Doktorsitesi.com

Ağrı empatisi ve Hasta yakını olmak -2/Being Caregiver and Pain Observation -2

Klinik Psikolog Duygu Arıcan
Klinik Psikolog Duygu Arıcan
30 Mart 202617 görüntülenme
Randevu Al
Bakım veren rolü bakım verilen kişinin hastalık grubuna göre farklı görev, sorumluluklar ve zorluklar içerebilir.
Ağrı empatisi ve Hasta yakını olmak -2/Being Caregiver and Pain Observation -2

Ağrı empatisi ve Hasta yakını olmak -2/Being Caregiver and Pain Observation -2

Soyut bir portre, düşünceli bir adamın yüzü, canlı renkler ve geometrik şekillerle tasarlanmış.Empati, diğer insanlar ile kurulan iletişimde onların duygularını ve düşüncelerini algılama ve anlama ve diğerleriyle bağ kurabilme becerisidir. Bu beceri başkalarının ihtiyaçlarına yanıt vermemize, davranışları ön görmemize ve kendi eylemlerimize ilişkin karar vermize yarar. Hastalara destek sağlayan aile üyeleri, akrabalar ve/veya yakın arkadaşlar bakım veren (caregiver) olarak tanımlanır. Bakım veren rolü, geriatri, psikiyatri, onkoloji gibi düzenli tıbbi bakım gerektiren hastalıklara sahip hastalara bakım verilen kişinin hastalık grubuna göre farklı görev ve sorumluluklar içerebilir. Bakım veren yükü kavramı, bakım faaliyetleriyle bağlantılı çoklu stres kaynakları nedeniyle, bakım verende rahatsızlığa yol açan gerekli bakım görevleri ya da kısıtlamalar sonucunda ortaya çıkan bakım sürecinde psikolojik ya da fiziksel sıkıntılar olarak tanımlanır. 

Son yıllarda literatürde, algılanan “bakım veren yükü” nün nedenlerini ortaya koymak amacıyla bakım verenlerin ve bakımı yapılan hastaların özelliklerini inceleyen bilimsel çalışmalar artış göstermiştir. Bu konunun önemi, özellikle tedavi altında olan kişinin bakım veren arasındaki yakın ilişki nedeniyle tedavi sonucunu doğrudan etkileyen ve tedavi uyumu arttırma ya da kötüleştiren bir durum ile ilişkili olduğu için önem taşımaktadır. Bakım veren yükü özellikle kadın olmak, ileri yaşta olmak, düşük sosyoekonomik düzeye sahip olmak ve birden fazla hastaya bakım vermek gibi durumların artan düzeyde rahatsızlık ile eşleştiği araştırmalarda belirtilmektedir. Buna ek olarak bakım verenin empati düzeyi de algılanan stres yükünü etkilediği belirtilirken, son derece zahmetli olan bu görevi, sıklıkla anksiyete ve depresyon gibi yüksek düzeyde ruhsal durum problemlerine yol açtığı literatürde sıklıkla belirtilmektedir. Bu sorunlar karşısında bunalan bakım verenlerin, yaşamlarından daha az doyum alma ve kendi sağlıklarına daha az özen gösterme eğilimi taşıdığı belirtilmektedir. Bakım verenin empatik yanıtı bireysel özelliklere göre değişkenlik gösterir. Kronik hastalığa sahip kişinin bakım stresinin hangi düzeyde olduğu, empatik süreçleri de etkileyecektir. 

Nörogörüntüleme (fMRI) çalışmaları, doğrudan ağrı deneyimi ile başkasının acısına empati arasında kısmi bir örtüşme olduğunu göstermektedir. Bu durum başkasının acısını algılamanın kişinin kendi ağrı temsillerini kısmen harekete geçirdiğini düşündürmektedir. Ağrıya empati; başkasının acısını hissetmek (empati) ile kendi acımızı yaşamak, beyinde sadece “acı merkezleri” denilen birkaç bölgeyle sınırlı değildir. Araştırmalar aynı anda hem duyguları hissetmeyi, hem gördüğümüz şeyi anlamayı, hem de ben ve başkası arasındaki farkı kurmayı sağlayan daha geniş bir beyin ağının birlikte çalıştığını işaret eder. Yani beynimizin acıyı hissettiren, gördüğünü yorumlayan, sosyal anlam veren birden fazla beyin bölgesini iki beyin yarımküresinide birlikte kullandığını belirtir. Başkasının acısını gördüğümüzde ve acıyı bizzat yaşadığımızda beynimizde hem ortak hem de farklı “işlev alanları” çalıştığını aktarır. 

Devam eden ağrı, duygusal empatiyle ilişkili beyin bölgelerde azalmış aktivasyonla ilişkili bulunmuştur. Ağrı empatisi, beyinde duyusal, duygusal ve sosyal biliş bileşenlerini içeren geniş bir ağ tarafından yürütülür. Aralarında doğrudan nedensellik olduğu kanıtını belirtilmese de uzun süreli bakım sürecinde kronik olumsuz duygulanım, stres, sürekli başkasının acısıyla karşılaşmanın getirdiği bilişsel yük ile temas etme durumuna karşılık empatik daralma ya da duygusal paylaşımın azalması, öz koruyucu bir savunma mekanizması olarak gelişiyor olabilir. Sürekli stres, duygusal tükenme ve kronik yük, empatik kapasitenin aşınmasına yol açabilir. Sonuç olarak, ağrı empatisi yalnızca nörobiyolojik bir fenomen değil; aynı zamanda bakım verenin psikolojik dayanıklılığı, duygusal düzenleme kapasitesi ve sosyal destek sistemleriyle iç içe geçmiş çok boyutlu bir süreçtir. Hasta yakınlarında duyarsızlaşma gibi görünen ancak hasta yakınlarının ağrı ya da ağrıya kronik maruziyetle empatik beyin yanıtlarının kendini koruma adına değiştirdiğini söylemek mümkündür.

Bakım Veren Yükünü Azaltmaya Yönelik Etkili Stratejiler

Geçici bakım: Sinir sisteminizin tükenmişlik yanıtı için duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarınıza duyarlı olmak ve yükü azaltmak için önemlidir. Bakım desteği için evde bakım, gündüz bakım programları veya kısa süreli kurum bakımı yoluyla mola vermek.

Destek sistemlerine dahil olmak: Bakım verenler genellikle arkadaşlıklar ve kişilerarası etkinlikler gibi sosyal ilişkilerini sürdürmek için sınırlı zamana sahiptir. İlişkileri sürdürmek için gereklilikleri yaniden gözden geçirmek ihtiyaçlara duyarlılık kapsamında. Sosyal olarak izole olmanın önlenmesi için yardım ya da destek istemek tükenmişliği önlemek için kritik öneme sahiptir. 

Eğitim ve Bilgilendirme: Belirli hastalık hakkında (örneğin demans veya kanser) bilgi edinmek, gerçekçi beklentiler oluşturmanıza ve değişimlere daha hazırlıklı hissetmenize yardımcı olur. Hastalık hakkında bakım verenlerin kendilerini daha güvende hissetmelerine ve streslerinin azalmasına yardımcı olur.

Görev Paylaşımı ve Sınır Koyma: Diğer aile üyelerini sorumluluk almaya dahil edin ve üstlenebileceğiniz konular konusunda net sınırlar belirleyin. Sürekli bakım sürecinin yükünü hafifletmek için görev ve sorumluluk dağılımı talep edin.

Öz Bakım ve Sağlık: Bakım verenler, yaşamlarından daha az doyum alma ve kendi sağlıklarına daha az özen gösterme eğilimindedir. Bu durumun önlenmesi için uyku, egzersiz, sağlıklı beslenme ve danışmanlık ya da farkındalık (mindfulness) teknikleriyle ruh sağlığını önceliklendirin.

Belirli konularda yardım talebi: Yardım tekliflerini beklemek yerine, yapılacak somut görevlerin (örneğin market alışverişi, ilaç temini, hasta transferi) bir listesini oluşturun ve arkadaşlarınızın veya ailenizin seçmesine izin verin.

Duygularınızı Kabul Edin: Hayal kırıklığı, öfke veya suçluluk hissetmenin bakım verme sürecinin normal bir parçası ve sinir sisteminizin yorgunluk yanıtı olduğunu kabul edin; bu duyguları hissetmek sizi “kötü” bir bakım veren yapmaz.

Beceri Eğitimi: Problem çözme teknikleri öğreten atölye çalışmaları veya çevrimiçi kaynakları araştırın.

Bütüncül yaklaşım bakımın sağlıklı ve sürekliliği için çok önemlidir. Hastaların tedavi süreçlerinin hem de onlara bakım verenlerin ruhsal ve fiziksel iyilik hâlinin korunmasına katkı sağlayacaktır. 

instagram: @klinikpsikologduyguarican

[email protected]

Tel: 05306566006

Etiketler

Sinir sistemiTükenmişlikEmpatiEmpati yapamamaKanser hastasıKanser hastasının psikolojisiHasta ve hasta yakınının psikolojisiHasta yakınıOnkolojik hastalıklarDuyarsızlaşmaGeriatrik problemler nelerdirGeriatriye kimler gitmelidirAlzheimer hasta yakınıKanser hastası yakınıDemans (alzheimer) hastası olan hasta yakınlarına önerilerOnkolojiBakım veren yüküKronik hastalıklar ve piskolojiPsiko-onkolojiempati yapamamakbakım verenağrı empatisiAğrıBakım veren tükenmişliğiEmpati kaybıSinir sistemi yanıtıKronik hastalıkcaregiverCaregiver BurdenEmpathy of PainGeriatriHasta yakını aile üyelerihastaya destekOnkoloji hastası yakını

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Duygu Arıcan

Klinik Psikolog Duygu Arıcan

İstanbul’da psikolojik destek veren klinik Psikolog Duygu Arıcan

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.