Engelli çocuk ve adölesanlarda Görülen Beslenme Sorunlarının ANtropometrik Ölçümler, Diyet Kalitesi ve Beslenme Durumları Üzerine Etkisinin İncelenmesi
- Engelli çocuklarda beslenme sorunları görülme oranı %30-80 arasındayken, bu bireylerin %69,7'si besin seçiciliği ve iştahsızlık gibi en az bir beslenme problemi yaşamaktadır.
- Araştırma sonuçları, engelli bireylerin su ve lif tüketiminin yetersiz, yağ ve kolesterol alımının ise önerilen seviyelerin üzerinde olduğunu göstermektedir.
- Engelli bireylerin yaşam kalitesini artırmak için kişiye özel beslenme takibi yapılması ve ailelerin beslenme bilincinin artırılması kritik öneme sahiptir.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Giriş: Beslenme ve Gastrointestinal Sistemin Önemi
Beslenme, bireyin büyümesi, gelişmesi ve sağlığının korunması için gerekli olan besin öğelerinin vücuda alınarak kullanılması sürecidir. Bu sürecin merkezinde, besinlerin sindirilip yapı taşlarına ayrıldığı ve kana karıştığı gastrointestinal sistem (GIS) yer almaktadır. Ağızdan anüse kadar uzanan bu sistemde meydana gelen herhangi bir aksama, vücudun enerji ihtiyacının karşılanamamasına ve doku yapımının durmasına, dolayısıyla yetersiz beslenme (malnütrisyon) durumuna yol açar.
Engelli bireyler; zihinsel, işitme-konuşma, görme, ortopedik ve süreğen engelliler olmak üzere beş ana grupta incelenmektedir. Sağlıklı çocuklarda malnütrisyon ve obezite görülme oranı %25-30 civarındayken, engelli çocuklarda bu oran %30-80 seviyelerine çıkmaktadır. Engelli bireylerde karşılaşılan iştahsızlık, besin reddi ve yutma güçlüğü gibi problemler, beslenme durumunu kalıcı olarak olumsuz etkileyebilmektedir.
Engelli Bireylerde Beslenme Sorunları ve Literatür Bulguları
Literatürdeki çalışmalar, farklı engel gruplarının kendine has beslenme zorlukları yaşadığını ortaya koymaktadır:
- Zihinsel Engelli Çocuklar: Yapılan araştırmalarda bu çocukların %43,8’inde beslenme sorunu, %28,1’inde ise öğün atlama alışkanlığı saptanmıştır.
- Görme Engelli Çocuklar: Diyet kalitesi incelemelerinde kalsiyum, posa ve enerji alımlarının referans değerlerin altında kaldığı görülmüştür.
- Serebral Palsi (SP): Fiziksel engel düzeyi arttıkça yetersiz beslenme riskinin de arttığı bildirilmiştir.
- Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB): Bu bireylerde iştahsızlık (%50), konstipasyon (%36,1) ve çiğneme problemleri yaygın olarak görülmektedir.
Materyal ve Metot
Bu çalışma, Türkiye genelinde 5-18 yaş arası fiziksel veya zihinsel engele sahip 1967 çocuk ve adölesan ile yürütülmüştür. Araştırma kapsamında şu yöntemler kullanılmıştır:
- Antropometrik Ölçümler: Boy, kilo ve Beden Kütle İndeksi (BKİ) değerleri aile beyanına göre alınmış, WHO AnthroPlus yazılımı ile Z skorları hesaplanmıştır.
- Besin Tüketim Kaydı: 24 saatlik geriye dönük hatırlatma yöntemi kullanılmış ve veriler BeBis 8.1 programı ile analiz edilmiştir.
- Diyet Kalitesi (KIDMED): Akdeniz Diyeti Kalite İndeksi uygulanarak bireylerin beslenme alışkanlıkları puanlanmıştır.
- İstatistiksel Analiz: Veriler SPSS 26.0 programında tanımlayıcı analiz yöntemleriyle değerlendirilmiştir.
Araştırma Bulguları ve Veri Analizi
Araştırmaya katılan 1967 bireyin 924'ü kız, 1043'ü erkektir. Katılımcıların %36,6’sı fiziksel, %63,4’ü zihinsel engele sahiptir.
Beslenme Alışkanlıkları ve Öğün Sayıları
Bireylerin öğün düzenleri incelendiğinde, büyük çoğunluğunun (%72,2) günde 3 ana öğün tükettiği görülmüştür. Ara öğün alışkanlıkları ise şu şekildedir:
| Öğün Türü | Hiç (%) | 1 Öğün (%) | 2 Öğün (%) | 3+ Öğün (%) |
|---|---|---|---|---|
| Ana Öğün | 1,1 (1 öğün) | 26,4 (2 öğün) | 72,2 (3 öğün) | 0,4 (4+ öğün) |
| Ara Öğün | 14,1 | 29,6 | 37,4 | 18,9 |
Yaygın Görülen Beslenme Sorunları
Araştırma kapsamındaki engelli bireylerin %69,7’si en az bir beslenme sorunu yaşamaktadır. En sık karşılaşılan problemler şunlardır:
- Besin takıntısı ve seçiciliği: %31,7
- İştahsızlık: %22,9
- Besin reddi: %22,3
- Hızlı yeme alışkanlığı: %19,6
- Besin neofobisi (yeni besin reddi): %15,4
Enerji ve Besin Öğesi Alım Düzeyleri
Yaş gruplarına göre yapılan analizlerde, özellikle su tüketiminin tüm gruplarda önerilen seviyenin (1650-2500 ml) altında kaldığı saptanmıştır. Enerji dağılımında ise yağdan gelen enerjinin yüksek, lif alımının ise yetersiz olduğu görülmüştür.
Tartışma ve Değerlendirme
Çalışma sonuçları, engelli çocukların beslenme örüntülerinin tek düze olduğunu ve besin çeşitliliğinin azaldığını göstermektedir. Özellikle 4-6, 11-14 ve 15-18 yaş gruplarında enerji alımı yetersiz bulunmuştur. Tüm yaş gruplarında diyetle alınan kolesterol miktarı önerilen sınırların üzerindedir.
Antropometrik açıdan bakıldığında, bireylerin büyük çoğunluğu -2 SD ile +2 SD aralığında, yani normal büyüme eğrisinde yer alsa da, beslenme sorunları yaşayan bireylerde mikro besin öğesi eksiklikleri riski devam etmektedir. KIDMED skorlarına göre hem sorun yaşayan hem de yaşamayan grubun "orta düzey" diyet kalitesine sahip olduğu belirlenmiştir.
Sonuç ve Öneriler
Engelli bireylerde beslenme yönetimi, kronik hastalık riskini azaltmak ve yaşam kalitesini artırmak için kritik öneme sahiptir. Araştırma sonucunda şu öneriler sunulmaktadır:
- Kişiye Özel Takip: Büyüme ve gelişmesi yetersiz saptanan çocuklar, diyetisyen ve doktor kontrolünde düzenli izlenmelidir.
- Ebeveyn Eğitimi: Ailelerin beslenme bilinci artırılmalı, besin seçiciliği ile başa çıkma yöntemleri öğretilmelidir.
- Beslenme Desteği: Gerekli durumlarda tıbbi beslenme destek ürünleri kullanımı değerlendirilmelidir.
- Dengeli Diyet: Yağ ve kolesterol alımı kısıtlanmalı, lifli gıdaların ve su tüketiminin artırılması teşvik edilmelidir.
Toplumun geleceğini oluşturan bu özel grupta, erken aşamada alınacak beslenme önlemleri toplum sağlığına doğrudan katkı sağlayacaktır.

