Doktorsitesi.com

EVLİLİK UYUMUNUN CİNSİYET, EVLENME YAŞI, EVLİLİK SÜRESİ,EĞİTİM DÜZEYİ, YERLEŞİM YERİ VE ÇOCUK SAYISI DEĞİŞKENLERİ YÖNÜNDEN ARAŞTIRILMASI

Uzm. Psk. Esra Aydınlı
Uzm. Psk. Esra Aydınlı
19 Aralık 2025173 görüntülenme
Randevu Al
Amaç: Bu çalışmada, evli bireylerin sosyodemografik özellikleri, çocuk sayıları, evlilik yaşı ve sürelerine göre evlilik uyumlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmaya Ankara, İstanbul, İzmir, Manisa, Aydın, Antalya ve Denizli şehirlerinden evli 145 gönüllü alınmıştır. Bunların 80’i kadın, 65’i erkektir. 15 maddelik Evlilikte Uyum Ölçeği uygulanmıştır. Bulgular: Kadın ve erkeklerin uyum puanı ortalamaları arasında anlamlı düzeyde fark bulunmamıştır. Geç yaşta evlenenlerin uyum puanı daha yüksek bulunmuştur. Evlilik sürelerine bağlı olarak evlilikte uyum puanı ortalamaları arasında anlamlı düzeyde fark bulunmamaktadır. Bireylerin öğrenim düzeylerine bağlı olarak lise ve üzeri eğitim görenlerin evlilikte uyum puanı daha yüksektir. Bireylerin yaşadıkları yerlere bağlı olarak şehirde yaşayanlar uyum puanı ortalamaları anlamında daha doyumludur. Çocuğu olmayan ya da tek çocuk sahibi olan evli bireylerin evlilikte uyum puan ortalaması, üç ve daha fazla çocuk sahibi olan evli bireylerin evlilikte uyum puan ortalamalarına kıyasla yüksek bulunmuştur. İki çocuk sahibi olanların diğer iki grupla da evlilikte uyum puanları arasında fark bulunamamıştır. Tartışma: Bu araştırmada, önceki yıllara nazaran evlenme yaşı ortalamasının hızla yükseliyor olması sevindiricidir. Araştırmada incelenen bir diğer faktör de evlilik süresidir. Evlilik süresiyle ilgili literatürde, ilk yıllar evlilik uyumunun yüksek olduğu, 5 yıl ile 20 yıl arasında genel olarak azaldığı ve sonra tekrar arttığı yönünde bulgulara rastlanmaktadır. Bunun sebebinin aile yaşam döngüsü olabileceği düşünülmektedir. Ancak araştırma bulgularına göre evlilik süresine göre evlilik uyumu arasında fark ortaya çıkmamıştır. Farklı şehir ve yanı sıra köy ve kasabalardaki katılımcılara ulaşılmış olması, birebir uygulamaların yapılmış olması bulguların değerini artırmaktadır
EVLİLİK UYUMUNUN CİNSİYET, EVLENME YAŞI, EVLİLİK SÜRESİ,EĞİTİM DÜZEYİ, YERLEŞİM YERİ VE ÇOCUK SAYISI DEĞİŞKENLERİ YÖNÜNDEN ARAŞTIRILMASI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Evlilik Kavramı ve Sosyal Yapıdaki Yeri

Evlilik, kan veya evlatlık edinme bağlarıyla bir araya gelmiş, aynı evi ve geliri paylaşan bireylerin oluşturduğu, belirli roller çerçevesinde şekillenen bir unsurlar topluluğudur. Bilimsel literatürde evlilik; yetişkin bir erkek ile kadın arasında yasal geçerliliği olan, belirli hak ve yükümlülükleri beraberinde getiren bir ilişki biçimi olarak tanımlanmaktadır. Batı tarzı bir aşk ilişkisinden ziyade, aile yetiştirme amacı güden bir ortaklık olarak kabul edilen bu yapı, bireyin kök ailesinden ayrılarak sorumluluklarını üstlendiği yeni bir kurumsal yapıya geçişini simgeler.

Evlilik Niteliğini Belirleyen 5 Temel Boyut

Johnson ve arkadaşları (1986), evlilik niteliğinin beş ana boyuttan oluştuğunu ifade etmiştir. Bu boyutlar, ilişkinin sürdürülebilirliği ve kalitesi hakkında kritik bilgiler sunar:

  • Evlilik Mutluluğu: Bireyin evliliğine dair genel doyum hissi, sevgi miktarı ve cinsel uyum gibi öznel değerlendirmeleri kapsar.
  • Boşanma Eğilimi: İlişkinin bilişsel ve davranışsal yönünü içeren, boşanma olasılığının düşünülmesi veya eşten ayrılma gibi eylemleri ifade eder.
  • Evlilik Problemleri: Kıskançlık, savurganlık, madde kullanımı veya kişisel çatışmalar gibi eşlerin davranışlarının yarattığı sorunlardır.
  • Evlilik Etkileşimi: Eşlerin günlük faaliyetlerde (yemek, alışveriş, eğlence vb.) ne kadar birlikte vakit geçirdikleriyle ilgilidir.
  • Evlilik Anlaşmazlığı: İlişki içerisindeki sözel ve fiziksel çatışmaların yoğunluğunu ve miktarını tanımlar.

Evlilik Uyumu ve Evlilik Doyumu Arasındaki Farklar

Evlilik uyumu, çiftlerin fikir birliği yapabilme, sorunları olumlu çözebilme ve birliktelikten memnuniyet duyma kapasitesidir. Bu kavram, genellikle evlilik doyumu ile karıştırılsa da aralarında belirgin bir fark vardır. Evlilik doyumunda bireylerin öznel algısı ön plandayken, evlilik uyumunda ilişkinin genel niteliği ve eşlerin ilişkiyi sürdürme kapasiteleri değerlendirilir.

Evlilik Doyumunu Etkileyen Faktörler

Literatürdeki çalışmalar, evlilik doyumunun çeşitli değişkenlere bağlı olduğunu göstermektedir:

  • Levinger (1976): Başarıyı ilişkinin çekiciliğine ve ayrılmanın önündeki engellere bağlar.
  • Lewis ve Spanier (1979): Kişisel kaynaklar ve yaşam tarzından alınan ödüllerin doyumu yordadığını savunur.
  • Aida ve Falbo (1991): Eşitlikçi ilişki modelini benimseyen çiftlerin daha yüksek doyum aldığını belirtir.
  • İmamoğlu ve Yasak (1997): Türkiye'de sosyo-ekonomik düzey ve geniş aile ilişkilerinin doyum üzerinde etkili olduğunu saptamıştır.

Araştırma Metodolojisi ve Veri Toplama Araçları

Bu araştırma, evli bireylerin uyum düzeylerini etkileyen etmenleri belirlemek amacıyla Ankara, İstanbul ve İzmir dahil olmak üzere toplam 7 şehirde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya 80 kadın ve 65 erkek olmak üzere toplam 145 gönüllü katılmıştır.

Kullanılan Ölçüm Araçları ve Değerlendirme Kriterleri

Ölççek AdıAmacıDeğerlendirme Aralığı
Demografik Bilgi FormuYaş, eğitim, gelir ve çocuk sayısı gibi verileri toplamak-
Evlilikte Uyum Ölçeği (MAT)İlişki doyumu ve genel uyumu ölçmek1 (Düşük) - 58 (Yüksek)

Not: Ölçekte 43.5 puan kesim noktası olarak kabul edilmiş; 43 ve üzeri alanlar "uyumlu", altındakiler ise "uyumsuz" olarak sınıflandırılmıştır.

Araştırma Bulguları: Evlilik Uyumunu Ne Etkiler?

Yapılan analizler sonucunda evlilik uyumu ile çeşitli demografik değişkenler arasında anlamlı ilişkiler saptanmıştır:

  1. Evlenme Yaşı: Geç evlenen bireylerin, erken evlenenlere göre anlamlı düzeyde daha uyumlu olduğu bulunmuştur.
  2. Eğitim Durumu: Lise ve üzeri eğitim seviyesine sahip bireylerin evlilik uyum puanları daha yüksektir.
  3. Yerleşim Yeri: Şehir merkezlerinde yaşayan bireylerin, kırsal bölgelere göre daha uyumlu bir evlilik sürdürdüğü tespit edilmiştir.
  4. Çocuk Sayısı: Çocuğu olmayan veya tek çocuğu olan bireylerin uyum puanları, 3 ve daha fazla çocuğu olanlara göre daha yüksektir.
  5. Cinsiyet ve Süre: Cinsiyetin ve evlilik süresinin toplam uyum puanı üzerinde anlamlı bir fark yaratmadığı görülmüştür.

Sonuç ve Değerlendirme

Araştırma sonuçları, katılımcıların büyük bir kısmının evliliklerinde uyumsuzluk yaşadığını ortaya koymaktadır. Bu durumun temelinde geleneksel aile yapısı, rollerin net tanımlanmaması, düşük sosyo-ekonomik düzey ve cinsel eğitim eksikliği gibi kültürel faktörlerin yattığı düşünülmektedir. Sağlıklı bir toplum döngüsü için evlilik uyumunun artırılması adına devlet kurumlarına ve eğitimcilere önemli sorumluluklar düşmektedir. Bu çalışma, gelecekte daha geniş örneklemlerle yapılacak araştırmalar için bir pilot çalışma niteliği taşımaktadır.

Etiketler

#evlilikuyumu #evlilikdoyumu

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Esra Aydınlı

Uzm. Psk. Esra Aydınlı

Esra Aydınlı kimdir ?

Denizli doğumlu olan Esra Aydınlı, üniversite hayatına kadar İstanbul da yaşamış, sonrasında Ankara'da üniversite okumuş, meslek sahibi olarak İzmir'e yerleşmiştir.

Eğitim: Ankara Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunudur. Lisans eğitimini psikiyatri kliniklerinde yatan hasta psikolojisi üzerine staj yaparak tamamlamıştır.

Uzmanlık ve Deneyim: Klinikte çalışmaya devam eden Aydınlı, bireysel terapi, aile danışmanlığı, evlilik ve ergen danışmanlığı gibi alanlarda hizmet vermektedir.

Mesleki gelişimi için Dokuz Eylül Üniversitesi’nde yüksek lisans programına katılmıştır.

Son yıllarda Kurumsal Danışmanlık hizmetleri konusunda farklı sektörlerde firmalara ve çalışanlara çeşitli psikolojik destek hizmetleri sunmaktadır.

Nerede Çalışır?

Esra Aydınlı, İzmir – Bayraklı bölgesinde kendi özel kurumsal danışmanlık markası Psikowell'de kişilere hizmet vermektedir.

Hizmet Stili ve Yaklaşımı

Genellikle yetişkin bireylerin ve ailelerin psikolojik süreçlerinde destek sağlayan, danışan odaklı terapileriyle tanınan bir psikologdur. Farklı yaş grupları ve danışan profilleri ile çalışır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.