Doktorsitesi.com

Belirsizlikle ve belirsizlik nedeniyle oluşan kaygıyla nasıl baş ederiz?

Klinik Psikolog Esra Yavuz
Klinik Psikolog Esra Yavuz
23 Mayıs 2020244 görüntülenme
Randevu Al
Belirsizlikle ve belirsizlik nedeniyle oluşan kaygıyla nasıl baş ederiz?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Pandemi ve Belirsizliğin Psikolojik Etkileri

Dünya genelinde hakim olan pandemi süreci, bireyleri yoğun bir belirsizlik ve kaygı ortamına sürüklemektedir. Yarının getireceklerinden emin olamamak, birçok kişide anksiyete ve stres faktörlerini tetikleyen temel unsurlar arasında yer almaktadır. Ancak, bu belirsizlikle baş etmeyi öğrenmek ve psikolojik dayanıklılığı artırmak mümkündür.

Belirsizlik Neden Daha Fazla Stres Yaratır?

Bilimsel çalışmalar, "muhtemelen" kötü bir şey olacağını düşünmenin, "kesin" olarak kötü bir durumla karşılaşacağını bilmekten daha yüksek düzeyde stres yarattığını kanıtlamaktadır. Belirsizlik durumu, doğrudan ilkel beynin devreye girmesine neden olur. Bir tehdidi etkisiz hale getiremediğimizde ortaya çıkan kaygı, bu tehdidi ortadan kaldırma çabalarımızla birleşerek daha da şiddetlenir.

Beynin Tehdit Algısı ve "Savaş veya Kaç" Mekanizması

Kesinlik arayışı içerisindeyken kendimizi bir anda felaketleştirme döngüsünde bulabiliriz. Bu süreçte asıl tehdit, zihnimizde çok daha büyük bir boyuta ulaşarak anksiyeteyi tırmandırır. Modern beyin, gerçek tehlike ile hissedilen tehlike arasındaki ayrımı yapamadığı için yönetim ilkel beyne geçer. Bu durum; "Ne olacak?", "Ne yapmalıyım?" ve "Hayatım tehlikede mi?" gibi sorularla tetiklenen savaş veya kaç mekanizmasını aktif hale getirir.

Belirsizliğin Yarattığı Duyguları Yönetme Stratejileri

Belirsizlik kaynaklı duyguları yatıştırmak ve süreci daha sağlıklı yönetmek için aşağıdaki yöntemler uygulanabilir:

  • Duygulara dair farkındalık geliştirmek.
  • Dikkati olumsuz düşüncelerden uzaklaştırarak farklı alanlara yöneltmek.
  • Çeşitli etkinlikler ve aktiviteler gerçekleştirmek.
  • Düzenli nefes egzersizleri uygulamak.
  • Kendine yönelik olumlu telkinlerde bulunmak.
  • Olayları felaketleştirmekten kaçınmak.
  • Belirsizliklerin varlığına izin vermek.
  • Savaş veya kaç mekanizmasının üstesinden gelinebileceğini kabul etmek.

Anksiyeteyi Minimize Etmek İçin Günlük Alışkanlıklar

Günlük yaşantıya entegre edilecek bazı temel alışkanlıklar, anksiyete seviyesini minimize etmede kritik rol oynar. Bu alışkanlıklar şunlardır:

Alışkanlık AlanıUygulama Önerisi
BeslenmeGünde 3 öğün besleyici gıdalar tüketilmelidir.
Uyarıcı MaddelerAlkol, kafein ve şeker azaltılmalıdır; bu maddeler anksiyeteyi fizyolojik olarak tetikler.
Uyku DüzeniKaliteli ve bol miktarda uyku, beden ve ruh sağlığını pozitif etkiler.
EgzersizGünde 30 dakika (ideali dışarıda) egzersiz yapılmalıdır.

Zihinsel Dönüşüm ve Pozitif Odaklanma

Anksiyetenin öğrenilmiş bir davranış olduğunu kabul etmek, iyileşme sürecinin en önemli adımlarından biridir. Kaygı veren duyguların doğrudan size ait olmadığını kendinize hatırlatmalısınız. İstemsiz bedensel semptomlar hissettiğinizde çevrenize bakarak yakın bir tehlike olmadığını kendinize telkin etmelisiniz.

Hayattan keyif almanızı sağlayan aktivitelere odaklanmak, beynin pozitif unsurları daha sık hatırlamasını sağlar. Beynin dikkati keyif veren şeylere yöneldikçe, kendinizi çok daha iyi hissetmeniz mümkün olacaktır.

Etiketler

Kaygı bozukluğuAnksiyeteAnksiyete nedenleriAnksite bozukluğuNefes almaBilişsel terapiPanikBelirsizlikAnksiyete bozuklukları belirtileriBilişsel hatalarPanikatakOlumsuz düşüncelerEndişe bozukluğuKorku ve endiseFelaketleştirme (catastrophizing)

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Esra Yavuz

Klinik Psikolog Esra Yavuz

Uzman Klinik Psikolog Esra Yavuz, Almanyanın Duisburg şehrinde doğmuştur. Türkçe, Almanca, İngilizce ve İspanyolca bilen Esra Yavuz, aynı zamanda işaret dili de bilmektedir. İlk, orta ve lise öğrenimini Almanya’da tamamlayan Yavuz, 2010 yılında Beykent Üniversitesi Psikoloji bölümünü kazanmıştır. Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Psikiyatri Servisinde ve Haliç Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde staj görevlerini yerine getirmiştir. Çapa Tıp Fakültesi Davranış Nörolojisi ve Hareket Bozuklukları biriminde gönüllü olarak, 1 yıl boyunca Uzm.Klnk.Psk. Ayfer Tumaç öncülüğünde çalışmalara katkı sağlamış ve Nöropsikolojik test uygulamalarını gözlemleyip sürece destek olmuştur. 2014 yılında “Beykent Üniversitesi’ndeÖğrenim Gören Genç Kızların Premenstrual Sendrom Düzeylerinin Belirlenmesi“ konusunda lisans tezini tamamladıktan sonra onur öğrencisi olarak mezuniyete hak kazanmıştır. Mezuniyetinin ardından, yaklaşık 2 yıl boyunca Altın Hayat Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde psikolog olarak özel eğitim ihtiyacı olan çocuklarla (mental retardasyon, öğrenme güçlüğu, down sendromu, otizm spektrum) sosyal beceri kazandırma ve öğrenmeye hazırlık alanlarında çalışmıştır. Eş zamanlı olarak ailelere psikoeğitim seansları ve aile danışmanlığı servisleri sunmuştur. Bu esnada mesleğine yönelik yerel ve ulusal gelişmeleri ve eğitimleri takip etmiş, farklı sertifikasyonlar almaya devam etmiş
konferanslara katılarak günümüz psikoloji çalışmalarına katkı sağlamıştır. 2016 yılında yüksek lisans eğitimini Birleşik Krallık, Wales’de (Galler), Swansea University Abnormal and Clinical Psychology tamamlamıştır. “The Influence of İllness Beliefs and Coping Beliefs on İndividual’s Coping Methods” (Hastalık İnançlarının ve Üstesinden Gelme İnançlarının Kişinin Baş etme Yöntemleri Üzerindeki Etkisi)” konusu üzerine olan bitirme tezini başarıyla savunarak 2017 yılında Uzman Klinik Psikolog unvanına sahip olmuştur. Yüksek lisans mezuniyetinin ardından, Türkiye’ye dönmüş ve Psikoterapi ve Psikoloji Uygulamaları Enstitüsü’nde danışan görmeye başlamıştır. Çeşitli anaokullarında rehberlik ve aile danışmanlığı hizmeti vermiştir. Bunun yanı sıra çocuklara psikolojik değerlendirme testleri uygulamıştır.
2019-2021 yılları arasında Maya Vakfı’nda Klinik Psikolog olarak ruh sağlığı ve psikososyal destek alanında saha çalışmaları yürütmüş; göç ve savaş mağduru çocuklara psikososyal destek vermiştir. Bu süreçte Uzman Sanat Terapisti Bihter
Yasemin Adalı ve Leyla Akca’dan süpervizyon desteği almıştır. Grup seansları, bireysel seanslar ve aile eğitimleri gerçekleştirmiştir. Covid 19 pandemisi süresince de çocuk ve ailelerle online olarak psikolojik destek çalışmalarını sürdürmüş, Ailelere, sosyal hizmet merkezi ve Sivil toplum kuruluşu çalışanlarına psikolojik sağlamlık ve toplumsal travma ile baş etme hakkında seminerler vermiştir. 2021 yılında Türkiyenin birçok bölgesinde gerçekleşen yangın felaketleri sonucunda
yangından etkilenen vatandaşlara psikolojik destek vermek üzere EMDR Travma iyileştirme derneği ile birlikte gönüllü olup Muğla, Fethiyede Saha çalışmaları yürütmüş ve ailelere destek vermiştir.
2022 -2024 yılları arasında Koç Üniversitesi (KURES) Rehberlik biriminde öğrencilere Psikolojik destek sağlamış ve önleyici çalışmalar kapsamında seminerler, grup oturumları ve atölye organizasyonları gerçekleştirmiştir. 2024 Mayıs itibari ile 'Deutsche Schule İstanbul' Alman Lisesinde Rehberlik biriminde Okul Psikoloğu olarak görev almaktadır.Burada Öğrencilere hem türkçe hem almanca Psikolojik destek ve danışmanlık sağlamaktadır.Ayrıca veli görüşmeleri ve önleyici çalışmalar gerçekleştirmektedir.

201

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.