Doktorsitesi.com

Evlilikte Güncel Sorunlar - İletişim Bozuklukları - Eşler Arasındaki Geçimsizlik

Dr. Psk. Mualla OKTAY
Dr. Psk. Mualla OKTAY
25 Şubat 201017296 görüntülenme
Randevu Al
Evlilikte Güncel Sorunlar - İletişim Bozuklukları - Eşler Arasındaki Geçimsizlik
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Evlilikte Bütüncül Uyum ve Beklentiler

Güncel yaşam alanındaki sorunlar, esasen bireylerin iletişim süreçlerinde karşılaştığı temel aksaklıklardan kaynaklanmaktadır. Eşler arasında düşünsel, duygusal ve davranışsal yönden tam bir uyumun bulunması, sağlıklı bir birlikteliğin temel taşıdır. İnsanlar temelde mutlu olmak amacıyla evlenirler ve bu süreçte birbirlerinden çeşitli beklentiler içine girerler. Bu beklentilerin karşılık bulması, iki ayrı kişiliğin birbirini tamamladığı bütüncül uyum kavramını doğurur.

Evlilik Birliğini Güçlendiren Temel Unsurlar

Sağlıklı bir evlilik yapısının inşa edilebilmesi için belirli psikolojik ve sosyal temellerin atılması gerekmektedir. Bu temellerin eksikliği, ilişkide kronik sorunların ortaya çıkmasına zemin hazırlar.

Biz Benliğinin İnşası

Evlilikte öncelikle bireysel kimliklerin ötesine geçen bir "Biz Benliği" kurulmalıdır. Her alanda bütünleşmeyi ve ortak bir paydada buluşmayı simgeleyen bu yapı oluşturulmadığında, ilişkide kopukluklar yaşanması kaçınılmazdır.

İlgi, Sevgi ve Saygı Dengesi

Eşlerin birbirlerine karşı gerekli ilgi, sevgi, şefkat ve saygıyı istikrarlı bir şekilde göstermeleri gerekir. Günümüzde pek çok eş; sevilmediği, saygı görmediği veya fikirlerine değer verilmediği yönünde yakınmalar sergilemektedir. Bu durum, duygusal tatminsizliği beraberinde getirir.

Sağlıklı İletişim ve Empati

Evliliğin temeli, karşılıklı insan insana etkileşime dayalı bir ilişkidir. Bencil ve benmerkezci düşünce yapıları, evliliği çıkmaza sürükleyen en büyük engellerdir. Eşlerin birbirleriyle empati kurmaları ve birbirlerini anlamaya çalışmaları, sağlıklı bir iletişimin anahtarıdır.

Evlilikte Çatışmaya Yol Açan Kritik Faktörler

İlişkilerde uyumu bozan ve profesyonel destek gerektiren başlıca sorun alanları şunlardır:

  • İletişim Kopukluğu: Boşanmaların %80'i sağlıklı iletişim kurulamamasından, yani geçimsizlikten kaynaklanmaktadır.
  • Aile Müdahaleleri: Eşlerin kök ailelerinin ilişkiye dahil olması, "senin ailen-benim ailem" tartışmalarını tetikleyerek mutluluğu zedeler.
  • Rol Karmaşası: Ev içindeki sorumlulukların ve rollerin netleşmemesi, etkileşim sürecini olumsuz etkiler.
  • Kişilik Farklılıkları: Farklı yetiştirilme tarzları ve kişilik yapıları doğal olarak uyum sorunları yaratabilir; ancak özveri ve anlayış ile orta yol bulunabilir.
  • Otorite ve Ekonomik Baskı: Ekonomik gücü elinde bulunduran tarafın kurduğu aşırı baskı, şiddete ve diğer eşte depresyon gibi ruhsal sorunlara yol açabilir.
  • İhanet (Aldatma): Evlilik dışı ilişkiler, "biz benliğini" onarılamaz şekilde yaralayarak boşanma sürecini hızlandırır.
  • Çocuk Odaklı Sorunlar: Çocukların eğitimi ve yetiştirilme tarzı üzerindeki fikir ayrılıkları ciddi çatışma alanlarıdır.
  • Ortak Gelecek Vizyonu: Ailenin geleceğine dair ortak amaç ve beklentilerin belirlenmemesi, eşler arasındaki görüş birliğini bozar.

Çözüm Yolu: Aile Terapisi ve Psikoterapi

Yukarıda belirtilen nedenlerle aile içindeki huzur, iletişim ve mutluluk bozulmuşsa, boşanma kararı almadan önce profesyonel bir adım atılmalıdır. Bir aile terapistine başvurarak psikoterapi desteği almak, ilişkinin geleceği için hayati önem taşır. Günümüzde sorunsuz aile yoktur; ancak doğru psikoterapi yöntemleri ile kurtarılmış pek çok yuva bulunmaktadır.

Etiketler

EvlilikAldatmaİletişimSorunEşler arasındaki sorunlarEsler arasi geçimsizlikEvlilikte geçimsizlik

Yazar Hakkında

Dr. Psk. Mualla OKTAY

Dr. Psk. Mualla OKTAY

Dr. Psk. Mualla OKTAY, lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nde tamamlayarak Psikolog unvanı almıştır. Daha sonra İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı'nda Tıp Bilimleri Doktoru (Med. Sc.Dr.) unvanı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.