Donors With Hepatitis B Surface Antigen Positivity

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
HBsAg Pozitif Donörlerin Böbrek Naklinde Kullanımı
Kadavradan organ bağışı sayısının stabil seyretmesine karşın, nakil bekleyen hasta sayısının hızla artması dünya genelinde ciddi bir organ kıtlığına yol açmaktadır. Bu soruna çözüm üretmek amacıyla, geçmişte marjinal veya istenmeyen olarak kabul edilen (yaşlı donörler, hemodinamik olarak stabil olmayan donörler ve Hepatit B virüsü (HBV) belirteçleri taşıyanlar) donörlerin kullanımı stratejik bir önem kazanmıştır. Bu çalışma, HBsAg pozitif canlı donörlerden yapılan böbrek nakillerinin klinik ve biyokimyasal sonuçlarını analiz etmektedir.
Araştırmanın Amacı ve Metodolojisi
Transplantasyon merkezleri arasında HBsAg pozitif donörlerin kabulü konusunda halen farklı görüşler bulunmaktadır. Bu retrospektif çalışmada, Antalya Medical Park Hastanesi Transplantasyon Merkezi'nde Aralık 2008 ile Nisan 2014 tarihleri arasında gerçekleştirilen 2168 canlı akraba böbrek nakli incelenmiştir.
Gruplandırma ve Protokol Şartları
Çalışma kapsamında hastalar iki ana gruba ayrılmıştır:
- Grup 1: HBsAg pozitif donörden böbrek alanlar (111 hasta)
- Grup 2: HBsAg negatif donörden böbrek alanlar (2057 hasta)
Nakil işleminin gerçekleştirilmesi için mutlak kriter olarak; alıcının Hepatit B antikor titresinin (anti-HBs) 10 mIU/mL üzerinde olması ve donörün HBV DNA sonucunun negatif olması şartı aranmıştır. Antikor titresi düşük olan alıcılar nakil öncesi aşılanmış; süreçte HBIG (Hepatit B Hiperimmünglobulin) veya lamivudin kullanılmamıştır.
Klinik ve Biyokimyasal Bulguların Karşılaştırılması
Araştırma sonuçlarına göre, her iki grup arasında demografik özellikler, serum kreatinin düzeyleri, glomerüler filtrasyon hızları (GFR) ve karaciğer fonksiyon testleri açısından anlamlı bir fark saptanmamıştır. Çalışma süresi boyunca hiçbir hastada de novo (yeni gelişen) Hepatit B enfeksiyonu veya aktif karaciğer hastalığı gözlenmemiştir.
Nakil Sonrası Başarı Oranları Tablosu
| Parametre | HBsAg Pozitif Donör (n=111) | Diğer Canlı Donörler (n=2168) | P Değeri |
|---|---|---|---|
| Akut Rejeksiyon | 26/111 | 375/2168 | 0.887 |
| Greft Kaybı | 4/111 | 123/2168 | 0.546 |
| Hasta Kaybı | 6/111 | 102/2168 | 0.132 |
| 1. Yıl Kreatinin (mg/dL) | 1.24 ± 0.12 | 1.32 ± 0.22 | 0.779 |
Karaciğer Fonksiyon Testleri Analizi
Takip süresince ALT ve AST seviyeleri titizlikle izlenmiştir. 4 yıllık izlem sonuçları, HBsAg pozitif donörlerden organ alan alıcıların karaciğer sağlığının, negatif gruptaki alıcılarla benzer seyrettiğini kanıtlamıştır. Karaciğer enzimlerinde normal değerin iki katından fazla artış, karaciğer hastalığı göstergesi olarak kabul edilmiş ancak bu duruma rastlanmamıştır.
Yıllara Göre Karaciğer Enzim Değerleri (ALT/AST)
- Preoperatif Dönem: Gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktur (P > 0.05).
- 1. ve 2. Yıl Takibi: Enzim seviyeleri her iki grupta da stabil seyretmiştir.
- 3. ve 4. Yıl Takibi: Uzun dönem sonuçları, donörün HBsAg pozitifliğinin alıcının karaciğer fonksiyonlarını olumsuz etkilemediğini göstermiştir.
Sonuç: HBsAg Pozitifliği Bir Kontrendikasyon mudur?
Türkiye, Hepatit B açısından orta endemisiteye sahip bir ülkedir ve nüfusun yaklaşık %4.6'sı HBsAg pozitiftir. Bu veriler ışığında, potansiyel donörlerin önemli bir kısmı bu grupta yer almaktadır. Yapılan çalışma, uygun protokoller (alıcıda yeterli antikor titresi ve donörde negatif HBV DNA) sağlandığında, HBsAg pozitifliğinin canlı böbrek bağışı için bir engel teşkil etmediğini net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu yaklaşım, organ bekleme listelerindeki hastalar için güvenli ve etkili bir çözüm sunmaktadır.

