Doktorsitesi.com

Deprem ve Çocuklar

Klinik Psikolog Elif Özgür Önal
Klinik Psikolog Elif Özgür Önal
23 Kasım 2022181 görüntülenme
Randevu Al
Deprem, özellikle çocuklar açısından anlamlandırılması güç bir doğal afettir. Çocuklarda korku, kaygı, bebeksileşme, iştahsızlık, uykuda sorunlar, huzursuzluk, karın ağrısı, mide bulantısı gibi bedensel, psikolojik ve sosyal semptomlar ortaya çıkabilir. Bu süreçte öncelikle ebeveynlerin kendilerine dönük içsel ve dışsal tetikleyicilerini kontrol edip öncesinde kriz anı için planlamalarını yapmaları, kendilerini sakinleştirebilmek adına nelerin iyi gelebileceğine bakmaları önem taşımaktadır.
Deprem ve Çocuklar
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Deprem ve Çocuk Psikolojisi: Belirtiler ve İlk Yaklaşımlar

Deprem, özellikle çocuklar açısından anlamlandırılması güç ve karmaşık bir doğal afettir. Bu süreçte çocuklarda korku, kaygı, bebeksileşme, iştahsızlık ve uyku sorunları gibi çeşitli psikolojik semptomlar görülebilir. Ayrıca huzursuzluk, karın ağrısı ve mide bulantısı gibi bedensel ve sosyal tepkiler de bu tablonun bir parçası olarak ortaya çıkabilmektedir.

Ebeveynlerin Kriz Yönetimi ve Rol Model Olma Süreci

Bu süreçte öncelikle ebeveynlerin kendi içsel ve dışsal tetikleyicilerini kontrol etmeleri gerekmektedir. Kriz anı için önceden planlama yapmak ve sakinleşmek adına nelerin iyi geleceğini belirlemek kritik bir adımdır. Çocuklar ebeveynlerini rol model aldığı için, yetişkinlerin yaşadığı yoğun kaygı doğrudan çocuklara yansıyabilmektedir. Bu nedenle ebeveynin kendi duygu regülasyonunu sağlaması, çocuğun psikolojik sağlığı için temel teşkil eder.

Yaş Gruplarına Göre Deprem Anlatımı ve Eğitim

Çocukların yaş gelişimine uygun bir iletişim dili benimsemek, süreci sağlıklı yönetmenin anahtarıdır. Bu noktada yaş gruplarına göre şu yaklaşımlar sergilenmelidir:

  • 6 Yaş Üzeri Çocuklar: Depremin ne olduğu, öncesinde ve sonrasında yapılabilecekler ve alınabilecek önlemler yaşına uygun bir dille anlatılmalıdır.
  • Küçük Yaş Grubu: Daha küçük çocuklara deprem tatbikatları onları ürkütmeden, oyunlaştırılarak yaptırılmalıdır.
  • Güven Telkini: Bilgilendirme yapılırken özellikle bulunulan yerin veya binanın güvenli olduğu konusu çocuğa net bir şekilde aktarılmalıdır.

Duygusal Paylaşım ve İletişimin Önemi

Çocuğun varsa soruları mutlaka yanıtlanmalı; duyguları, düşünceleri ve beden duyumları üzerine konuşulmalıdır. Kaygı duyduğu konular hakkında neler yapılabileceği ve hangi aktivitelerin ona iyi gelebileceği birlikte değerlendirilmelidir. Bu diyalog zemini, çocuğun belirsizlikle başa çıkmasına yardımcı olur.

Koruyucu ve Önleyici Tedbirler

Ülkemizin deprem gerçeği göz önüne alındığında, koruyucu ve önleyici tedbirler almak büyük önem taşır. Psikolojik dayanıklılığı güçlendirmek adına şu adımlar izlenebilir:

  1. Daha büyük yaştaki çocuklarla birlikte deprem çantası hazırlayın.
  2. Acil durum planı oluşturarak hangi ortamda neler yapılabileceğini detaylıca konuşun.
  3. Yaşananları göz ardı etmeden, hazırlıklı olmanın verdiği güvenle süreci yönetin.

Çocuklarda Görülebilecek Olası Tepkiler Özeti

Tepki KategorisiSık Karşılaşılan Semptomlar
Psikolojik TepkilerKorku, yoğun kaygı, bebeksileşme
Fiziksel TepkilerKarın ağrısı, mide bulantısı, iştahsızlık
Sosyal/DavranışsalUyku sorunları, huzursuzluk, içe kapanma

Sonuç olarak, deprem gerçeğini göz ardı etmeden psikolojik dayanıklılığımızı güçlendirmek, hem ebeveynler hem de çocuklar için en sağlıklı yol olacaktır.

Etiketler

Deprem korkusuDepremçocuklarda deprem korkusu

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Elif Özgür Önal

Klinik Psikolog Elif Özgür Önal

Klinik Psikolog Elif ÖZGÜR ÖNAL, ilkokul, ortaokul ve lise eğitimlerini doğduğu şehir olan Sakarya’da tamamlamıştır. Ardından lisans eğitimi için lise yıllarından itibaren hedeflemiş olduğu Psikoloji bölümünü kazandığı Uludağ Üniversitesi’nden “Onur Öğrencisi” olarak mezun olmuştur. Lisans eğitimine devam ettiği sırada Bursa Türk Psikologlar Derneği Başkanı Yılmaz Gürkan’ın öğrencilere yönelik yürüttüğü bir proje kapsamında özel bir kolejde, sonrasında özel gereksinimli çocukların tüm eğitim süreçlerini gözlemleme fırsatı bulduğu yine özel bir kurumda gönüllü stajyer olarak ve Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde de stajyer psikolog olarak görev almıştır. Lisans eğitimi süresince çeşitli öğrenci kongre ve seminerlerine katılmış olup otizm farkındalığı ile ilgili sosyal sorumluluk projelerinde yer almıştır. Mezuniyetinin hemen ardından özel gereksinimli çocuklara ve ailelerine psikolojik destek sağladığı bir özel eğitim kurumunda meslek hayatına giriş yapmıştır. Devamında ise kurumsal bir anaokulunda görev almıştır.  

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.