Doktorsitesi.com

ERKEK ADAM AĞLAMAZ MI?

Psk. Dan. Kemal Tuncer
Psk. Dan. Kemal Tuncer
28 Haziran 2019159 görüntülenme
Randevu Al
ERKEK ADAM AĞLAMAZ MI?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Erkek Psikolojisi ve Toplumsal Kalıpların Etkisi

Erkeklik, toplumsal beklentiler ve içsel güdüler arasında şekillenen oldukça karmaşık bir süreçtir. Çocukluk döneminden itibaren aşılanan "erkek adam ağlamaz" klişesi, pek çok erkeğin hayatını daha stresli ve huzursuz bir hale getirmektedir. İlk çağlardan günümüze uzanan koruma, kollama ve sahip çıkma içgüdüsü, kadınlar talep etmese dahi erkekler üzerinde ağır bir yük oluşturabilmektedir. Bu yükün altında ezilen bireyler, çoğu zaman bu durumu ifade edememekte; sonuç olarak kaçınma veya agresifleşme eğilimi göstermektedir.

Erkeklerde Utanç Duygusu ve İletişim Engelleri

Erkeklerin bir konuda bilgi vermekten kaçınması, cümleleri yarım bırakması veya kaçamak ifadeler kullanması genellikle utanç duygusundan kaynaklanmaktadır. Utanç, bilinçli yaşandığında ve üzerine konuşulabildiğinde yönetilebilir bir durumdur; ancak fark edilmediğinde sorunlar derinleşir. Erkekler, farkında olmadıkları bu utanç duygusunu genellikle eşlerine yansıtırlar. Kadınların yüksek utanç kapasitesiyle birleşen bu durum, asıl sebebin bilinmediği yıkıcı tartışma sarmallarına yol açabilir.

Duygusal İfade ve Savunma Mekanizmaları

Günümüzde erkekler duygusal olarak açılmaya daha fazla ihtiyaç duysa da ifadeleri genellikle duygulardan yoksun kalmaktadır. Erkeklerin yıkıcı olaylar karşısında kadınlara oranla daha dayanıklı görünmelerinin temelinde ruhsal acıdan korkmaları yatar. Bu korku nedeniyle ıstıraplarını felsefeye veya somut etkinliklere dönüştürürler. Bu durum, stres altında soğukkanlı kalabilme ve net düşünme yeteneği sağlayarak iş hayatında önemli avantajlar getirir.

Çocukluktan Yetişkinliğe Erkek Gelişimi

Erkek çocukları, bir yandan annelerine duydukları tutkulu sevgi, diğer yandan çevrelerinden gelen "sert ol, duygularını kontrol et" mesajları arasında sıkışırlar. Bu süreçte çocuk, annesinden aldığı kadınsı özellikleri bilinçdışına itmek zorunda kalır. Erkek gelişiminin merkezini oluşturan bu durum, ileride duygu yoksunluğu şeklinde bir panzehir olarak ortaya çıkar. Erkeklerin sorumluluktan kaçma isteği, aslında gözyaşının yasak olmadığı o güvenli çocukluk dönemine dönme arzusunu temsil eder.

İlişkilerde Rol Dağılımı ve Beklentiler

Birçok evlilikte erkekler mantığı, kadınlar ise hisleri temsil eder. Erkeğin sakin kalmasını sağlayan bazen kadının duygusal yoğunluğudur; çünkü erkek dış dünyadan değil, kendi içindeki hislerden korkar. Çözüm, doğru eşi aramak değil, kişinin kendisinin doğru eşe dönüşmesidir. Kadınların ikili ilişkilerde yapması gereken ilk hamle, erkeği değiştirmeye çalışmak değil, onun erkekliğini kabul etmektir.

Erkeklerin İdeal Kadın İmajı ve Beklentileri

Erkeklerin bir ilişkiden beklentileri sanılanın aksine oldukça temel unsurlara dayanmaktadır. Aşağıdaki tabloda erkeklerin partnerlerinden beklentileri özetlenmiştir:

Beklenti KategorisiAçıklama
İletişim TarzıGüler yüzlü, tatlı dilli ve onurlandırıcı yaklaşım.
Duygusal İhtiyaçKendisine ihtiyaç duyulduğunu hissetmek ve danışılmak.
Takdir GörmeHataların yüzüne vurulmaması, başarıların övülmesi.
Dişil EnerjiPartnerinin hayatın her alanında kadın olduğunu hissettirmesi.

Sonuç: Sağlıklı İlişkiler İçin Farkındalık

Erkeklerin içindeki "beyaz atlı prens", sevdiği kadını korumak ve ona yardım etmek için her zaman hazırdır. Ancak bu potansiyelin açığa çıkması için erkeğin desteklenmeye ve takdir edilmeye ihtiyacı vardır. Unutulmamalıdır ki; ağlamamak veya duyguları gizlemek gerçek bir güç göstergesi değildir. Gerçek güç; sevgiye değer vermek, şefkat göstermek ve muhabbeti paylaşarak sağlıklı, doyumlu ilişkiler inşa edebilmektir.

Etiketler

İletişimErkeklerdeKişisel gelişim mi psikoterapi miÖzgüven nedirKişisel gelişimKişisel güvenÖzgüven kaybıÖzgüven problemleri

Yazar Hakkında

Psk. Dan. Kemal Tuncer

Psk. Dan. Kemal Tuncer

Psikolojik Danışman Kemal Tuncer İlk, orta ve lise eğitimimi Denizli ‘de tamamladı. 1993 yılında İstanbul Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik lisans programına başladı ve bu programı 1997 yılında tamamladı. 1997-1998 yılları arasında Çapa Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Ana Bilim Dalında stajını yaptı..1998-2000 yılları arasında İstanbul ‘da Bakırköy Psikolojik Danışmanlık Merkezinde Psikolojik Danışman olarak çalıştı.Yine aynı dönemde askerlik vazifesini Şırnak 6. Piyade Tugayı ‘nda asteğmen olarak tamamladı. Askerlik görevimde de mesleğimi icra etmeye devam etmiştir. 2000 yılında döndüğü memleketinde , 2000 yılından 2006 yılına kadar özel eğitim merkezinde eğitmen ve psikolojik danışman olarak görev yaptı. 2006 yılında kurduğu Özel Denizli Empati Danışmanlık şirketiyle de hem özel eğitim alanında hem de psikolojik danışmanlık alanında hizmet vermeye devam etmektedir.Denizli’de Albayrak Meydanı ‘ndaki özel eğitim ve rehabilitasyon merkezindeki kadrosuyla eğitim vermektedir. Yine Kınıklı ‘daki ofisinde çocuk, genç ve yetişkin danışanlarına psikolojik danışmanlık hizmeti vermeye devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.