DSM V- YEME BOZUKLUKLARI
- Yeme bozuklukları, DSM-V sınıflandırmasına göre bireyin fiziksel sağlığını ve psikososyal işlevselliğini ciddi şekilde bozan, pika ve anoreksiya gibi çeşitli kategorilere ayrılan karmaşık ruhsal durumlardır.
- Anoreksiya ve bulimiya nervoza gibi bozukluklar, vücut algısındaki bozulmalar ve kontrolsüz yeme atakları sonrası gelişen telafi edici davranışlarla karakterize edilir.
- Tedavi süreçlerinde hastanın benlik saygısını artırmak, sağlıklı yeme alışkanlıkları kazandırmak ve psikososyal destek sağlamak temel amaçlar arasında yer alır.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Yeme Bozuklukları ve DSM-V Sınıflandırması
DSM-V (2013) verilerine göre yeme bozuklukları; bireyin fiziksel sağlığını ve psikososyal işlevselliğini ciddi şekilde bozan karmaşık ruhsal durumlardır. Bu bozukluklar; pika, geri çıkarma, kaçıngan/kısıtlı yiyecek alımı, anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza ve tıkınırcasına yeme bozukluğu gibi spesifik kategorilere ayrılmaktadır.
1. Pika
Pika, bireyin en az bir ay boyunca besin değeri taşımayan ve yenilebilir olmayan maddeleri (toprak, kâğıt, boya vb.) sürekli olarak tüketmesi durumudur. Bu davranışın özellikleri şunlardır:
- Kişinin gelişimsel düzeyi ile uyumlu değildir.
- Kültürel veya toplumsal bir dayanağı bulunmaz.
- Kadınlarda özellikle hamilelik döneminde ortaya çıkabilir.
- Başka bir ruhsal bozuklukla birlikte görülüyorsa, klinik müdahale gerektirecek kadar şiddetlidir.
2. Geri Çıkarma (Geviş Getirme) Bozukluğu
Bu bozukluk, bireyin yuttuğu gıdayı en az bir ay boyunca sık sık ağzına geri getirmesi, yeniden çiğnemesi, yutması veya dışarı tükürmesi ile karakterizedir. Sorun tamamen psikolojik kökenlidir ve herhangi bir organik nedene bağlanamaz.
3. Kaçıngan/Kısıtlı Yiyecek Alımı Bozukluğu
Yemeye karşı ilgisizlik veya yiyeceklerin duyusal özelliklerinden kaçınma nedeniyle enerji gereksiniminin karşılanamaması durumudur. Tanı için aşağıdaki belirtilerden en az birinin eşlik etmesi gerekir:
- Belirgin kilo kaybı veya çocuklarda büyümenin duraksaması.
- Ciddi beslenme eksikliği.
- Enteral beslenmeye veya ağızdan destekleyicilere bağımlılık.
- Psikososyal işlevsellikte düşüş.
4. Anoreksiya Nervoza
Kişinin enerji alımını kısıtlayarak, yaşı ve cinsiyeti için beklenen en düşük vücut ağırlığının altına düşmesi durumudur. Bu tabloda, kişinin vücut ağırlığını algılamasında ciddi bir bozukluk mevcuttur.
Etyoloji ve Belirtiler
Biyolojik nedenler arasında hipotalamus bozuklukları ve serotonin/norepinefrin seviyelerindeki azalmalar yer alırken; psikososyal nedenler arasında normal kilo fobisi ve toplumsal zayıflık idealizasyonu bulunur.
| Belirti Türü | Temel Göstergeler |
|---|---|
| Objektif Belirtiler | Kasıtlı kilo kaybı, amenore (adet kesilmesi), bradikardi, lanugo tüyleri. |
| Subjektif Belirtiler | Kontrolü kaybetme korkusu, yetersizlik hissi, obsesif düşünceler. |
Alt Tipler ve Tedavi
- Kısıtlı Tip: Son 3 ayda sadece diyet ve egzersizle kilo kaybı sağlanır.
- Tıkınırcasına Yiyen/Çıkartan Tip: Son 3 ayda düzenli olarak kusma veya laksatif kullanımı görülür.
Tedavi Amaçları: Benlik saygısını artırmak, vücut ağırlığını %90 seviyesine çıkarmak ve sağlıklı yeme alışkanlığı kazandırmaktır.
5. Bulimia Nervoza
Belirli bir zaman diliminde (örneğin 2 saat) normalden çok daha fazla yemek yeme ve ardından gelen uygunsuz dengeleyici davranışlar (kusma, aşırı egzersiz) ile tanımlanır. Bu döngü 3 ay boyunca haftada en az bir kez tekrarlanır.
Hemşirelik Yaklaşımları:
- Güvenilir ve dürüst bir atmosfer oluşturulmalıdır.
- Hastanın duygularını tanımlamasına ve benlik saygısını artırmasına yardımcı olunmalıdır.
- Grup terapileri ve aile katılımı teşvik edilmelidir.
6. Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu
Bulimia nervozadan farkı, yeme ataklarından sonra kusma veya laksatif kullanımı gibi dengeleyici davranışların olmamasıdır. Kişi, yeme kontrolünün kalktığı bu dönemlerden dolayı belirgin bir sıkıntı duyar.
7. Diğer Tanımlı ve Tanımlanmamış Yeme Bozuklukları
- Tanımlanmış Diğer Yeme Bozuklukları: Özgül tanı ölçütlerini tam karşılamayan ancak klinik olarak açıklanmak istenen durumlar.
- Tanımlanmamış Yeme Bozukluğu: Bilgi yetersizliği veya klinisyenin özgül bir tanı koymayı tercih etmediği durumlar için kullanılır.



