Doktorsitesi.com

çocuk yetiştirmede anne baba tutumları

Klinik Psikolog Zehra Demirhan
Klinik Psikolog Zehra Demirhan
31 Mayıs 2025223 görüntülenme
Randevu Al
Aile yetiştirme tutumlarının çocuk yetiştirme de etkisi Bireyin kişiliği doğumdan başlayarak tüm yaşamı süresince toplumsal yaşantılarla da şekillenir. Anne babanın çocuk yetiştirme tutumları birçok sosyal ve çevresel etkenle beraber çocuğun sosyal, duygusal ve bilişsel gelişimini de etkiler. Ailenin sosyokültürel yapısı, ebeveynlerin çocuk yetiştirme değer ve inançlarını etkileyen önemli bir etmen olduğu kabul edilmektedir. Çocuğun duygusal, bilişsel ve toplumsal gelişimindeki en önemli ilk öğreticileri anne babalarıdır. Çocuk gelişimindeki öncelikli ilişki anne ile olan ilişkidir. Anne çocuk ilişkisi kişilik gelişimindeki en önemli bileşendir. Annenin çocuk dünyaya geldiğinde çocuğun duygusal, fiziksel ihtiyaçlarını karşılamadaki duygusal ve ruhsal hali oldukça önemlidir. Çocuk yetiştirmede ve ailenin çocuğa karşı tutumlarını belirlemede, anne-baba tarafından çocuğun gelişim dönemlerinin özelliklerinin neler olduğunun bilinmesi çok önemlidir. Gelişim dönemlerini ele aldığımızda özellikle ilk çocukluk döneminde anne tutumlarının etkisi daha fazla iken süreç de baba etkisiyle de şekillenir. Anne baba kendi kişilik özelliklerini de süreç de iyi tanımlamalıdır. İlk çocuk döneminde çocuk yetiştirme de sabırsız ya da daha dürtüsel kişilik özelliklerine sahip anne babalar öz güveni düşük çocuklara yetiştirmelerine sebep olur. Çocuğun kendi düşüncesini oluşturması ve kendi kararını vermesi için ebeveynler tarafından uygun ortam hazırlanmalıdır. Anne babalar çocuklarının özgürce seçim yapmasına izin verirlerse bu süreç de daha çocuğu daha özgüvenli kılar. Çocuğun, kendisini ve çevresini algılayış biçimi olan benlik kavramı da anne baba tutum ve davranışlarından büyük ölçüde etkilemektedir. Çünkü, çocuk çevresini ve kendini algıladığı biçimde tepkide ve davranışta bulunur. Her çocuk büyüdüğü çevreyi kendi görüş açısından kendine özgü bir biçimde algılar. Ailede anne-babanın aşın baskı ve otoriter tutum içinde olmaları çocuğun benlik saygısını, yani kendine değer verişini azaltır. Çünkü, benlik saygısı, çocuğun fikirlerine değer verilen, sözleri dinlenen, anne-babasından destek gören başka bir deyişle, insan olarak kendisine değer verilen bir ortamda filizlenir ve gelişir. Çocuğu olduğu gibi kabul eden, onu destekleyip teşvik eden anne-baba çocuğun olumlu bir benlik kavramı ve benlik saygısı geliştirmesine yardımcı olabilir. Benlik kavramı üzerinde yapılan araştırmalarda, anne-babanı tutumunu demokratik olarak algılayan çocukların benlik kavramı düzeylerinin; anne-babasını aşırı koruyucu, otoriter ve ilgisiz algılayanlara göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Otoriter tutum ve özellikle çocuklara karşı ilgisiz tutum çocuğun olumsuz bir benlik kavramı geliştirmesine neden olmaktadır. Anne babaların çocuğa güven, cesaret, sevgi ve övgü vereceğine; onu reddetmesi, sürekli eleştirmesi ve gerekli değeri vermemesi onun kendine saygı geliştirmesini engellemekte, aşağılık duygusu geliştirmesine neden olmaktadır. Anne-babanın çocuğa karşı olan itici tutumlarının çocuğun kendisini değersiz bulmasına yol açmaktadır. Anne babaların çocuğuna karşı olan tutumları genel olarak "demokratik. Otoriter, aşın koruyucu ve ilgisiz" olmak üzere dört grupta incelenmektedir. Kuşkusuz, bu sayılan tutumlar dışında başka tutumlardan da söz edilebilir. Değişik anne-baba tutumları, çocuğun kişilik gelişimi üzerinde de benlik kavramı kadar farklı şekillerde etki bırakmaktadır. Demokratik anne baba tutumu çocuklarını seven ve benimseyen ilişkileri sevgi ve saygıya dayanan sorunları konuşup danışarak çözümleyen anne babalarıdır. Bu tutuma sahip anne babalar daha hoşgörülü çocuklarını destekleyen belli sınırlamalarla isteklerini yerine getiren ailelerdir. Bu ailelerde gerginlik yerine ılımlı sıcak bir hava vardır . Çocuklara söz hakkı tanınmıştır. Ailede belli kurallar vardır fakat bu kurallar dayak baskı korkutmayla sürdürülemez gönüllü olarak sağlanır. Buradaki temel amaç çocuğa sorumluluk duygusunu kazandırmaktır. Demokratik ailede çocuk daha güven verici ve destekleyici bir ortamda hoşgörüyle büyür. Ailede çocuğa yeterli sevgi ve değer verilir. Çocuğun ilgisi ve yetenekleri göz önünde bulundurulur. Anne baba çocuğun kendini geliştirmesine yönelik destek olur ve kendini ifade etmesi konusunda zemin hazırlar ,kendi kararlarını vermesine destek olur. Demokratik ailelerde yetişmiş çocuklar daha girişimci ve daha özgüvenli olarak sağlıklı ve dengeli bir kişilik yapısı geliştirirler. Aslında demokratik ailelerde büyümüş çocuklar belli sınırlarla özgürlük verilerek kendi kararlarını kendileri almış daha aktif bağımsız dışa dönük ve girişimci özellikleri gelişmiştir. Aşırı otoriter anne baba tutumları çocuğu sürekli kontrol altında tutan kurallara sıkı sıkı uymasını bekleyen anne baba tutumudur. Çocuk genelde baskı altındadır ve kurallara uymadığında ceza alır. Bu yüzden de kurallara uymak zorundadır. Otoriter ve baskıcı anne baba tutumunda anne baba çocuk kurallara uymadığını da cezalandırır ve bazen bu aşırı olabilir. Korkutma, kınama, ayıplama ve bağırma en sık rastlanan ceza çeşitleridir. Otoriter ailelerde çocuğun duygu düşüncelerini önem verilmez ve kendini ifade etmesi kısıtlanır .Bu yüzden çocuk anne babadan çekinir yaptığı her şeyde genelde korku duygusu hakimdir. Bu anne baba tutumlarına sahip çocukların kendine güven duygusu geliştirmekte zorluk yaşadığı görülmektedir aşırı baskı ve disiplin çocuğu içe dönük güvensiz ya da saldırgan yapabilmektedir bu durum çocuğu suça yöneltebilir bu durum aynı zamanda çocuğun kendisi saygısını azaltır mutsuzluk ve içe kapanıklık ya yol açar baskıcı disiplin ve otoriter tutum çocuğun pasif bir kişilikle yetiştirerek girişimci olmasını engeller. Çocuğun dar kalıplar içerisine girerek güdümlü bir kişilik yapısı geliştirmesine neden olur. Bu aile tutumuyla yetiştirilen çocuklar çekingen başkalarının etkisinde etkisinde kolayca kalabilen aşırı duyarlı bir yapıya sahip olurlar. İlgisiz anne baba tutumu çocuğun maddi manevi ihtiyaçlarına karşı duyarsız sevgi ve şefkat yetersiz kontrolü gevşek anne baba tutumları mıdır bu tür ailelerde disiplin yok denecek kadar azdır çocukları yönlendirme ve kontrol söz konusu değildir çocuk davranışları sınırlandırılamaz çocuk daha çok kendi haline bırakılmıştır çocuk ilgi ve sevgiden yoksundur çocuğun ihtiyaçları çoğu zaman görmezden gelinir çocuk ile anne baba arasında iletişim kopukluğu söz konusudur çocuğun ailede dışlanması ve istenilmesi sevilmesi ve ilgisiz kalınmasının birçok psikososyal sebepleri de vardır bu anne baba tutumu çocuğun benlik saygısı üzerinde de olumsuz bir etkiye sahiptir ilgisiz ve gevşek anne baba tutumlarıyla yetişmiş çocuklar daha saldırgan ve suç eğilimine yatkındır aynı zamanda kendini boşlukta hissedip kendi kendini yönlendirebilir bu çocuklar Aşırı hoşgörülü anne-babalar, çocuklarına karşı sıcak ve sevecen olmakla beraber, çocuklarını hiçbir şekilde kontrol etmemekte, çocuklarının bütün konularda kararlarını kendilerinin vermelerine izin vermekte, çocuğa sınırsız haklar tanımakta, çocuğun davranışlarına hiçbir sınırlama getirmemekte, bazen de ihmale varan bir şekilde hatalı davranışlarını bile büyük bir hoşgörü ile karşılayarak kabul etmektedirler. Bu tutum içinde yetişen çocuklar kendilerini güvensiz hissetmekte, benmerkezci olmakta, asi ve saldırgan davranışlar sergilemektedirler. Yaşamlarında sınırları öğrenemedikleri için başkalarıyla iş birliği yapamamakta, bu nedenle sosyal beceriler yönünde başarısız olabilmektedirler. Aynı zamanda sınırları öğrenemeyen çocuklar ilişkilerinde nasıl bir yön belirleyeceklerini de bilemezler daha çok kafa karışıklığı hakimdir. Sınırlar çocuk yetiştirmede çok önemli bir yer tutmaktadır. Sınırları olmayan çocuklar toplumda da problem Yaşarlar. Sınırları olmayan çocuklar neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmediği için çoğu zaman sınırlara uymakta zorluk yaşarlar. Dolayısıyla sınır koymak çocuğun çocuğun sağlıklı bir birey olarak yetiştirilmesinde oldukça önemlidir. Dengesiz ve tutarsız tutuma sahip anne babalar çocuğun davranışını bir gün hoşgörüyle karşılayp bir gün cezalandırmak da. Genelde çocukların anne baba kendi kurallarına uymadıklarında ceza verdiklerinde bunun sebebini açıklamamaktadır. Çocuk yetiştirmede çocuğun davranışlarına anne babanın tutarlı tepki vermesi çocuğun ne yapıp yapmayacağına öğrenmesine yardımcı olacaktır. Bu tutumu benimseyen anne babalar çocuğun sosyalleşmesine ve benlik gelişimini de olumsuz etkilemektedir. Çocukların davranış problemleri göstermede anne baba çocuk arasındaki karşılıklı etkileşim oldukça önemlidir. Anne baba arasındaki tutum farklılıkları çocuk yetiştirmede önemli bir role sahiptir. Aynı zamanda anne babanın ayrı olması ya da birinin çok ilgilenip diğerinin ilgilenmemesi çocuğun uzun süre aile dışında yetiştirilmesi çocuklarda davranışsal problemlere de yol açmaktadır. Annede görülen ruhsal problemler annenin yeterince ilgi ve sevgi gösterememesi de çocuğun duygusal bilişsel ve sosyal becerilerini olumsuz etkilemektedir .Özellikle küçük yaşlarda öfke ve saldırganlık davranışı karşısında tepkisiz kaldığında anne baba , çocuk baş edemediği her durumda bu olumsuz davranış modelini kullanabilir. Farklı tutumlarda yetişen çocuklar farklı davranışlar geliştirmektedir. Bir çocuğun kendine güvensizliği özdenetim özelliğine sahip olmayışı ve kendi ayaklarının üzerinde durmayışı büyük ölçüde anne babanın hatalı tutumundan kaynaklanmaktadır. Anne baba yetiştirme tarzı çocuğun kişilik gelişiminde büyük rol oynamaktadır. Sağlıklı kişilik gelişimine sahip çocukların anne babaları tutarlı davranışlarda bulunmuş ve genelde çocuğu da kapsayan dengeli bir tutumu sergilemiştir. Anne ve baba arasındaki çatışma çocuğun yetiştirilme tarzında olumsuz etkilemekle beraber davranış problemlerine de yol açmıştır. Çocuk üzerinde disiplin uygulayamayan anne babalar çocuk yetiştirmekte daha çok zorlanmıştır.
çocuk yetiştirmede anne baba tutumları
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Aile Tutumlarının Çocuk Yetiştirme Sürecindeki Rolü

Bireyin kişiliği, doğum anından itibaren başlayan ve yaşam boyu süren toplumsal yaşantılarla şekillenir. Anne ve babanın çocuk yetiştirme tutumları, sosyal ve çevresel etkenlerle birleşerek çocuğun sosyal, duygusal ve bilişsel gelişimini doğrudan etkiler. Ailenin sosyokültürel yapısı, ebeveynlerin çocuk yetiştirme konusundaki değer ve inançlarını belirleyen en temel unsurlardan biri olarak kabul edilmektedir.

Çocuk Gelişiminde İlk Öğreticiler: Anne ve Baba

Çocuğun duygusal, bilişsel ve toplumsal gelişim sürecindeki en önemli ilk öğreticileri ebeveynleridir. Gelişim aşamalarındaki öncelikli ilişki ise anne ile kurulan bağdır. Anne-çocuk ilişkisi, kişilik gelişimindeki en kritik bileşen olarak öne çıkar. Çocuğun dünyaya geldiği andan itibaren fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarının karşılanma biçimi, annenin o dönemdeki ruhsal hali ile yakından ilişkilidir.

Ebeveynlerin çocuk yetiştirme sürecinde başarılı olabilmeleri için gelişim dönemlerinin özelliklerini iyi bilmeleri gerekir. İlk çocukluk döneminde anne tutumları baskın bir etkiye sahipken, ilerleyen süreçte baba etkisi de süreci şekillendirmeye başlar. Bu noktada ebeveynlerin kendi kişilik özelliklerini doğru tanımlamaları kritik önem taşır.

Ebeveyn Tutumlarının Benlik Kavramı Üzerindeki Etkisi

Çocuğun kendisini ve çevresini algılama biçimi olan benlik kavramı, anne ve baba tutumlarından büyük ölçüde etkilenir. Çocuk, çevresini nasıl algılıyorsa o şekilde tepki verir ve davranış geliştirir. Aile içindeki baskıcı ve otoriter tutumlar, çocuğun benlik saygısını ve kendine verdiği değeri azaltır.

Tutum TürüBenlik Kavramı Üzerindeki Etkisi
Demokratik TutumYüksek benlik saygısı ve olumlu özgüven geliştirir.
Otoriter TutumDüşük benlik saygısı ve aşağılık duygusuna yol açar.
İlgisiz TutumOlumsuz benlik kavramı ve değersizlik hissi yaratır.
Aşırı KoruyucuBağımlı kişilik yapısı ve düşük özgüven oluşturur.

Temel Anne Baba Tutumları ve Kişilik Gelişimi

Çocuk yetiştirme tarzları genel olarak dört ana grupta incelenmektedir. Bu tutumlar, çocuğun karakter yapısını ve toplumsal uyumunu farklı şekillerde etkiler.

1. Demokratik Anne Baba Tutumu

Demokratik ailelerde ilişkiler sevgi ve saygı temeline dayanır; sorunlar konuşularak ve danışarak çözülür. Bu tutuma sahip ebeveynler hoşgörülüdür ve çocuklarını desteklerken belirli sınırlar koyarlar. Çocuklara söz hakkı tanınır ve kurallar baskı veya korkutma ile değil, gönüllülük esasıyla uygulanır. Bu ortamda yetişen çocuklar;

  • Girişimci ve özgüvenli olur,
  • Sağlıklı ve dengeli bir kişilik geliştirir,
  • Bağımsız karar verebilme yetisi kazanır.

2. Aşırı Otoriter Anne Baba Tutumu

Çocuğu sürekli kontrol altında tutan ve kurallara sıkı sıkıya uyulmasını bekleyen bu tutumda, baskı ve ceza ön plandadır. Korkutma, kınama ve bağırma en sık rastlanan yöntemlerdir. Çocuğun duygu ve düşüncelerine önem verilmez. Bu durumun sonuçları şunlardır:

  • Çocukta içe dönüklük, güvensizlik veya saldırganlık görülebilir,
  • Suça yönelme eğilimi artabilir,
  • Pasif ve başkalarının etkisinde kalan bir kişilik yapısı oluşur.

3. İlgisiz Anne Baba Tutumu

Sevgi ve şefkatin yetersiz olduğu, kontrolün gevşek tutulduğu bu modelde çocuk adeta kendi haline bırakılmıştır. Maddi ve manevi ihtiyaçlar görmezden gelinir, iletişim kopuktur. Bu tutumla yetişen çocuklar;

  • Kendilerini boşlukta hissederler,
  • Saldırganlık ve suç eğilimine yatkınlık gösterirler,
  • Düşük benlik saygısına sahip olurlar.

4. Aşırı Hoşgörülü ve Sınırsız Tutum

Bu ebeveynler çocuklarına karşı sıcak olsalar da hiçbir kontrol mekanizması uygulamazlar. Çocuğun hatalı davranışları bile büyük bir hoşgörüyle karşılanır. Sınırları öğrenemeyen çocuklar;

  • Benmerkezci, asi ve saldırgan olabilirler,
  • Sosyal becerilerde başarısızlık yaşarlar,
  • Toplumsal kurallara uymakta zorluk çekerler.

Tutarsızlık ve Davranış Problemleri

Dengesiz ve tutarsız tutumlar, çocuğun bir davranışı için bazen ödüllendirilip bazen cezalandırılması durumudur. Anne ve baba arasındaki tutum farklılıkları veya ebeveynlerden birinin ilgisizliği, çocuklarda ciddi davranışsal problemlere yol açar. Özellikle annede görülen ruhsal problemler, çocuğun duygusal ve sosyal becerilerini olumsuz etkileyebilir.

Sonuç olarak, sağlıklı bir kişilik gelişimi için ebeveynlerin tutarlı ve dengeli bir yaklaşım sergilemesi şarttır. Çocuğun özdenetim sahibi, özgüvenli ve kendi ayakları üzerinde durabilen bir birey olması, büyük ölçüde ailenin sergilediği yetiştirme tarzına bağlıdır.

Etiketler

Aşırı korumacı aileAile etkisiBilinçli anne babaAnne baba tutumlarıEbeveyn davranışlarıÇocuk yetiştirmede babanın önemi

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Zehra Demirhan

Klinik Psikolog Zehra Demirhan

İlkokulu, ortaokul ve lise Ankara’da okuduktan sonra Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik  Bölümünden mezun oldum. Üsküdar üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programından (tezli) olarak yüksek onur derecesiyle mezun oldum. Yüksek lisans eğitimim sırasında Np Feneryolu Tıp Kliniğinde ve Np Beyin Hastanesinde staj yapma imkânım oldu aynı zamanda Üsküdar Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık Biriminde Asistan Psikolog olarak danışan gördüm. Daha sonra Tezimi Erken Dönem Uyumsuz Şemaların Yaşam Amaçları Belirlemede Etkisi üzerine yazdım.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.