Doktorsitesi.com

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU (DEHB)

Prof. Dr. Seher AKBAŞ
Prof. Dr. Seher AKBAŞ
21 Eylül 2022314 görüntülenme
Randevu Al
DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU (DEHB)
DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU (DEHB)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

DEHB Tanısı Nasıl Konulur?

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB); dikkati sürdürmekte güçlük, aşırı hareketlilik, sabırsızlık ve dürtüsellik ile karakterize olan nörogelişimsel bir bozukluktur. Bu belirtiler çocuğun okul başarısını, aile bağlarını ve arkadaşlık ilişkilerini doğrudan olumsuz etkiler. DEHB tanısı, yalnızca uzman bir çocuk psikiyatristi tarafından gerçekleştirilen klinik değerlendirme sonucunda konulur.

Tanı süreci şu aşamaları kapsar:

  • Çocuk ve aile ile yapılan ayrıntılı psikiyatrik görüşmeler.
  • Okul ortamındaki belirtilerin ve akademik performansın incelenmesi.
  • Belirtilerin şiddetini ölçen bilimsel ölçeklerin kullanılması.

Sosyal medyada veya internet ortamında yer alan testler tek başına tanı koymak için yeterli değildir ve gerçeği yansıtmaz. Klinik değerlendirme, tanının en temel ve vazgeçilmez unsurudur.

Tanıda Kullanılan Yöntemler ve Yanılgılar

DEHB tanısı koymak için rutin bir laboratuvar tetkiki veya görüntüleme yöntemi bulunmamaktadır. Ayrıca, ek bir psikiyatrik sorun şüphesi yoksa zeka testleri tanı aracı olarak kullanılmaz. Sadece dikkat testlerine dayanarak tanı koymak doğru bir yaklaşım değildir; bu testler ancak ayırıcı tanı aşamasında yardımcı veri olarak değerlendirilebilir. Ailelerin, hatalı uygulamalardan kaçınmak ve tedavide geç kalmamak adına doğrudan bir çocuk psikiyatristine başvurmaları kritiktir.

DEHB Tedavisinin Önemi ve Kazanımları

DEHB, tanısı net konulabilen ve tedavi başarısı oldukça yüksek bir bozukluktur. Tedavi edilmeyen çocuklarda zamanla akademik başarısızlık, özgüven kaybı, okula karşı isteksizlik ve depresif belirtiler görülebilir. Erken müdahale, çocuğun kapasitesini tam olarak sergilemesini sağlar.

DurumTedavi ÖncesiTedavi Sonrası
Akademik BaşarıKapasite altı performans, odaklanma sorunuArtan odaklanma ve ders başarısı
Sosyal İlişkilerUyumsuzluk, etiketlenme, çatışmaDaha uyumlu ve sağlıklı ilişkiler
Davranış KontrolüSaldırganlık, kurallara uymamaDürtü kontrolü ve sakinlik
Psikolojik DurumÖzgüvensizlik, depresif ruh haliArtan özgüven ve iyilik hali

Tedavide İlaç Kullanımı Gerekli midir?

DEHB'nin temelinde genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin yanı sıra beyindeki nörobiyolojik farklılıklar yatar. Beyinde dikkat ve hareketliliği düzenleyen bölgelerin işlevsel farklılığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Tedavide kullanılan ilaçlar, bu sistemleri yeniden düzenleyerek normal işleyişine döndürmeyi hedefler. Bu nedenle ilaç kullanımı, belirtilerin kontrol altına alınmasında hayati bir rol oynar.

Sosyal Etkinlikler ve Yaz Tatili Önerileri

Spor ve sosyal faaliyetler, özellikle hiperaktif çocukların enerjilerini boşaltmaları ve sosyal beceri kazanmaları için çok değerlidir. Ancak, DEHB olan çocuklar tedavi görmediklerinde bu etkinliklerden çabuk sıkılabilirler.

Yaz tatili için ailelere öneriler:

  • Hekim onayı olmadan ilaç kesilmemelidir. Yazın ilaca ara verilip verilmeyeceğine sadece doktor karar vermelidir.
  • DEHB'li çocuklarda kaza ve yaralanma riski daha yüksek olduğundan, yazın da tedaviye devam etmek güvenliği artırır.
  • Çocuğun ilgisine uygun, sıkılmayacağı yeni ve farklı oyunlar tercih edilmelidir.
  • Grup aktivitelerinde kurallara uyum sorunu yaşanabileceği için yetişkin gözetimi ihmal edilmemelidir.

İlaçlar Hakkında Merak Edilenler: Bağımlılık ve Yan Etkiler

Ailelerin en büyük endişesi olan bağımlılık riski, ilaçlar doktor kontrolünde ve önerilen dozda kullanıldığında geçerli değildir. Aksine, tedavi edilmeyen DEHB'li bireylerin ileride madde bağımlılığı geliştirme riski daha yüksektir. Tedavi, çocuğu bu risklerden koruyan bir kalkandır.

Sık Görülen Yan Etkiler

Kullanılan ilaçlar (Metilfenidat ve Atomoksetin), tıptaki pek çok ilaca göre oldukça güvenlidir. Yan etkiler genellikle ilk 1-2 hafta içinde azalır:

  1. Metilfenidat Grubu: İştahsızlık, karın ağrısı, uykusuzluk ve baş ağrısı.
  2. Atomoksetin Grubu: Bulantı, halsizlik, ağız kuruluğu ve sinirlilik.

Psikoeğitim süreci, ailelerin bu endişelerini gidermek için en etkili yoldur. Doktorunuzla tüm sorularınızı paylaşmanız, kulaktan dolma bilgilerle zaman kaybetmenizi ve çocuğun ek sorunlar yaşamasını engelleyecektir.

Etiketler

Çocuklarda dikkat eksikliğiDehb belirtileriDehb tanısı

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Seher AKBAŞ

Prof. Dr. Seher AKBAŞ

Prof.Dr Seher AKBAŞ, 18 Şubat 1969 tarihinde doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerini tamamladıktan sonra, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1993 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. Artvin Merkez Anaçocuk Sağlığı ve Aile Planlaması’nda 1993-1995 yılları arasında çalışmıştır. Bu dönemde poliklinik hizmeti, aile planlaması ve halk sağlığı alanında çalışmıştır.

Uzmanlığını 1997-2002 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'ndan almış ve Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı olmuştur. Uzmanlık eğitimi sırasında analitik yönelimli psikodrama, aile terapisi, bilişsel davranışçı terapiler alanlarında eğitim almıştır. Çocuk istismarına yönelik bölgesel toplantılara katılmıştır. Araştırma görevlisi iken meydana gelen 1999 Ağustos depreminde İzmit’te gönüllü çocuk psikiyatristi olarak hizmet vermiştir.
Uzmanlık eğitimi sonrasında, 2002 yılında Behçet Uz Çocuk Hastanesi'nde, 2002-2003 yılları arası Kocaeli Devlet Hastanesi'nde çalışmıştır. Bu dönemde travma ve çocuk istismarı ile ilgili sempozyum-eğitim toplantılarının düzenlenmesinde görev almıştır.

2003 yılında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalını kurmuş ve öğretim üyesi olarak çalışmaya başlamıştır. 2011 yılında aynı anabilim dalında doçent ünvanı almıştır. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalını’da araştırma görevlilerine yönelik eğitim programlarının düzenlenmesi, hastaların yatarak tedavi edildiği servis yönetimi, adli raporların düzenlenmesinden sorumlu olmuştur. Anne babalara yönelik eğitim ve destek programlarının düzenlenmesi ve eğitimi ile yakından ilgilenmiştir. Karadeniz Bölgesinin her ilinden yönlendirilen geniş bir bölgedeki çocuk ruh sağlığı ve hastalıkları ile ilgili tedavi, eğitim ve destek programlarında yer almıştır. Üniversitedeki Çocuk İstismarı ve İhmali İzleme ve Önleme Komisyonu’nun kurucu üyeliğini ve başkanlığını yapmıştır. Sosyal hizmetlere ait kurumlarda ve okullarda eğitim ve destek programlarında görev almıştır.

2015 yılında Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi'nde görev yapmaya başlamış, aynı hastanenin Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları eğitim kliniğini kurmuştur. Aynı süre içinde Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi'nin Çocuk ve Ergenlerde Madde Bağımlılığı Kliniğini (ÇEMATEM) yönetmiştir.2017-2002 yılları arasında Livhospital’da çalışmıştır.

 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.