Doktorsitesi.com

ÇOCUKLARDA DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU HAKKINDA

Uzm. Psk. Erdoğan Buhurci
Uzm. Psk. Erdoğan Buhurci
26 Nisan 2021155 görüntülenme
Randevu Al
ÇOCUKLARDA DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU HAKKINDA
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Dikkat Eksikliği Bozukluğu Nedir ve Kimlerde Görülür?

Dikkat eksikliği bozukluğu, toplum genelinde oldukça sık rastlanan bir rahatsızlıktır. İstatistiksel verilere göre, her yüz çocuktan yaklaşık beşinde veya on ikisinde bu duruma rastlanmaktadır. Bu noktada en büyük yanılgı, problemin zekâ seviyesiyle ilgili olduğunun düşünülmesidir. Oysa bu çocukların zekâlarında hiçbir problem yoktur; hatta sıklıkla çok zeki çocuklarda bu tanıya rastlanmaktadır.

Dikkat Eksikliğinin Temelindeki Fizyolojik Nedenler

Dikkat eksikliği yaşayan çocuklarda ana problem bilginin depolanmasıyla ilgili değildir. Temel sorun, bilgi beyne kaydedildikten sonra bu bilginin beynin üst tabakasındaki işlevsel bölgelere çağrılması sırasında yaşanan aksaklıklardır. Bu durum, çocuğun sahip olduğu bilgiyi ihtiyaç anında verimli bir şekilde kullanmasını engeller.

Günlük Hayatta ve Akademik Süreçte Belirtiler

Dikkat eksikliği olan bireyler, özellikle akademik sorumluluklar ve planlama gerektiren işlerde çeşitli zorluklarla karşılaşırlar. En belirgin özellikler şu şekilde sıralanabilir:

  • Ödev Süreçleri: Ödev yaparken yoğun kaygı duyarlar, dikkatleri hızla dağılır ve sürekli ders başından kalkma eğilimi gösterirler.
  • Planlama Sorunları: Zaman yönetimini ve günlük programlarını organize etmekte güçlük çekerler.
  • Sınav Performansı: 60 dakikalık bir sınavda ilk 5 dakika mükemmel performans sergilerken, son 5 dakikada odak kaybı nedeniyle basit hatalar yapabilirler.
  • Seçici Odaklanma: Bu durum, bireyin işine gelen (ilgi duyduğu) olaylara odaklanırken, monoton veya zorunlu işlere odaklanamama kusuru olarak tanımlanabilir.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunda Tedavi Yaklaşımları

Rahatsızlığın temelinde biyolojik bir problem yattığı için tedavi süreci çok yönlü planlanmalıdır. Akademik başarı için ilaç kullanımı, davranışsal problemlerin çözümü için ise terapi desteği kritik öneme sahiptir.

İlaç Tedavisinin Çalışma Mekanizması

İlaç tedavisi, beynin kendi ürettiği dopamin ve noradrenalin maddelerinin, beynin "şefi" olarak nitelendirilen ön kısma (prefrontal korteks) yönlendirilmesini sağlar. Bu süreç şu avantajları beraberinde getirir:

Fonksiyonİlaç Tedavisinin Etkisi
OdaklanmaMonoton olaylara ve ders çalışmaya karşı konsantrasyonu artırır.
Bilgi İşlemeÇalışma süresince öğrenilen bilgilerin kalıcı olmasını sağlar.
Sosyal UyumÇocuğun arkadaş grupları tarafından kabul görmesini kolaylaştırır.

Erken Tedavinin Önemi ve Sosyal Etkileri

Tedavi edilmeyen dikkat eksikliği, çocuğun ilerleyen yaşlarda kendisini "yetersiz" veya "kusurlu" hissetmesine neden olabilir. Toplum tarafından dışlanan çocuklar, sosyal kabul görebilmek adına yanlış arkadaşlık gruplarına yönelebilirler. Erken teşhis ve tedavi, çocuğun sadece akademik hayatını değil; gelecekteki evlilik, iş ve sosyal huzur kapasitesini de doğrudan koruma altına alır.

Davranış Terapisi ve Aile Eğitimi

Davranış tedavisinde anne, baba, çocuk, öğretmen ve terapistten oluşan bir ekip çalışması yürütülür. Bu sistemde terapist bir şef rolü üstlenir ve ailenin eğitilmesi sürecin en hayati parçasını oluşturur. Eğer müdahale edilmezse, 15 yaşından sonra şu riskler ortaya çıkabilir:

  1. Karşı Koyma - Karşı Gelme Bozukluğu
  2. Davranım Bozukluğu
  3. Neden-sonuç ilişkisi kurmada yaşanan kronik problemler

Son yıllarda, öğrenme temelli programlar da dikkat eksikliğine yönelik olumlu geri dönüşler sağlamaktadır. Bu durumun bir uzman doktor rehberliğinde takip edilmesi, çocuğun sağlıklı bir birey olarak topluma kazandırılması için en önemli etkendir.

Etiketler

Dikkat eksikliği oluşumuDikkat eksikliği yaşıDikkat eksikliği tedavisiHiperaktivite oluşumuHiperaktivite bozukluğu

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Erdoğan Buhurci

Uzm. Psk. Erdoğan Buhurci

Psk. Erdoğan Buhurci, 1983 yılında Afyonkarahisar'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Dicle Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümünü başarıyla tamamlayarak Psikolog unvanı almıştır. Yüksek lisansını ise, Osmangazi Fatih Üniversitesi Eğitim Yönetimi, Denetimi, Planlama ve Uygulamasında tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.