Ergenlerde Öfke Patlamaları: "Sanki Beni Anlamıyorlar" Hissi Nereden Geliyor?

Ergenlik dönemi, duyguların yoğun yaşandığı ve ifade edilmesinin zorlaştığı bir gelişim sürecidir. Bu dönemde görülen öfke patlamaları çoğu zaman “saygısızlık”, “şımarıklık” ya da “inatçılık” olarak yorumlanır. Oysa ergenin yaşadığı öfke, çoğunlukla anlaşılmama ve görülmeme hissinin dışa vurumudur.
Ergen beyni hâlâ gelişim halindedir. Özellikle duyguları düzenlemekten sorumlu olan prefrontal korteks tam olarak olgunlaşmadığı için, yoğun duygular ani tepkilerle ortaya çıkabilir. Bu nedenle ergen, hissettiği hayal kırıklığını ya da üzüntüyü söze dökmekte zorlanır; öfke daha “kolay” bir ifade biçimi hâline gelir.
Öfke patlamalarının altında çoğu zaman bastırılmış duygular yatar. Eleştirilmek, küçümsenmek, sürekli yönlendirilmek ya da kıyaslanmak ergenin iç dünyasında birikmeye neden olur. “Kimse beni dinlemiyor” düşüncesi, zamanla yoğun bir gerilime dönüşür ve en küçük tetikleyicide patlama yaşanabilir.
Aile içinde yaşanan iletişim sorunları bu süreci derinleştirir. Sürekli öğüt veren, nasihat eden ya da duyguları küçümseyen ebeveyn tutumları ergenin kendini savunmaya almasına neden olur. Bu savunma çoğu zaman öfke şeklinde ortaya çıkar.
Öfke patlamaları aslında bir çağrıdır: “Beni fark edin.” Ergen, duygusunu düzenleyemediği için davranışıyla anlatmaya çalışır. Bu noktada cezalandırıcı yaklaşımlar sorunu çözmek yerine artırır.
Ergene öfkesinin altında yatan duyguyu fark ettirmek, “Şu an çok sinirlisin ama sanırım kırıldın” gibi yansıtıcı cümleler kullanmak duygusal regülasyonu destekler. Anlaşıldığını hisseden ergenin öfkesi daha hızlı yatışır.

