Doktorsitesi.com

Doğanın İnsan Üzerindeki Etkisi

Klinik Psikolog Esra Yavuz
Klinik Psikolog Esra Yavuz
27 Ocak 2021466 görüntülenme
Randevu Al
Doğanın İnsan Üzerindeki Etkisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Biyofili Kavramı ve Doğanın İnsan Psikolojisi Üzerindeki Gücü

Biyofili, en temel tanımıyla yaşama ve yaşayan sistemlere karşı duyulan sevgi veya bir nevi tutku olarak ifade edilmektedir. Bu kavram, sadece teorik bir yaklaşım olmanın ötesinde, doğanın insan varlığı üzerindeki hayati önemini temsil eder. İnsanın doğa ile temas kurmasının insan psikolojisi üzerinde pozitif etkiler yarattığı, günümüzde bilimsel verilerle desteklenen bir gerçektir.

Doğal ortamlarda vakit geçirmek, bireyin genel sağlık durumunu doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer alır. Çimlerde, ormanlarda, dağlarda veya nehir kenarlarında bulunmak; stresi azaltmakta, moral seviyesini yükseltmekte ve bilişsel yetkinlikleri artırmaktadır. Bu olumlu etkileri açıklayan temel bilimsel teoriler, doğa ile olan bağımızın ne kadar derin olduğunu kanıtlamaktadır.

Doğanın Psikolojik Etkilerini Destekleyen Temel Teoriler

Doğanın insan zihni üzerindeki iyileştirici gücünü açıklayan iki ana çalışma mevcuttur. Bu çalışmalar, insanın neden doğal ortamlarda kendisini daha huzurlu hissettiğini bilimsel bir temele oturtur:

1. Psikoevrimsel Teori (PET)

Psikoevrimsel Teori (PET), insanın hayatta kalma becerilerini (survival) ilk kez doğada öğrendiği gerçeğine dayanır. Atalarımız, doğadaki kaynakları kullanarak varlıklarını sürdürmüşlerdir. Günümüzde ambalajlı gıdalar ve şişelenmiş sular nedeniyle bu bağ zayıflamış gibi görünse de, yeşillikler ve su kaynakları zihnimizde hala hayatta kalmayı kolaylaştıran unsurlar olarak kodlanmıştır.

Bu evrimsel miras nedeniyle insanlar doğaya kolaylıkla uyum sağlar ve doğal manzaraları estetik olarak güzel algılarlar. Bu algı biçimi, bireyin kendisini daha mutlu hissetmesini sağlar. Psikoevrimsel Teori, insanların doğada neden daha huzurlu olduklarını ve stresten nasıl arındıklarını bu biyolojik temellerle açıklamaktadır.

2. Dikkat İyileştirme Teorisi (ART)

Türkçeye Dikkat İyileştirme veya Yenileme Teorisi olarak çevrilen Attention Restoration Theory (ART), doğanın zihinsel odaklanma üzerindeki etkilerine odaklanır. Bu teoriye göre doğa, bireyin yönlendirilmiş dikkat mekanizmasını iyileştirmesi için uygun bir ortam sunar. Yönlendirilmiş dikkat, karmaşık bilişsel görevleri yerine getirmemizi sağlar ancak uzun süreli kullanımlarda zihinsel yorgunluğa yol açar.

Günümüz insanı, sosyal ve profesyonel taleplerle dolu, oldukça telaşlı ve yapay bir çevrede yaşamaktadır. Bu durum zihinsel enerjinin hızla tükenmesine neden olur. Doğanın sunduğu farklı ortam ise şu avantajları sağlar:

  • Yönlendirilmemiş Dikkat: Doğada bilinçaltı devreye girer ve zihin yorulmadan çevreyi algılar.
  • Zihinsel Yenilenme: Doğal ortamlar, bireyin zihinsel pilini yeniden doldurmasına olanak tanır.
  • Stresten Arınma: Yapay çevrenin baskısından uzaklaşan zihin, usulca stresten arınır.

Sonuç olarak, zihinsel sağlığınızı korumak ve bilişsel kapasitenizi yenilemek adına fırsat buldukça doğaya kaçmanız büyük önem taşımaktadır.

Etiketler

Mutlulukİnsan psikolojisiPsikolojidoğabiyofili

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Esra Yavuz

Klinik Psikolog Esra Yavuz

Uzman Klinik Psikolog Esra Yavuz, Almanyanın Duisburg şehrinde doğmuştur. Türkçe, Almanca, İngilizce ve İspanyolca bilen Esra Yavuz, aynı zamanda işaret dili de bilmektedir. İlk, orta ve lise öğrenimini Almanya’da tamamlayan Yavuz, 2010 yılında Beykent Üniversitesi Psikoloji bölümünü kazanmıştır. Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Psikiyatri Servisinde ve Haliç Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde staj görevlerini yerine getirmiştir. Çapa Tıp Fakültesi Davranış Nörolojisi ve Hareket Bozuklukları biriminde gönüllü olarak, 1 yıl boyunca Uzm.Klnk.Psk. Ayfer Tumaç öncülüğünde çalışmalara katkı sağlamış ve Nöropsikolojik test uygulamalarını gözlemleyip sürece destek olmuştur. 2014 yılında “Beykent Üniversitesi’ndeÖğrenim Gören Genç Kızların Premenstrual Sendrom Düzeylerinin Belirlenmesi“ konusunda lisans tezini tamamladıktan sonra onur öğrencisi olarak mezuniyete hak kazanmıştır. Mezuniyetinin ardından, yaklaşık 2 yıl boyunca Altın Hayat Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde psikolog olarak özel eğitim ihtiyacı olan çocuklarla (mental retardasyon, öğrenme güçlüğu, down sendromu, otizm spektrum) sosyal beceri kazandırma ve öğrenmeye hazırlık alanlarında çalışmıştır. Eş zamanlı olarak ailelere psikoeğitim seansları ve aile danışmanlığı servisleri sunmuştur. Bu esnada mesleğine yönelik yerel ve ulusal gelişmeleri ve eğitimleri takip etmiş, farklı sertifikasyonlar almaya devam etmiş
konferanslara katılarak günümüz psikoloji çalışmalarına katkı sağlamıştır. 2016 yılında yüksek lisans eğitimini Birleşik Krallık, Wales’de (Galler), Swansea University Abnormal and Clinical Psychology tamamlamıştır. “The Influence of İllness Beliefs and Coping Beliefs on İndividual’s Coping Methods” (Hastalık İnançlarının ve Üstesinden Gelme İnançlarının Kişinin Baş etme Yöntemleri Üzerindeki Etkisi)” konusu üzerine olan bitirme tezini başarıyla savunarak 2017 yılında Uzman Klinik Psikolog unvanına sahip olmuştur. Yüksek lisans mezuniyetinin ardından, Türkiye’ye dönmüş ve Psikoterapi ve Psikoloji Uygulamaları Enstitüsü’nde danışan görmeye başlamıştır. Çeşitli anaokullarında rehberlik ve aile danışmanlığı hizmeti vermiştir. Bunun yanı sıra çocuklara psikolojik değerlendirme testleri uygulamıştır.
2019-2021 yılları arasında Maya Vakfı’nda Klinik Psikolog olarak ruh sağlığı ve psikososyal destek alanında saha çalışmaları yürütmüş; göç ve savaş mağduru çocuklara psikososyal destek vermiştir. Bu süreçte Uzman Sanat Terapisti Bihter
Yasemin Adalı ve Leyla Akca’dan süpervizyon desteği almıştır. Grup seansları, bireysel seanslar ve aile eğitimleri gerçekleştirmiştir. Covid 19 pandemisi süresince de çocuk ve ailelerle online olarak psikolojik destek çalışmalarını sürdürmüş, Ailelere, sosyal hizmet merkezi ve Sivil toplum kuruluşu çalışanlarına psikolojik sağlamlık ve toplumsal travma ile baş etme hakkında seminerler vermiştir. 2021 yılında Türkiyenin birçok bölgesinde gerçekleşen yangın felaketleri sonucunda
yangından etkilenen vatandaşlara psikolojik destek vermek üzere EMDR Travma iyileştirme derneği ile birlikte gönüllü olup Muğla, Fethiyede Saha çalışmaları yürütmüş ve ailelere destek vermiştir.
2022 -2024 yılları arasında Koç Üniversitesi (KURES) Rehberlik biriminde öğrencilere Psikolojik destek sağlamış ve önleyici çalışmalar kapsamında seminerler, grup oturumları ve atölye organizasyonları gerçekleştirmiştir. 2024 Mayıs itibari ile 'Deutsche Schule İstanbul' Alman Lisesinde Rehberlik biriminde Okul Psikoloğu olarak görev almaktadır.Burada Öğrencilere hem türkçe hem almanca Psikolojik destek ve danışmanlık sağlamaktadır.Ayrıca veli görüşmeleri ve önleyici çalışmalar gerçekleştirmektedir.

201

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.