Diyet(isyen) deneyimleri - kilo kaybı
- Obezite sürecini bizzat deneyimlemiş bir diyetisyen, danışanlarının yaşadığı fiziksel ve psikolojik zorlukları çok daha iyi analiz ederek onlarla güçlü bir empati kurabilir.
- Yanlış beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam ve stres gibi faktörlerin oluşturduğu kilo alma döngüsünü kırmak, sağlıklı bir yaşama geçişin temel adımıdır.
- Vücuttan atılan iki kilogramlık küçük bir ağırlık bile hareket kabiliyetini önemli ölçüde artırarak kişinin kendisini çok daha hafif ve enerjik hissetmesini sağlar.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Empati ve Diyetisyenlik: Obeziteyi Yaşayanın Gözünden Anlamak
Bir operatör doktorun ameliyat masasına yatmadan, bir itfaiyecinin alevlerin ortasında kalmadan müdahale ettiği kişinin psikolojisini tam olarak anlaması zordur. Diyetisyenlik mesleğinde de durum benzerdir; hayatının bir döneminde şişmanlık problemi yaşamış bir uzman, danışanlarının iç dünyasını çok daha iyi analiz edebilir. Pek çok çalışma alanı olmasına rağmen özellikle obezite alanını seçmemin temel nedeni, bu süreci bizzat tecrübe etmiş olmamdır.
Genel kanının aksine, obez bireylerin her zaman mutlu olduğu düşüncesi gerçeği yansıtmamaktadır. Kendi deneyimlerimde, bedenimi yeterince beğenmediğim, istediğim kıyafetleri giyemediğim ve fiziksel aktivitelerde zorlandığım bir dönemden geçtim. Bu süreçte yaşadığım temel sorunlar şunlardı:
- Eğilip kalkarken zorlanma,
- Hareket etmekten kaçınma,
- Çabuk yorulma ve hızlı terleme,
- Özgüven kaybı.
Bu durum, insanı içine çeken tehlikeli bir kısır döngüdür. Şişmanlık yorgunluğa, yorgunluk hareketsizliğe, hareketsizlik ise daha fazla kilo alımına neden olur. Önemli olan bu döngüyü kırarak tam tersi bir ivme yakalamaktır.
Yanlış Alışkanlıkların Başlangıcı: Ortaokul ve Beslenme Hataları
Kilo problemimle ilk ciddi karşılaşmam 1990 yılının kış mevsiminde, İstanbul’da başladı. Öğrencilik hayatım boyunca sabahçı olmama rağmen, ortaokul ikinci sınıfta öğlenci olmam tüm düzenimi değiştirdi. Geç uyanmak, ödevleri ertelemek ve televizyon karşısında vakit geçirmek üzerimde bir atalet yarattı. Bu dönemde beslenme alışkanlıklarım da hızla bozuldu.
Okul çıkışlarında tüketilen yarım ekmek kokoreçlerin üzerine, evde aileyle birlikte yenen akşam yemekleri eklenince vücut ağırlığı hızla artmaya başladı. Baskülde ilk kez 70’li rakamları görmemle birlikte, obeziteye giden yoldaki ilk adımlar atılmış oldu. Bu süreç, yanlış zaman yönetimi ve kontrolsüz beslenmenin fiziksel sonuçlarını açıkça göstermekteydi.
Üniversite Maratonu ve Hareketsiz Yaşamın Etkileri
1996 yılına gelindiğinde, üniversite sınavı stresi mevcut kiloların üzerine yenilerini ekledi. Ders çalışma zorunluluğu nedeniyle yaşanan hareketsiz yaşam ve stres kaynaklı gece atıştırmalıkları, durumu daha da zorlaştırdı. Yaz tatilinde ise rehavetle birlikte tüketilen yüksek kalorili içecekler ve atıştırmalıklar, vücutta belirgin bir deformasyona yol açtı.
Bu kötü gidişata dur demek adına, arkadaşım Özer ile birlikte düzenli yürüyüş ve koşulara başladık. Bahçelievler’den Bakırköy ve Ataköy sahiline uzanan 6-8 kilometrelik parkurlarda kondisyonumuzu artırdık. Bu süreçte amacım sadece zayıflamak değil, üzerimdeki hantallıktan kurtulmaktı.
2 Kiloluk Farkın Gücü: Ayak Ağırlığı Deneyi
Koşu rutinimiz devam ederken, bir akşam antrenmanımıza ayak bileklerine bağlanan birer kilogramlık demir tozu torbalarını dahil ettik. Toplamda 2 kilogramlık bu ek yükün başlangıçta önemsiz olduğunu düşünmüştük. Ancak yaya köprüsünün merdivenlerine geldiğimizde, o 1 kilogramlık ağırlıkların sanki 10 kilograma dönüştüğünü hissettik. Adım atmak bile imkansız hale gelmişti.
| Deneyim Aşaması | Hissedilen Durum |
|---|---|
| Ağırlıklı Koşu | Hareket kabiliyetinin tamamen kısıtlanması, aşırı yorgunluk |
| Ağırlıkların Çıkarılması | Kuşlar gibi hafifleme, özgürlük hissi, yüksek enerji |
| Sonuç | Kesintisiz 15 km koşu ve artan performans |
Ağırlıkları çıkardığımız an yaşadığımız hafiflik hissi tarif edilemezdi. Basamakları üçer beşer tırmanarak normalden çok daha uzun bir mesafeyi yüksek performansla tamamladık. Bu deneyim bana çok önemli bir gerçeği öğretti: Kaybedilecek 2 kg vücut ağırlığı bile kişinin kendisini kuş gibi hafif hissetmesini sağlar.
Sonuç: Küçük Değişimlerin Büyük Etkisi
Bu tecrübe, zayıflama kararı alma aşamasında olan herkes için ilham verici olmalıdır. Sadece 2 kilogramlık bir fazlalığın bile hareket yeteneği üzerinde ne kadar büyük bir baskı oluşturduğunu bizzat deneyimledim. Benzer bir yöntem, profesyonel bateristler tarafından da performans artırmak amacıyla el bileklerinde uygulanmaktadır.
Unutmayın, zayıfladığını fark eden ve hareket yeteneğinin arttığını gören birey, spora ve sağlıklı yaşama daha sıkı sarılır. Sabır gösterip o hafiflik ışığını görebilenler, obezite ile olan mücadelelerini mutlaka kazanacaklardır.


