Doktorsitesi.com

Eating attitudes of migraine patients in Turkey: a prospective multi-center study

Uzm. Dr. Mert Van
Uzm. Dr. Mert Van
4 Ağustos 202614 görüntülenme
Randevu Al
  • Migren hastalarında yeme bozukluğu riski ve psikiyatriste sevk edilme oranları, sağlıklı bireylere göre istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur.
  • Araştırma sonuçları, migrenli bireylerde depresyon ve anksiyete skorlarının kontrol grubuna kıyasla belirgin şekilde daha yüksek olduğunu kanıtlamaktadır.
  • Migren ataklarının şiddeti veya sıklığı ile yeme tutumları arasında doğrudan bir ilişki saptanmamış olsa da her iki durumun benzer kişilik profillerinde ve genç kadınlarda sık görülmesi dikkat çekicidir.
Eating attitudes of migraine patients in Turkey: a prospective multi-center study
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Migren ve Psikiyatrik Bozukluklar Arasındaki Bağlantı

Migren, karakteristik baş ağrısı atakları ile seyreden, etiyolojisinde genetik ve çevresel faktörlerin rol oynadığı multifaktöriyel bir hastalıktır. Bu rahatsızlık, fiziksel semptomların yanı sıra nevrotisizm ve obsesif kompulsif bozukluk gibi psikiyatrik durumlarla birlikte görülebilmektedir. Stres, hormonal değişimler ve belirli gıdaların tüketimi, migren ataklarını tetikleyen temel unsurlar arasında yer almaktadır.

Önceki çalışmalar, migren hastalarında yeme tutumları ve bozukluklarının oldukça yaygın olduğunu göstermiştir. Yeme bozuklukları, anormal yeme alışkanlıklarıyla ilişkili psikiyatrik rahatsızlıklar olarak tanımlanır. Hem migrenin hem de yeme bozukluklarının genç kadınlarda sık görülmesi ve bu hasta gruplarının benzer kişilik profillerine sahip olması, aradaki ilişkiyi dikkat çekici kılmaktadır.

Araştırma Metodolojisi ve Veri Toplama

Bu çalışma, Türkiye genelinde 21 merkezin katılımıyla gerçekleştirilen prospektif ve çok merkezli bir vaka-kontrol çalışması olarak tasarlanmıştır. Elde edilen tüm veriler, belirlenen tek bir merkezde toplanarak titizlikle değerlendirilmiştir.

Çalışma sürecinde şu adımlar izlenmiştir:

  • 1200 migren hastası ve 958 sağlıklı bireyden oluşan bir havuz oluşturulmuştur.
  • Propensity Score (PS) matching yöntemi kullanılarak; yaş, vücut kitle indeksi (VKI), medeni durum ve istihdam durumu açısından eşleştirilmiş gruplar belirlenmiştir.
  • Katılımcılara Yeme Tutumu Testi-26 (EAT-26), Beck Depresyon Envanteri (BDI) ve Beck Anksiyete Envanteri (BAI) uygulanmıştır.

Araştırma Bulguları ve İstatistiksel Analiz

Yapılan karşılaştırmalar sonucunda, migren hastalarının kontrol grubuna oranla hem EAT-26 skorlarının hem de yeme bozukluğu semptomları nedeniyle psikiyatriste sevk edilme oranlarının istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu saptanmıştır.

Bulguların detayları şu şekildedir:

ParametreMigren Grubu Sonucuİstatistiksel Değer (p)
EAT-26 SkorlarıDaha Yüksekp = 0.034
Psikiyatriste Sevk GereksinimiDaha Yüksekp = 0.0001
Depresyon (BDI) SkorlarıDaha Yüksekp = 0.0001
Anksiyete (BAI) SkorlarıDaha Yüksekp = 0.0001

Araştırmada dikkat çeken bir diğer nokta ise, ağrı şiddeti veya atak sıklığının yeme tutumları ile doğrudan ilişkili bulunmamasıdır (r:0.09, p = 0.055).

Sonuç: Migren Yönetiminde Yeni Perspektifler

Çalışma sonuçları, migren hastalarında yeme alışkanlıklarının değiştiğini ve bu bireylerin daha yüksek yeme bozukluğu riski taşıdığını kanıtlamaktadır. Ayrıca, depresyon ve anksiyetenin migren hastaları arasında oldukça yaygın olduğu doğrulanmıştır.

Migren ve yeme alışkanlıkları arasındaki bu ilişkinin netleştirilmesi, hastalığın patogenezinin daha iyi anlaşılmasına hizmet edecektir. Bu durum, gelecekte her iki antite için de yeni terapötik seçeneklerin geliştirilmesine olanak sağlama potansiyeline sahiptir.

Etiketler

Migren atağı

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Mert Van

Uzm. Dr. Mert Van

Uzm. Dr. Mert Van, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra nöroloji uzmanlık eğitimini Sağlık Bilimleri Üniversitesi Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tamamlamıştır. Mesleki çalışmalarını Medical Park Ordu Hastanesi Nöroloji Bölümü’nde sürdürmektedir.

Başlıca ilgi alanları arasında migren ve diğer baş ağrıları, baş ağrısında sinir blokajı uygulamaları, inme ve beyin damar hastalıkları, Parkinson hastalığı ve hareket bozuklukları, Alzheimer hastalığı ve diğer demans türleri, epilepsi, vertigo ve denge bozuklukları, uyku bozuklukları ile nöromüsküler hastalıklar yer almaktadır. Ayrıca EEG ve EMG incelemelerinin uygulanması ve değerlendirilmesiyle ilgilenmektedir.

Mesleki gelişimine önem veren Uzm. Dr. Mert Van, çok sayıda ulusal ve uluslararası bilimsel kongreye katılmıştır. Ulusal ve uluslararası bilimsel dergilerde yayımlanmış makaleleri ve bilimsel kongrelerde sunulmuş sözlü bildirileri bulunmaktadır.

Hasta-hekim iletişimini tanı ve tedavi sürecinin önemli bir parçası olarak görmekte; hastalarını şikâyetleri, tanıları ve tedavi seçenekleri konusunda anlaşılır şekilde bilgilendirmeyi, tedavi sürecini hasta ile iş birliği içerisinde planlamayı önemsemektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.