Doktorsitesi.com

Aynaya Baktım,Kendimi Göremedim

Uzm. Psk. Dan. Rüya TURNA
Uzm. Psk. Dan. Rüya TURNA
31 Ekim 2018106 görüntülenme
Randevu Al
Aynaya Baktım,Kendimi Göremedim
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İçsel Engeller ve Öz Şefkat Eksikliği

Bireylerin kendi iç dünyalarında inşa ettikleri engeller, zamanla yaşam kalitesini kısıtlayan ve nefes almayı zorlaştıran görünmez duvarlara dönüşebilmektedir. Bu süreçte kişi, kendi iç sesini duymayı unutmakta ve aynaya baktığında gerçek benliğini görmekten uzaklaşmaktadır. Öz şefkat ve sevgi göstermek yerine; kurallar, suçluluk duyguları, hırslar ve bitmek bilmeyen görevler tüm ilgiyi üzerine çekmektedir.

Dış Onay Bağımlılığı ve Beğenilme Arzusu

Birçok insan, gözlerinin içinin parlaması için gerekli olan motivasyonu kendi içinde bulmakta zorlanır. Genellikle sadece dışarıdan, yani diğer insanlardan olumlu geribildirim alındığında kısa süreli bir parlayış yaşanır. Ancak bu durum, duyulan övgüye gerçekten inanılması ve başkaları tarafından sürekli doğrulanması şartına bağlıdır.

Sürekli bir beğenilme, takdir edilme ve onaylanma ihtiyacı ile hareket etmek, bu beklentiler karşılanmadığında derin bir keyifsizliğe yol açar. Bu noktada kişi, sevgi ve övgü ihtiyacını dile getiremediği için farkında olmadan karşısındakini eleştirmeye veya aşağılamaya başlayabilir. Oysa karşısındaki kişinin de benzer şekilde değerli olduğunu hissetmeye ihtiyacı olduğu gerçeği göz ardı edilmektedir.

Psikodrama ve Temel Şemaların Kökeni

Psikodrama gruplarında ve bireysel terapilerde, onaylanma ihtiyacının temel nedenleri araştırıldığında odak noktası genellikle geçmişe ve çocukluk dönemine kaymaktadır. Kişinin eşinden, ailesinden veya iş çevresinden yeterli takdiri göremediği durumlarda başlayan mutsuzluk, aslında derinlerde yatan alt şemalar ile ilişkilidir.

Çocukluk yaşlarında, henüz savunmasızken alınan telkinler, bireyin öz değer algısını şekillendirir. Bu dönemde içselleştirilen bazı olumsuz mesajlar şunlardır:

  • "Sen sevilmeye layık değilsin."
  • "Sen değersizsin."
  • "Sen hiçbir şeyi beceremezsin."

Çocukluk Dönemi Telkinleri: Ekmek Alma Örneği

Aileler veya otorite figürleri, bu telkinleri genellikle bilinçli bir kötülükle değil, farkında olmadan günlük olaylar içinde verirler. Aşağıdaki tablo, aynı olayın iki farklı yaklaşım ile çocuk üzerindeki etkilerini karşılaştırmalı olarak göstermektedir:

Yaklaşım TürüEbeveyn TutumuÇocukta Oluşan Algı
Olumsuz Yaklaşım"Ne biçim ekmek almışsın, değiştirmeye git!" (Azarlama)Hata yaptım, beceriksizim, güvensizim.
Olumlu Yaklaşım"Aferin, ne güzel ekmek almışsın, ellerine sağlık." (Onaylama)Değerliyim, başarabilirim, mutluluk verebilirim.

Olumsuz yaklaşıma maruz kalan çocuk, bakkala geri dönerken sırtına büyük bir psikolojik yük alır. Dönüşte ekmek değişmiş olsa bile, çocuğun neşesi ve özgüveni yerini yetersizlik duygusuna bırakmıştır. Bu döngü tekrarlandıkça, birey yetişkinliğinde kendini takdir etmeyi öğrenemez ve sürekli dışarıdan bir onay bekler hale gelir.

Öz Değeri Yeniden İnşa Etmek ve Olumlu Telkinler

Çocuklukta alınan olumlu telkinlerin etkisi oldukça güçlüdür; çünkü insan doğası gereği bu sevgiyle dolmak ister. Eğer çocuklukta yoğun olarak olumsuz mesajlar alınmışsa, bu durumu tersine çevirmek daha fazla zaman ve emek gerektirir. Ancak bu değişim mümkündür.

Sabahları aynada kendimize vereceğimiz olumlu telkinler, öz değerimizi yeniden yapılandırmanın anahtarıdır. İlk başta inanmak zor gelse bile, aşağıdaki ifadeleri düzenli olarak tekrarlamak zamanla gerçeğe dönüşecektir:

  • "Kendimi seviyorum ve değerliyim."
  • "Yaşamayı seviyorum ve enerjim yüksek."
  • "Kendimi onaylıyorum."
  • "Hatalarımı kabul ediyor ve kendimi bağışlıyorum."

Uzm. Psk. Dan. Rüya Turna

Etiketler

BenlikİnanmakGüvenSevgi

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Dan. Rüya TURNA

Uzm. Psk. Dan. Rüya TURNA

Ankara Üniversitesi Eğitimde Psikolojik Hizmetler Lisans, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Psikolojik Danışma ve Rehberlik Yüksek Lisans mezunudur. Yüksek lisans tezini, gençlerle babaları arasındaki iletişim becerisini geliştirmeye yönelik grup çalışması yaparak, deneysel araştırma olarak vermiştir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.