Doktorsitesi.com

Dunning- Kruger Sendromu(Neyi Bildiğimden Emin miyim?)

Klinik Psikolog Damla Kankaya
Klinik Psikolog Damla Kankaya5.0(97 Değerlendirme)
30 Ağustos 2023221 görüntülenme
Randevu Al
  • Dunning-Kruger sendromu, yetersiz bilgiye sahip bireylerin becerilerini abarttığı, uzmanların ise yetkinliklerini olduğundan düşük değerlendirdiği bir bilişsel önyargıdır.
  • Bu etki, düşük başarı gösterenlerin hatalarını fark edecek bilgi düzeyine sahip olmamalarından, yüksek başarı gösterenlerin ise başkalarının da kendileri kadar bilgili olduğunu varsaymalarından kaynaklanır.
  • Justin Kruger ve David Dunning tarafından bilimsel temele oturtulan bu teori, bireysel yanılsama, kıyaslama hatası ve mutlak inanç gibi aşırı güven boyutlarıyla incelenmektedir.
Dunning- Kruger Sendromu(Neyi Bildiğimden Emin miyim?)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Dunning-Kruger Sendromu: Neyi Bildiğimizden Emin miyiz?

Dunning-Kruger sendromu, bir konu hakkında yetersiz bilgiye sahip bireylerin kendi becerilerini aşırı derecede yüksek görmeleri, buna karşın uzman kişilerin ise kendi yetkinliklerini olduğundan daha düşük değerlendirmeleri şeklinde tanımlanan bir bilişsel önyargıdır. Bu yanılsama, bireylerin kendi bilgi düzeylerini ve yeteneklerini objektif bir şekilde değerlendirememelerinden kaynaklanır.

Bu teori, 2000 yılında Justin Kruger ve David Dunning tarafından gerçekleştirilen ve kendilerine Nobel Psikoloji Ödülü kazandıran bir çalışma ile bilim dünyasına kazandırılmıştır. Araştırmacılar, bu çalışmayı yaparken 1995 yılında yaşanan ilginç bir olaydan esinlenmişlerdir.

Limon Suyu ile Görünmezlik Yanılgısı: McArthur Wheeler Vakası

Teorinin temelindeki ilham kaynağı, yüzüne limon suyu sürerek görünmez olduğuna inanan 44 yaşındaki McArthur Wheeler isimli hırsızdır. Wheeler, limon suyunun kimyasal özellikleri sayesinde kendisini kameralardan gizleyeceğine dair hatalı bir teze sahipti. Bu düşünceyle iki bankayı soymaya çalışan Wheeler, aynı gün polis tarafından yakalanmış ve kameraların kendisini net bir şekilde kaydettiğini görünce büyük bir şaşkınlık yaşamıştır.

Bilimsel Deney: Cornell Üniversitesi Araştırması

Kruger ve Dunning, bu vakadan yola çıkarak Cornell Üniversitesi'nde başarı düzeyleri farklı 45 öğrenci üzerinde bir test uygulamıştır. Deneyin sonuçları, Dunning-Kruger etkisini net bir şekilde ortaya koymuştur:

  • Düşük Başarı Gösterenler: Testin en alt %10'luk diliminde yer alan öğrenciler, soruların %60'ına doğru yanıt verdiklerini düşünmüş ve kendilerini olduğundan çok daha başarılı görmüşlerdir.
  • Yüksek Başarı Gösterenler: Testin %90'ına doğru yanıt veren en başarılı grup ise en mütevazı yaklaşımı sergileyerek, başarı oranlarını %70 civarında tahmin etmişlerdir.

Cehaletin ve Uzmanlığın Algı Hataları

Kruger ve Dunning, bu durumu şu şekilde özetlemektedir: "Cahillerin ve yeteneksizlerin ölçüsüzlükleri kendileriyle ilgili algılarındaki hatalardan; yüksek bilgi düzeyine sahip ve becerikli kişilerin ölçüsüzlüğü ise diğer insanlarla ilgili algılarındaki hatalardan kaynaklanmaktadır."

Dunning-Kruger sendromuna sahip bireyler, hatalarını fark edebilecek düzeyde bilgiye sahip olmadıkları için yetersizliklerini göremezler. Bu durum, nerede yanlış yaptıklarını anlamalarını engellerken sahip oldukları sınırlı yetenekleri abartmalarına yol açar.

Aşırı Güvenin Üç Farklı Boyutu

Literatürde aşırı güven ve bu sendromun yansımaları üç temel başlıkta incelenmektedir:

  1. Bireysel Yanılsama: Kişinin kendi becerisini veya başarı şansını gerçekte olduğundan çok daha fazla görmesi.
  2. Kıyaslama Hatası: Kişinin kendisini diğer bireylerle karşılaştırdığında, her zaman onlardan daha iyi olduğuna inanması.
  3. Mutlak İnanç: Kişinin kendi doğrularından şüphe etmemesi ve yanılma ihtimalini tamamen göz ardı etmesi.

Sonuç ve Genel Değerlendirme

Özetle, Dunning-Kruger Etkisi, belirli bir alanda azami düzeyde yetenek veya tecrübe sahibi olmayan bireylerin, bu eksikliklerini fark edemeyip kendilerini uzman sanmaları durumudur. Diğer taraftan, gerçek anlamda donanımlı ve bilgili uzmanların, herkesin kendileri kadar bildiğini varsayarak kendi yeteneklerini küçümsemeleri de bu sendromun bir parçasıdır.

Hazırlayanlar: Uzman Klinik Psikolog Damla Kankaya Sünteroğlu Psikolog Ezgi Şahin

Kaynakça

  • TÜBİTAK Bilim Genç (Erişim: 30.08.23)
  • Evrim Ağacı (Erişim: 30.08.23)
  • Dr. Gülşah Meral Özgür (Erişim: 30.08.23)
  • Savaş, S. (2016). Dunning-Kruger Sendromu ve Kurumsal Dışavurum.
  • Somyürek, S., & Çelik, İ. (2018). Dunning-Kruger Sendromu ve Öznel Değerlendirmeler.

Etiketler

Dunning-kruger sendromuDunning krugerDunning kruger hastalığı

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Almanya (Nurnberg) doğumlu Uzm. Klinik Psikolog Damla KANKAYA Lise Eğitimini tamamladıktan sonra FOS Nurnberg de Önlisans Psikoloji eğitimini bitirmiştir.

İstanbul Beykent Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden Burslu Onur Öğrencisi olarak mezun olmuştur. Lisan eğitimini takiben aynı yıl içerisinde yüksek lisansa başlamış ve uzmanlığını Klinik Psikolog olarak tamamlamıştır.

Klinik Psikoloji Doktora Programının Tez aşamasındadır.

Kurumsal Şirketlere yönelik Endüstriyel Psikoloji alanında danışmanlık vermektedir.

Birçok Yurtiçi ve Yurtdışı Eğitimlerde Sunum ve Kongrelere Konuşmacı ve katılımcı olarak çalışmalarına devam etmektedir.

Türkiye'de ilk olarak araştırılmış olan 'Evli Bireylerde Aldatma Eğilimi ve Cinsel Yaşantılar' adlı tez konusu Türk Psikiyatri dergisinde yayınlanmıştır. Türk Psikologlar Derneği (TPD) üyesidir.

İstanbul Kurumsal Danışmanlık Ofisi sahibidir. Endüstriyel Psikolog olarak Şirket ve Okullara yönelik kurumsal danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Öğrencilere mesleki gelişim programları ile bu ofiste destek olmayı hedeflemektedir

Antalya Damla KANKAYA SÜNTEROĞLU Özel Sağlık Hizmet Birimi kurucusudur. Antalya kliniğinde yüz yüze veya online olarak yetişkinlere yönelik; Bireysel, Cinsel, Aile ve Çift Danışmanlığı alanlarında hizmet sunmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.