Doktorsitesi.com

Sınav stresi ve psikolojik savunma mekanizmaları

Psk. Serap Duygulu
Psk. Serap Duygulu
14 Mayıs 2015348 görüntülenme
Randevu Al
Sınav stresi ve psikolojik savunma mekanizmaları
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Sınav Kaygısı ve Psikolojik Savunma Mekanizmaları

Çocuklar, sınav kaygısı ile yüzleşmekten kaçınmak ve bu yoğun stresle başa çıkabilmek adına farkında olmadan çeşitli psikolojik savunma mekanizmaları geliştirebilirler. Özellikle çalışmaktan kaçmaya başladıkları anlarda başvurdukları bahaneler, dışarıdan bakıldığında oldukça gerçekçi görünse de aslında çoğu zaman hayal ürünü engellerden ibarettir.

Çocukların Sıkça Başvurduğu Savunma Cümleleri

Ebeveynlerin, çocuklarının ağzından aşağıdaki cümleleri duymaya başlaması, savunma mekanizmalarının devreye girdiğinin en net göstergesidir:

  • "Tüm terslikler beni buluyor."
  • "Aslında çalışsam çok da başarılı olurum ama bir türlü çalışamıyorum."
  • "Hep ve durmadan ders çalışmalıyım. Hiçbir şey için zamanım yok."
  • "Hatalı ben değilim. Sınav soruları zordu, öğretmen başarısızdı."
  • "Bugün çalışmayayım, yarın daha çok çalışırım."
  • "Çalışmak için uygun ortamım yok."
  • "Kendim hallederim, benim kimseye ve yardıma ihtiyacım yok."

Sınav Kaygısını Tetikleyen Temel Faktörler

Kaygıya yol açan doğrudan sınavın kendisi gibi görünse de bazen sınav sadece bir gerekçedir. Yapısal olarak kaygılı, endişeli ve gergin bir mizaca sahip olan çocuklar, sınav gibi kritik dönemlerde bu durumu kendileri için içinden çıkılmaz bir hale getirebilirler. Sınav kaygısının altında yatan temel nedenleri şu şekilde kategorize edebiliriz:

1. Dışlanma Endişesi

Sınavı kazanamama korkusuna, başarısızlık durumunda aile veya çevre tarafından reddedilme ve dışlanma kaygısı eşlik eder. Bu, çocuklarda en sık görülen duygu durumlarından biridir.

2. Hata Yapma ve Sorumluluk Taşıyamama

Bazı çocuklar başkalarının kendileri hakkındaki değerlendirmelerine aşırı önem verirler. Sorumluluk duygusunu abartarak sınavı mutlaka başarılması gereken bir "görev" olarak görürler. Kazanamadıklarında bu ağır yükün altında ezileceklerini düşünürler.

3. Yarışta Geride Kalma Korkusu

Lise veya üniversite sınavları fark etmeksizin, bu süreçler hem aileler hem de çocuklar tarafından bir yarış olarak algılanır. Herhangi bir aksaklık durumunda rakiplerinden geride kalma düşüncesi, mevcut kaygı düzeyini ciddi oranda artırır.

4. Belirsizlik Faktörü

Sınav süreci birçok belirsizliği içinde barındırır. Konular belli olsa da soruların niteliği, sınav sonrası gelecek tepkiler ve sonuçların netleşmesine kadar geçen süre, çocuklardaki stres seviyesini zirveye taşır.

5. Yetersiz Bilgi ve Hazırlık

Birçok çocukta sınav kaygısının asıl kaynağı, yeterli bilgiyi öğrenememiş olmanın verdiği huzursuzluktur. Düzenli ders çalışma alışkanlığı edinemeyen öğrenciler, sınav yaklaştıkça bilgi eksikliklerini daha net fark ederler ve bu da stres düzeyini artırır.

6. Kıyaslanma ve Özgüven Kaybı

Ailelerin çocuklarını başkalarıyla kıyaslaması, çocukların da zamanla kendilerini akranlarıyla kıyaslamasına neden olur. Özellikle bilgi eksiği olan çocuklar, bu kıyaslama ortamında kendilerine olan güvenlerini tamamen kaybedebilirler.

Kaygı NedeniTemel Etki
DışlanmaSosyal reddedilme korkusu
BelirsizlikGelecek kaygısı ve stres
Yetersiz BilgiÖzgüven eksikliği ve hazırlıksızlık
KıyaslanmaDeğersizlik hissi ve rekabet baskısı

Etiketler

Sınav kaygısı ve baş etmenin yollarıSınav stresiSınav kaygısı ile baş etmekSavunma mekanizmalarıSınav kaygısı hakkında

Yazar Hakkında

Psk. Serap Duygulu

Psk. Serap Duygulu

Psk. Serap DUYGULU, İstanbul'da doğmuştur. 
Psikoloji dalında gerçekleştirdiği çalışmalarına önemli ölçüde katkılar sağlayan, Sosyoloji, Edebiyat, Kamu Yönetimi alanlarında da Lisans  düzeyinde akademik eğitimler alan Serap Duygulu İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde ‘Uygulamalı Psikoloji’ üzerine Yüksek Lisans yapmış ve  "Afazi Hastası Yakınlarında Depresyon ve Olumsuz Otomatik Düşünceler" başlıklı tezi ile lisansüstü derecesini almıştır. 
Ayrıca bu çalışma bu alanda yapılmış ilk ve tek psikolojik araştırma olarak önemini halen korumaktadır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.