Doktorsitesi.com

Çocuklukta Duyulmayan Bir Bireyin Yetişkinlikteki Yaraları

Psk. Şafak Kaan Karaman
Psk. Şafak Kaan Karaman
15 Ocak 20263 görüntülenme
Randevu Al
Çocuklukta duygusal olarak duyulmayan bireyler, yetişkinlikte kendini ifade etmekte ve ilişkilerde bağ kurmakta zorlanabilir.
Çocuklukta Duyulmayan Bir Bireyin Yetişkinlikteki Yaraları

Çocukluk, bireyin duygusal dünyasının şekillendiği en temel dönemdir. Bu dönemde çocuğun ihtiyaçlarının görülmesi, duygularının ciddiye alınması ve varlığının fark edilmesi psikolojik gelişimin temel taşlarını oluşturur. Ancak bazı çocuklar, fiziksel olarak bakım görseler bile duygusal olarak yeterince “duyulmaz”. Bu durum yetişkinlikte derin ve kalıcı izler bırakabilir.

 

Duyulmamak; çocuğun duygularının küçümsenmesi, yok sayılması ya da sürekli bastırılmasını ifade eder. “Abartıyorsun”, “buna ağlanır mı?”, “sus artık” gibi cümleler, çocuğun iç dünyasının geçersizleştirilmesine neden olur. Çocuk zamanla hissettiklerinin önemli olmadığına inanır.

 

Bu deneyim, bireyin içsel benlik algısını zedeler. Yetişkinlikte bu kişiler çoğu zaman kendi ihtiyaçlarını fark etmekte zorlanır. Ne istediklerini, neye üzüldüklerini ya da neyin onları mutlu ettiğini tanımlayamazlar. Duygularını bastırmak, otomatik bir hayatta kalma stratejisine dönüşür.

 

Duyulmayan çocuklar, yetişkinlikte ilişkilerinde de benzer döngüler yaşayabilir. Kendini ifade etmekte zorlanma, anlaşılmadığını hissetme ve değersizlik algısı sık görülür. Kimi zaman fazla fedakâr olurken, kimi zaman tamamen içine kapanabilirler.

 

Bu bireyler çoğu zaman “yük olmamak” için ihtiyaçlarını gizler. Yardım istemek onlar için zayıflık gibi algılanır. Oysa bu tutum, içsel yalnızlığı daha da derinleştirir. Duygular bastırıldıkça bedensel ve ruhsal belirtiler ortaya çıkabilir.

 

Kaygı bozuklukları, kronik yorgunluk, duygusal boşluk hissi ve ilişkilerde kopukluk, çocuklukta duyulmamanın yetişkinlikteki yaygın yansımalarıdır. Kişi, neyin eksik olduğunu tam olarak adlandıramasa da sürekli bir “bir şeyler yolunda değil” hissi taşır.

 

İyileşme, duyulmamış olan duygularla temas etmeyi gerektirir. Kişinin kendine alan açması, duygularını geçerli kabul etmesi ve ifade etmeyi öğrenmesi bu sürecin önemli adımlarıdır. Terapi süreci, içsel sesi yeniden duymayı mümkün kılar.

 

Çocuklukta duyulmamak bir kader değildir. Farkındalık geliştikçe birey, kendi duygusal ihtiyaçlarını tanımayı ve karşılamayı öğrenebilir. Bu, geçmişi silmek değil; onun etkisini dönüştürmektir.

Etiketler

Duygusal ihmalÇocukluk travmalarıBağlanma sorunlarıyetişkin psikolojisiiçsel çocuk

Yazar Hakkında

Psk. Şafak Kaan Karaman

Psk. Şafak Kaan Karaman

Psikolog Şafak Kaan Karaman, Kocaeli’de hizmet veren bir psikolog olarak yetişkin ve ergen danışmanlığı alanlarında çalışmaktadır. Lisans eğitimini Psikoloji bölümünde tamamlamış olup, kaygı bozuklukları, panik atak, depresyon, travma sonrası stres, ilişkisel sorunlar ve duygu düzenleme güçlükleri üzerine yoğunlaşmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.