Doktorsitesi.com

Deneyimsel Kaçınma

Psk. Büşra Nergis
Psk. Büşra Nergis
19 Ocak 2022261 görüntülenme
Randevu Al
“Tekne limanda daha güvenlidir; fakat teknenin yapılış amacı bu değildir.” Paulo Coelho
Deneyimsel Kaçınma
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Yeni Deneyimlere Karşı Tutumumuz: Merak mı, Güven mi?

Yeni bir şeyleri deneyimlemek her birey için farklı bir süreçtir. Bazı insanlar yüksek merak duygusu ile yeni deneyimlere daha yatkınken, bazıları için alışık oldukları güvenli alandan çıkmak oldukça zordur. Bu durum, bireyin konfor alanında kalma isteği ile risk alma arasındaki öznel dengesiyle ilgilidir.

Risk Algısı ve Beynin Karar Mekanizması

Aşina olmadığımız yeni deneyimler, doğrudan potansiyel risk algımızla bağlantılıdır. Yeni bir adım atarken beynimiz arka planda sayısız risk analizi gerçekleştirir. Bu analizler sırasında geçmiş bilgilerimizden ve deneyimlerimizden yararlanarak konfor alanında kalıp kalmamaya dair seçenekler belirlenir. Karar mekanizmamız, bu karmaşık veri işleme sürecinin bir sonucu olarak şekillenir.

"Tekne limanda daha güvenlidir; fakat teknenin yapılış amacı bu değildir." – Paulo Coelho

Deneyimsel Kaçınma ve Hayatın Sınırlandırılması

Hiç denenmemiş bir sporu yapmak veya daha önce gidilmemiş bir yere gitmek başlangıçta zorlayıcı olabilir. Bu durumun beraberinde getirdiği hoş olmayan duygu ve düşünceler son derece normaldir. Ancak bu duygulardan kaçmak için deneyimden vazgeçmek, sadece kısa süreli bir rahatlama sağlar. Uzun vadede ise bu tutum şu sonuçlara yol açabilir:

  • Hayattaki bazı deneyimlerin yaşanmamasına neden olur.
  • Deneyimsel kaçınma nedeniyle abartılı içselleştirmeler ve fobiler oluşabilir.
  • Bireyin hayatını "sınırlı" bir çerçevede yaşamasına sebebiyet verir.

İlerleme kaydetmek ve gelişmek, ancak hoş olmayan duygulara rağmen belirli oranda risk alabildiğimiz sürece mümkündür.

Çukur Metaforu: Kaçınmanın Hatalı Yazılımı

"Deneyimsel kaçınma, yazılımı hatalı bir sistemdir." (Pembe Fili Düşünme). Bu durumu bir metaforla açıklamak gerekirse:

  1. Derin bir çukura düştüğünüzü ve elinizde sadece bir kürek olduğunu hayal edin.
  2. Telaşla kazmaya başlarsanız, çukur daha da derinleşir ve çıkmak imkansız hale gelir.
  3. Oysa küreği bırakıp yardım beklemek daha işlevsel bir çözüm olabilir.

Zorlu duygulardan kaçmaya çalışmak da benzer şekilde bizi daha derin bir çıkmaza sürükleyebilir.

Kaçınmanın Mantıklı Olduğu Durumlar: Evrimsel Bakış

Geçmiş deneyimlere dayanarak bazı durumlardan kaçınmak, evrimsel açıdan hayatta kalmak için gereklidir. Örneğin, sütün midenize dokunduğunu deneyimlediyseniz, sütlü içeceklerden kaçınmak hayatınızı kolaylaştıran ve sizi zararlı durumlardan koruyan mantıklı bir tercihtir. Bu tür kaçınmalar, gerekli oranda yapıldığında koruyucu bir işlev görür.

Sonuç: Konfor Alanını Genişletmek ve Çeşitlendirmek

Hayatımızdaki büyük değişimler ve kararlar, ancak risk almayı göze aldığımız takdirde gerçekleşir. Değişim, bazen olumsuz sonuçlar doğursa da genel anlamda kişisel gelişime büyük katkı sağlar. Bu noktada asıl hedefimiz şu olmalıdır:

HedefTanım
Mevcut DurumKonfor alanında hapsolmak ve riskten kaçmak.
Gelişim Odaklı YaklaşımKonfor alanından tamamen çıkmak yerine, bu alanı genişletmek ve çeşitlendirmek.

Unutulmamalıdır ki; risk aldığımız sürece değişim ve ilerleme kaçınılmazdır.

Yazar Hakkında

Psk. Büşra Nergis

Psk. Büşra Nergis

Psk. Büşra Nergis, İzmir Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden Şeref  öğrencisi olarak mezun olmuştur. Lisans sürecinde 17. Ulusal Psikoloji Öğrencileri Kongresi’nde "Maskeler:Ben ve Biz" adlı sözlü sunumunu yapmıştır. "Üniversite Öğrencilerinde Benlik Değeri ve Ilımlılık Alt Boyutları Arasındaki İlişki" konulu bitirme projesiyle lisansını tamamlamıştır. Daha sonra Endüstri ve Örgüt Psikolojisi'nde yüksek lisans yapmıştır. Özel bir kolejde çalışmaya devam ederken Aile Danışmanlığı Sertifikası ve bunun yanında Prof. Ebru Şalcıoğlu'ndan Bilişsel Davranışçı Terapiler Eğitimini tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.