Dedikodu

Dedi "O dedi söyledi"nin üstüne koyduklarımızdan ortaya çıkan yargı, eleştiri ve zânlar için dedikodu tanımını yapsak yanılmış olmayız sanırım.
.
Söylenen ve şahit olunanların bizlerde olusturduğu çağrışımlar-ki bunlar kişisel komplekslerimize işaret eder- süzgeçlerimizden geçtikten sonra ortaya dedikodu dediğimiz ürün çıkmaktadır.
.
Peki her birimizin iliklerine kadar işlemiş iki lafın belini kırmak olarak addedilen dedikodu nasıl bir ihtiyaca hizmet etmektedir? Bir iletişim sekli olmanın dışında bu dinamigin içine çekilmemize sebep olan motivasyonlarımız nelerdir? Hiç düşündük mü?...Öyle ya gıyabında konuşulanın değil, duyup gördüklerinin iç dünyasında harekete geçirdiklerinden bi haber, kendi arzularının, olamayışlarının ve kayıplarının itkisiyle uyanan çatışmalarının bir diğeri üzerinden sondajlandığı bu mecrada tüm bu malzemenin benim gözüme kulağıma ve zihnime bu denli batmasının, dahası gıyabında tasarruf ettiğim kisinin bana bu denli batmasının sebebi ne olabilir?
.
1- Bende olmasını içten içe arzuladığım ancak dile gelmemiş bu arzumun yokluğuna tahammülüm yoksa savunmalarım bu görüp dinlemeye tahammülün olmadığı sahnelere çamur atmakta bir beis görmez.
Öyleyse buradan şunu anlıyoruz; Açlığını duyduğun ihtiyaçlarınla barış!
2- Bir diğer akla gelen olasılık çamur attığım mevzu aslında tam da bende karşılığı olan ancak inkar ederek bilincimin kapılarını kilitlediğim bir gerçeğime işaret ediyordur.
Bu önermeden de suraya gelinebilir ki enerjini ve dikkatini diğerlerine değil, kendine harca! Kendine dön, orada bulacakların daha çok isine yarayacak👌🏻
Dedikodunun Etkileri ve Dinamikleri
Kişilik ve Dayanıklılık: Sürekli dedikoduya maruz kalmak, insanların psikolojik dayanıklılığını düşürür, depresif belirtileri artırır ve benlik algısını bozar.
İletişim Kazaları: Dedikodu, hedef kişinin bulunmadığı ortamlarda yapıldığı için yanlış anlaşılmalara ve ciddi sosyal bağ kopukluklarına neden olabilir.
Bağımlılık Durumu: Dedikodu, bir kontrol mekanizması gibi görünse de, sık tekrarlandığında bir bağımlılık haline gelebilir ve kişiyi kontrolsüzce daha fazlasını yapmaya itebilir.
Cinsiyet Faktörü: Genellikle kadınların daha fazla dedikodu yaptığı düşünülse de, araştırmalar erkeklerin de ciddi oranda ve bazen daha fazla dedikodu yaptığını göstermektedir.
Psikolojik açıdan dedikodu, sosyal yaşamın bir parçası olsa da, bireyin kendi benlik algısını ve ilişkilerini korumak adına bu davranışın sınırlarını çizmesi ve bilinçli davranması gerekmektedir.







