EVLİLİK UYUMUNUN CİNSİYET, EVLENME YAŞI, EVLİLİK SÜRESİ,EĞİTİM DÜZEYİ, YERLEŞİM YERİ VE ÇOCUK SAYISI DEĞİŞKENLERİ YÖNÜNDEN ARAŞTIRILMASI

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Evlilik Kavramı ve Sosyal Yapıdaki Yeri
Evlilik, kan veya evlatlık edinme bağlarıyla bir araya gelmiş, aynı evi ve geliri paylaşan bireylerin oluşturduğu, belirli roller çerçevesinde şekillenen bir unsurlar topluluğudur. Bilimsel literatürde evlilik; yetişkin bir erkek ile kadın arasında yasal geçerliliği olan, belirli hak ve yükümlülükleri beraberinde getiren bir ilişki biçimi olarak tanımlanmaktadır. Batı tarzı bir aşk ilişkisinden ziyade, aile yetiştirme amacı güden bir ortaklık olarak kabul edilen bu yapı, bireyin kök ailesinden ayrılarak sorumluluklarını üstlendiği yeni bir kurumsal yapıya geçişini simgeler.
Evlilik Niteliğini Belirleyen 5 Temel Boyut
Johnson ve arkadaşları (1986), evlilik niteliğinin beş ana boyuttan oluştuğunu ifade etmiştir. Bu boyutlar, ilişkinin sürdürülebilirliği ve kalitesi hakkında kritik bilgiler sunar:
- Evlilik Mutluluğu: Bireyin evliliğine dair genel doyum hissi, sevgi miktarı ve cinsel uyum gibi öznel değerlendirmeleri kapsar.
- Boşanma Eğilimi: İlişkinin bilişsel ve davranışsal yönünü içeren, boşanma olasılığının düşünülmesi veya eşten ayrılma gibi eylemleri ifade eder.
- Evlilik Problemleri: Kıskançlık, savurganlık, madde kullanımı veya kişisel çatışmalar gibi eşlerin davranışlarının yarattığı sorunlardır.
- Evlilik Etkileşimi: Eşlerin günlük faaliyetlerde (yemek, alışveriş, eğlence vb.) ne kadar birlikte vakit geçirdikleriyle ilgilidir.
- Evlilik Anlaşmazlığı: İlişki içerisindeki sözel ve fiziksel çatışmaların yoğunluğunu ve miktarını tanımlar.
Evlilik Uyumu ve Evlilik Doyumu Arasındaki Farklar
Evlilik uyumu, çiftlerin fikir birliği yapabilme, sorunları olumlu çözebilme ve birliktelikten memnuniyet duyma kapasitesidir. Bu kavram, genellikle evlilik doyumu ile karıştırılsa da aralarında belirgin bir fark vardır. Evlilik doyumunda bireylerin öznel algısı ön plandayken, evlilik uyumunda ilişkinin genel niteliği ve eşlerin ilişkiyi sürdürme kapasiteleri değerlendirilir.
Evlilik Doyumunu Etkileyen Faktörler
Literatürdeki çalışmalar, evlilik doyumunun çeşitli değişkenlere bağlı olduğunu göstermektedir:
- Levinger (1976): Başarıyı ilişkinin çekiciliğine ve ayrılmanın önündeki engellere bağlar.
- Lewis ve Spanier (1979): Kişisel kaynaklar ve yaşam tarzından alınan ödüllerin doyumu yordadığını savunur.
- Aida ve Falbo (1991): Eşitlikçi ilişki modelini benimseyen çiftlerin daha yüksek doyum aldığını belirtir.
- İmamoğlu ve Yasak (1997): Türkiye'de sosyo-ekonomik düzey ve geniş aile ilişkilerinin doyum üzerinde etkili olduğunu saptamıştır.
Araştırma Metodolojisi ve Veri Toplama Araçları
Bu araştırma, evli bireylerin uyum düzeylerini etkileyen etmenleri belirlemek amacıyla Ankara, İstanbul ve İzmir dahil olmak üzere toplam 7 şehirde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya 80 kadın ve 65 erkek olmak üzere toplam 145 gönüllü katılmıştır.
Kullanılan Ölçüm Araçları ve Değerlendirme Kriterleri
| Ölççek Adı | Amacı | Değerlendirme Aralığı |
|---|---|---|
| Demografik Bilgi Formu | Yaş, eğitim, gelir ve çocuk sayısı gibi verileri toplamak | - |
| Evlilikte Uyum Ölçeği (MAT) | İlişki doyumu ve genel uyumu ölçmek | 1 (Düşük) - 58 (Yüksek) |
Not: Ölçekte 43.5 puan kesim noktası olarak kabul edilmiş; 43 ve üzeri alanlar "uyumlu", altındakiler ise "uyumsuz" olarak sınıflandırılmıştır.
Araştırma Bulguları: Evlilik Uyumunu Ne Etkiler?
Yapılan analizler sonucunda evlilik uyumu ile çeşitli demografik değişkenler arasında anlamlı ilişkiler saptanmıştır:
- Evlenme Yaşı: Geç evlenen bireylerin, erken evlenenlere göre anlamlı düzeyde daha uyumlu olduğu bulunmuştur.
- Eğitim Durumu: Lise ve üzeri eğitim seviyesine sahip bireylerin evlilik uyum puanları daha yüksektir.
- Yerleşim Yeri: Şehir merkezlerinde yaşayan bireylerin, kırsal bölgelere göre daha uyumlu bir evlilik sürdürdüğü tespit edilmiştir.
- Çocuk Sayısı: Çocuğu olmayan veya tek çocuğu olan bireylerin uyum puanları, 3 ve daha fazla çocuğu olanlara göre daha yüksektir.
- Cinsiyet ve Süre: Cinsiyetin ve evlilik süresinin toplam uyum puanı üzerinde anlamlı bir fark yaratmadığı görülmüştür.
Sonuç ve Değerlendirme
Araştırma sonuçları, katılımcıların büyük bir kısmının evliliklerinde uyumsuzluk yaşadığını ortaya koymaktadır. Bu durumun temelinde geleneksel aile yapısı, rollerin net tanımlanmaması, düşük sosyo-ekonomik düzey ve cinsel eğitim eksikliği gibi kültürel faktörlerin yattığı düşünülmektedir. Sağlıklı bir toplum döngüsü için evlilik uyumunun artırılması adına devlet kurumlarına ve eğitimcilere önemli sorumluluklar düşmektedir. Bu çalışma, gelecekte daha geniş örneklemlerle yapılacak araştırmalar için bir pilot çalışma niteliği taşımaktadır.

