Doktorsitesi.com

Erkek Kısırlığı ve Tedavisi

Op. Dr. Bilgi Gökcan
Op. Dr. Bilgi Gökcan
16 Eylül 2015474 görüntülenme
Randevu Al
Erkek Kısırlığı ve Tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Erkek Kısırlığının Temel Nedenleri ve Sperm Kalitesini Etkileyen Faktörler

Erkek kısırlığı, biyolojik, çevresel ve yaşam tarzına bağlı pek çok farklı etkenden kaynaklanabilen karmaşık bir sağlık sorunudur. Bu durumun en yaygın nedeni olarak kabul edilen varikosel, testis damarlarındaki genişleme sonucu ortaya çıkar. Genişleyen damarlarda göllenen kanın geri dönmesi testis içi dolaşımı bozarak, sperm üretimini ve morfolojisini doğrudan olumsuz etkilemektedir.

Fiziksel ve Çevresel Faktörlerin Sperm Sağlığına Etkisi

Üreme sağlığını etkileyen bir diğer kritik durum ise inmemiş testis problemidir. Testislerin anne karnındayken torbalara inmek yerine karın içinde kalması, yüksek ısı nedeniyle fonksiyon kaybına yol açar. Benzer şekilde, günlük yaşamda maruz kalınan çevresel faktörler de risk teşkil eder:

  • Yüksek Isı Maruziyeti: Fırın, sauna, hamam gibi sıcak ortamlarda çalışmak veya dizüstü bilgisayarı sürekli kucakta taşımak sperm kalitesini bozar.
  • Genital Travmalar: Bölgeye alınan darbeler testislerin ezilmesine ve fonksiyonel zedelenmelere neden olabilir.
  • Enfeksiyonlar: Üreme organı enfeksiyonları ve çocuklukta geçirilen kabakulak, testisleri tutarak kalıcı kısırlığa yol açabilir.

Yaşam Tarzı, İlaçlar ve Genetik Etkenler

Bağımlılık yapıcı maddelerin kullanımı erkek üreme sağlığı üzerinde yıkıcı etkilere sahiptir. Sigara, alkol ve uyuşturucu madde kullanımı, sperm sayısında azalmaya ve ciddi şekil bozukluklarına neden olur. Ayrıca, kanser tedavisinde kullanılan radyoterapi ve kemoterapi yöntemlerinin yanı sıra bazı antidepresan ve antiepileptik ilaçlar da sperm sağlığını olumsuz etkilemektedir.

Genetik faktörler arasında en sık görülen sebep Kleinfelter sendromudur (47XXY). Bu durumda testis gelişimi yetersizdir ve sperm yapımı azalmıştır. Bir diğer genetik sorun ise spermi taşıyan kanalların doğuştan olmaması durumudur (konjenital bilateral vas deferens agenezisi); bu vakalarda sperm üretimi olmasına rağmen menide sperme rastlanmaz.

Erkek Kısırlığında Tedavi Yöntemleri

Kısırlık tedavisinde izlenecek yol, sorunun kaynağına göre belirlenir. Nedeni saptanmış vakalarda uygulanan temel tedavi yöntemleri şunlardır:

DurumUygulanan Tedavi Yöntemi
VarikoselMikrocerrahi müdahale (Başarı oranı %60-70)
EnfeksiyonAntibiyotik tedavisi
BağımlılıkMaddenin bırakılması ve gerekirse tüp bebek süreci
İnmemiş TestisCerrahi müdahale (Kanser riskini önlemek için zorunludur)

Varikosel ameliyatı sonrası 6 ay içinde gebelik oluşmazsa, aşılama veya tüp bebek yöntemlerine başvurulur. Hafif bozukluklarda sperm yıkama ile aşılama tercih edilirken, ağır vakalarda kesin çözüm tüp bebek tedavisidir.

Azospermi Durumunda Uygulanan İleri Tedavi Teknikleri

Spermiogram testinde hiç sperm bulunmaması durumu azospermi olarak adlandırılır. Bu durum iki farklı şekilde ele alınır:

1. Sperm Üretiminin Olmadığı Durumlar

Genetik nedenler, kemoterapi veya inmemiş testis gibi sebeplerle sperm üretilemiyorsa, testisten biyopsi ile parça alınır. Bu süreçte şu yöntemler kullanılır:

  • TESE: İğne ile birkaç farklı noktadan örnek alınması.
  • Micro TESE: Mikroskop altında, dokuların 20 kat büyütülerek incelenmesiyle sperm aranması. Bu yöntemde sperm bulma şansı çok daha yüksektir.

2. Sperm Kanal Sorunları (Tıkanıklık)

Sperm üretimi mevcut ancak taşıyıcı kanallar tıkalı veya doğuştan yoksa, TESA yöntemi uygulanır. Bu işlemde testislerden iğne ile girilerek sperm aspire edilir ve elde edilen hücreler doğrudan tüp bebek tedavisinde kullanılır.

Etiketler

Erkek kısırlığının tedavisi var mıdır?Erkek kısırlığının sebepleriErkek kısırlığının araştırılmasıErkek kısırlığının tanısı nasıl konurErkek kısırlığının nedenleriErkek kısırlığında neler yapılmalıır

Yazar Hakkında

Op. Dr. Bilgi Gökcan

Op. Dr. Bilgi Gökcan

Op. Dr. Bilgi GÖKCAN, 1970 yılında İstanbul'da doğmuştur. İlköğrenimini Beşiktaş Turgut Reis İlkokulu’nda, orta öğrenimini ise Nişantaşı Kız Lisesi’nde dereceyle bitirmiştir. 1987 yılında üniversite sınavında ilk tercihi olan İ.Ü İstanbul Tıp Fakültesi'ni kazanması ile hayallerini süsleyen doktorluk macerası başladı. 

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.