göllenmesini önlemek için diz altı hafif basınçlı varis çorabı kullanılmalıdır.
Beslenme ve KiloAşırı kilo alımından kaçınılmalı, kabızlığı önlemek için bol sıvı ve posalı gıdalar tüketilmelidir.

Varis Riskini Azaltan Pratik İpuçları

  1. Yatış Pozisyonu: Uyurken rahmin ana toplardamara baskısını azaltmak için sol yanınıza dönün ve bacaklarınızın altına yükseltici bir yastık koyun.
  2. Egzersiz: Kan dolaşımını aktif tutmak için doktorunuzun onayladığı hafif tempolu egzersizleri ihmal etmeyin.
  3. Beslenme: Sindirim sistemini rahatlatmak, damar içi basıncı dolaylı yoldan azaltacağı için beslenmenize özel önem verin.

Etiketler

Hamilelikte varisHamilelikte varis tedavisiGebelerde varis tedavisiHamilelikte varis oluşumuGebelerde varis tedavisi nasıldırGebelerde varis oluşumuVarisVaris tedavisiGebelerde varis neden olurHamilelikte varis nedenleri

Yazar Hakkında

Prof. Dr. İlhan Gölbaşı

Prof. Dr. İlhan Gölbaşı

Prof. Dr. İlhan Gölbaşı, kalp ve damar cerrahisi alanında 28 yılı aşkın tecrübesiyle Türkiye’nin önde gelen hekimlerinden biridir. 1998 yılında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olduktan sonra, aynı üniversitede uzun yıllar akademisyen ve cerrah olarak görev yaptı. 2011 yılından bu yana kendi muayenehanesinde hastalarını kabul etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.