Doktorsitesi.com

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu nedir? Ne yapmalıyız?

Klinik Psikolog Vedat Demiral
Klinik Psikolog Vedat Demiral
6 Nisan 2020210 görüntülenme
Randevu Al
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu nedir? Ne yapmalıyız?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Nedir?

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), bireyin konsantre olma yeteneğini zayıflatan, biyolojik ve psikolojik etkenlerin birleşimiyle ortaya çıkan bir patoloji türüdür. Bu duruma çoğunlukla aşırı hareketlilik anlamına gelen hiperaktivite eşlik eder. Dünya genelinde çocukların %3 ile %7’sinde görülen bu tanı, erkek çocuklarda kız çocuklarına oranla daha sık saptanmaktadır.

Her hareketli veya dikkati dağınık çocuğa DEHB tanısı koymak doğru bir yaklaşım değildir. Çocuklar gelişim süreçlerinde doğal olarak hareketli olabilirler. Bir durumun DEHB olarak değerlendirilebilmesi için belirtilerin en az 6 ay boyunca, en az iki farklı ortamda gözlemlenmesi ve belirli kriterleri karşılaması gerekir. Bu nedenle ebeveynlerin telaşa kapılmadan, çocuklarını etiketlemekten kaçınmaları büyük önem taşır.

Dikkat Eksikliği Belirtileri Nelerdir?

Dikkat eksikliği yaşayan çocuklarda günlük yaşamı ve sosyal ilişkileri etkileyen çeşitli davranışlar gözlemlenir. Bu belirtiler genellikle şu şekildedir:

  • Odaklanma Sorunu: Ayrıntı gerektiren etkinliklerde yoğun dikkat gösteremezler.
  • Dinleme Güçlüğü: Kendisiyle konuşulduğunda dinlemiyor gibi görünür, göz teması kurmaktan kaçınır veya konuyu aniden değiştirirler.
  • Süreklilik Kaybı: Görev ya da oyunlarda dikkatini korumakta zorlanır ve çabuk sıkılırlar.
  • Unutkanlık: Günlük aktivitelerinde ve rutin işlerinde unutkanlık yaşarlar.
  • Yarım Bırakma: Verilen talimatları ve görevleri sonuna kadar uygulayamaz, işlerini genellikle yarım bırakırlar.
  • Eşya Kaybı: Görev ve etkinlikler için gerekli olan materyalleri sıklıkla kaybederler.
  • Kaçınma Davranışı: Zihinsel çaba gerektiren işlerden hoşlanmaz ve bu görevlere karşı isteksiz yaklaşırlar.

Bu belirtiler, çocuğun akranlarıyla olan ilişkilerini de olumsuz etkileyebilir. Aktivitelerde kalıcı olamadıkları için sosyal uyumda güçlük çekebilir, hiperaktivite eşlik ediyorsa çevrelerine karşı rahatsız edici davranışlar sergileyebilirler.

DEHB Neden Oluşur? Biyolojik ve Psikolojik Etkenler

Araştırmalar, DEHB’nin temelinde biyolojik kökenlerin yattığını desteklemektedir. Yapılan çalışmalar, bu tanıyı alan çocukların beyin yapılarında ve genetik geçmişlerinde önemli bulgular ortaya koymuştur.

Etken KategorisiÖne Çıkan Bulgular
Genetik GeçmişDEHB tanılı çocukların %35'inin anne veya babasında benzer bir öykü bulunur.
Beyin YapısıTanı alan çocukların sağ yarımküresinin sol yarımküreden daha büyük olduğu gözlemlenmiştir.
İlaç TedavisiUyarıcı ilaçlar beynin dikkat merkezini uyarır; tedavi alanların %70-90'ında iyileşme görülür.

Biyolojik faktörlerin yanı sıra psikolojik ve çevresel etkenler de süreci tetikleyebilir. Zeka düzeyi, eğitim modeli, erken doğum ve çocuğun duygusal dayanıklılığı bu noktada belirleyicidir. Örneğin, IQ seviyesi yüksek olan çocuklar, karşılaştıkları zorlukları telafi etmede daha başarılıdır. Erken doğum ise bebeğin fizyolojik ve psikolojik gelişimini tamamlayamadan dünyaya gelmesi nedeniyle dikkat eksikliğine davetiye çıkarabilir.

DEHB Etkilerini Azaltmak İçin Ebeveynlere Öneriler

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu ile başa çıkmada en kritik dönem 0-6 yaş aralığıdır. Bu süreçte çocukla bol bol oynamak ve nasihat içermeyen, açıklayıcı bir dil kullanmak gelecekteki iletişimin temelini oluşturur.

Uygulanabilecek Stratejiler:

  1. Açıklayıcı-Otoriter Tarz: Özellikle hiperaktif çocuklar için kuralların net ve açıklayıcı olması gerekir.
  2. Duyusal Oyunlar: Dikkat süresini artırmak için ses, görsellik, dokunma ve koku içeren bütüncül oyunlar tercih edilmelidir.
  3. Spesifik Kurallar: Kurallar çok net olmalı, gerekirse yazılıp görünür bir yere asılmalıdır.
  4. Anlamlı Ödüller: Çocuğu motive edecek güçlü ve anlamlı ödüllendirme sistemleri kurulmalıdır.
  5. Sürekli Geri Bildirim: Çocuğun davranışlarının farkında olduğunuzu hissettiren geri bildirimler verilmelidir.

Geleceğe Bakış ve Mesleki Yönlendirme

DEHB olan çocukların büyük bir kısmında tedavi ile olumlu sonuçlar alınmaktadır. Tedavinin tam gerçekleşmediği durumlarda ise yetişkinlikte yaşama uyum sağlayıcı yöntemler geliştirilmelidir. Bu rahatsızlık, doğru yönlendirme ile bir avantaja dönüştürülebilir.

Özellikle DEHB geçmişi olan bireylerin, yoğun zihinsel dikkat yerine hareket ve yaratıcılık gerektiren alanlara yönelmesi önerilir. Sahne sanatları, dans, gösteri sanatları ve sihirbazlık gibi meslekler, bu bireylerin enerjilerini ve odaklanma biçimlerini en verimli şekilde kullanabilecekleri alanlardır. Sabırlı ve hoşgörülü bir yaklaşımla, bu yolculukta çocuğunuzla birlikte yeni yollar keşfedebilirsiniz.

Etiketler

DikkatDikkat problemiDikkat eksikliği oluşumuDikkat eksikliği tedavisiDikkat eksikliği terapisiDikkat eksikliği bireysel terapiDikkat eksikliği zorluklarıEn iyi psikologBakırköy psikologistanbul psikolog

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Vedat Demiral

Klinik Psikolog Vedat Demiral

Psk.Vedat Demiral, İstanbul Arel Üniversitesi Psikoloji bölümünde başladığı lisans eğitimini başarıyla tamamlayarak Psikolog unvanını almıştır. Psikoloji eğitimi süresince Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde kapalı psikoz servisinde stajyer psikolog olarak çalışmış. Özel bir rehabilitasyon merkezinde otizm, down sendromu, mental bozukluklar üzerine çocuk ve genç yetişkinlikler ile çalışmış. Öğrenci ve yetişkinlerin bulunduğu bir merkezde 3.500 kişilik grup ile depresyon, uyum bozukluğu, anksiyete bozuklukları, fobiler, kişilik bozukluklarının tedavisinde psikoterapist olarak çalışmış ve diğer AR-GE, seminer, danışmanlık hizmetlerini yürütmüştür.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.