Doktorsitesi.com

Erkek İnfertilitesi ( Kısırlık ) Hakkında

Prof. Dr. Murat Arslan
Prof. Dr. Murat Arslan
23 Ağustos 2017195 görüntülenme
Randevu Al
  • İnfertilite vakalarının yaklaşık %50'sinde erkek faktörü rol oynamakta olup, tanı süreci genellikle daha hızlı ve ekonomik olan erkeğin değerlendirilmesiyle başlar.
  • Erkek üreme sistemi, beyindeki hipotalamus-hipofiz-gonadal eksen ile testislerin uyum içinde çalışmasına ve testosteron ile FSH hormonlarının spermatogenezi yönetmesine dayanır.
  • Testislerde üretilen spermlerin dölleme yeteneği kazanması için epididimden geçmesi, seminal sıvıyla birleşmesi ve kadın üreme sisteminde kapasitasyon sürecini tamamlaması gerekir.
Erkek İnfertilitesi ( Kısırlık ) Hakkında
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Erkek İnfertilitesi ve Üreme Sağlığına Genel Bakış

Günümüzde evli çiftlerin yaklaşık %15’inde üreme problemleri görülmektedir. İnfertilite şikayetiyle başvuran çiftlerin değerlendirmelerinde; vakaların 1/3’ünde erkek faktörü, 1/3’ünde kadın faktörü ve kalan 1/3’ünde ise her iki partnerin de payı olduğu saptanmaktadır. Bu veriler ışığında, ortalama %50 oranında erkek faktörünün infertiliteden sorumlu olduğu söylenebilir.

İnfertilite, herhangi bir doğum kontrol (kontrasepsiyon) yöntemi uygulanmaksızın, çiftlerin 1 yıllık süreç sonunda konsepsiyon (hamilelik) başarısına ulaşamaması olarak tanımlanır. Araştırma süreçlerine öncelikle erkeğin değerlendirilmesiyle başlamak; hem daha hızlı hem de daha ekonomik ve kolay bir yaklaşımdır.

Erkek Üreme Sisteminin İşleyişi ve Hormonal Kontrol

İnsan testisi, çift fonksiyonlu bir organ olarak hayati bir rol üstlenir. Testis içerisindeki seminifer tübüllerde sperm yapımı (spermatogenez) gerçekleşirken, intersitisyel dokudaki Leydig hücreleri ise androjen adı verilen steroid hormonları salgılar. Bu iki fonksiyon birbiriyle yakından ilişkilidir.

Testosteron (T) sentezi, sadece sperm üretimi için değil, aynı zamanda ikincil seks karakterlerinin gelişimi ve sağlıklı bir cinsel aktivite için de zorunludur. Bu süreç, beyindeki hipotalamus-hipofiz-gonadal eksen üzerinden bir geri bildirim (feed-back) mekanizmasıyla yönetilir:

  • Hipotalamus: GnRH (Gonadotropin Salgılatıcı Hormon) salgılar.
  • Hipofiz Bezi: GnRH uyarısıyla LH (Luteinizan Hormon) ve FSH (Folikül Stimülan Hormon) üretir.
  • Testisler: Bu hormonların etkisiyle üretim ve salgılama faaliyetlerini yürütür.

Özetle; bir erkekte üreme sisteminin normal işleyişi, beyindeki merkezler ile testislerin tam bir uyum ve iletişim içinde çalışmasına bağlıdır.

Androjenlerin (Erkeklik Hormonlarının) Temel Fonksiyonları

Hedef dokularda androjenlerin üstlendiği başlıca görevler şunlardır:

  • Hipotalamo-hipofizer eksen üzerinden gonadotropin salınımının düzenlenmesi.
  • Spermatogenezin başlatılması ve sürekliliğinin sağlanması.
  • Anne karnındaki fetüsün gelişimi sırasında iç ve dış genital sistemin farklılaşması.
  • Ergenlik döneminde (puberte) cinsel gelişimin tetiklenmesi.

Spermatogenez: Sperm Yapım Süreci

Spermatogenez, spermatogoniaların bölünerek çoğaldığı ve ardından spermatositlere dönüşerek yavru hücreleri ürettiği oldukça karmaşık bir süreçtir. Bu sürecin en ilkel formları kök hücrelerdir. İlkel bir spermatogoniumdan olgun bir spermin gelişmesine kadar geçen süre, insanlarda ortalama 74 gündür.

Spermatogenezin hormonal düzenlemesinde LH, Leydig hücrelerinden testosteron üretimini uyararak süreci dolaylı yoldan etkiler. FSH ise doğrudan Sertoli hücrelerini hedef alarak çalışır. Testosteron ve FSH, seminifer tübül epiteli üzerinde doğrudan etkili olan temel hormonlardır.

Spermin İletimi, Olgunlaşması ve Depolanması

Testislerde üretilen spermatozoalar başlangıçta hareketsizdir ve yumurtayı (ovum) dölleme yeteneğine sahip değildir. Spermlerin işlevsellik kazanma süreci şu aşamalardan geçer:

  1. Epididim Süreci: Spermler testisten sonra 5-6 metre uzunluğundaki epididim kanalına geçer. Burada ileri doğru hareketlilik ve dölleme yeteneği kazanırlar.
  2. Olgunlaşma: Dölleme yeteneği, epididimin kauda (kuyruk) kısmında tamamlanır. Burası aynı zamanda bir sperm deposudur.
  3. İletim: Depolanan spermler, peristaltik hareketlerle içeriğini ejakülatuar kanala atan vaz deferens yoluyla ilerler.

Seminal Sıvının Bileşimi

Ejakülatın (meni) büyük bir kısmı çeşitli bezlerin salgılarından oluşur. Bu sıvı, asidik vajinal ortamı tamponlayarak spermlerin hayatta kalmasını sağlar.

KaynakKatkı Oranıİçerik
Seminal Veziküller%60Fruktoz, Prostaglandinler, Koagüle edici maddeler
Prostat Bezi%20Fosforilkolin, Sıvılaştırıcı enzimler

Dışarı atılan pıhtılaşmış meni (koagulum), prostattan salınan enzimler sayesinde 20 dakika içinde sıvılaşır.

Fertilizasyon (Döllenme) ve Tanı Yöntemleri

Normal bir döllenme için spermin kadın üreme sisteminde kapasitasyon adı verilen fizyolojik değişimleri geçirmesi gerekir. Bu değişim sayesinde sperm, yumurtanın (oosit) dış tabakalarını delerek içine girebilir. Fertilizasyon genellikle yumurtlamadan sonra kadındaki tüplerde (tubalar) gerçekleşir.

Erkek İnfertilitesinde Değerlendirme Kriterleri

Erkek infertilitesinin teşhisinde anamnez (hasta hikayesi) çok değerlidir. Geçmişteki doğum kontrol yöntemleri veya partnerdeki gebelik geçmişi mutlaka sorgulanmalıdır. Değerlendirme süreci şu 4 temel kriter üzerine kuruludur:

  • Anamnez (Detaylı hasta hikayesi)
  • Fizik Muayene
  • Semen Analizi (Spermiogram)
  • Hormon Tayini

Etiketler

Kısırlık tedavisiErkek kısırlıkİnfertilite erkekErkekte kısırlık oluşumu

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Murat Arslan

Prof. Dr. Murat Arslan

Doç. Dr. Murat ARSLAN, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1999 yılında başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, İzmir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapmış 2004 yılında Üroloji Uzmanı olmuş ve aynı klinikte baş Asistan olarak 2011 yılına kadar çalışmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.