Doktorsitesi.com

ÇOCUKLARDA TELEVİZYON ALIŞKANLIĞI

Prof. Dr. Seher AKBAŞ
Prof. Dr. Seher AKBAŞ
21 Eylül 2022179 görüntülenme
Randevu Al
ÇOCUKLARDA TELEVİZYON ALIŞKANLIĞI
ÇOCUKLARDA TELEVİZYON ALIŞKANLIĞI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bebeklik Döneminde Televizyon İzletilmesinin Gelişimsel Etkileri

Bebeklik dönemi, özellikle 0-1 yaş aralığı, çocuğun anneye tam bağımlı olduğu ve güven duygusunun temellerinin atıldığı kritik bir süreçtir. Bu dönemde bebekler ihtiyaçlarını ağlayarak belirtir; ebeveynlerin bu mesajları doğru anlaması ve duygusal karşılık vermesiyle güven ilişkisi gelişir. Bebeklerin sağlıklı gelişimi için dış uyaranlardan uzak, anne ile yakın temasın kurulduğu bir etkileşim ortamı şarttır.

Bazı ebeveynler, iştahsız çocukları beslemek için televizyon ve reklamları bir araç olarak kullanmaktadır. Ancak televizyon karşısında zaman geçirmek, bebeğin annesinin mimiklerinden, sesinden ve sevgisinden mahrum kalmasına neden olur. Bu durum, bebeğin kendi bedeninden gelen açlık sinyallerini algılamasını zorlaştırarak beslenme sürecini mekanik ve sağlıksız bir hale getirir.

Dil ve Sosyal Beceri Gelişimi

Bebeklerin agulama, heceleme ve ilk kelimelerini söyleme süreçleri, bakım veren kişinin verdiği duygusal tepkilerle doğrudan ilişkilidir. Dil gelişimi ve sosyal becerilerin kazanılması için şu unsurlar kritiktir:

  • Ebeveynle karşılıklı zaman geçirmek
  • Sosyal etkileşimde bulunmak
  • Ebeveynin model olması ve birlikte alıştırmalar yapılması

Televizyon karşısında uzun süre vakit geçiren bebekler, bu sosyal uyarandan yoksun kaldıkları için dil gelişiminde güçlük yaşarlar ve yaşlarından beklenen gelişimi gösteremezler. Bu nedenle bebeklerin ekranlardan tamamen uzak tutulması sağlıklı gelişim için elzemdir.

Çocuklar Kaç Yaşından İtibaren ve Ne Kadar Süre TV İzlemeli?

Çocukların televizyon izleme süreleri yaş gruplarına göre titizlikle planlanmalıdır. Üç yaşından önce çocukların televizyondan tamamen uzak tutulması önerilir. Bu dönemde günde 1-2 saat bile ekrana maruz kalmak şu sorunlara yol açabilir:

  • Konuşma bozuklukları
  • Jest ve mimiklerin yanlış kullanımı
  • Sosyal ortamlara uyum sorunları
  • Öğrenme becerilerinde gerileme

Üç yaş sonrası ise hayal gücünün geliştiği, gerçekle hayalin karıştığı ve model almanın en yüksek olduğu dönemdir. Bu süreçte oyun oynamak, çocuğun kimlik rollerini öğrenmesi ve dış dünya kurallarını tanıması için en önemli araçtır. Bu yaştan itibaren aileler, günde en fazla bir saat ve içeriği önceden belirlenmiş programlara izin vermelidir.

Ekran Süresinin ve İçeriğin Riskleri

Televizyon içerikleri çocukların davranış modellerini doğrudan etkiler. Özellikle dikkat edilmesi gereken riskler tabloda özetlenmiştir:

İçerik TürüOlası Olumsuz Etkiler
Şiddet İçerikli ProgramlarŞiddet eğiliminin artması, saldırgan davranışların normalleşmesi.
Hayali KahramanlarTehlikeli taklitler (Süpermen gibi uçmaya çalışma), gerçeklik algısının bozulması.
Korku İçerikli YayınlarKaygı düzeyinin artması ve korku gelişimi.
ReklamlarTüketim odaklılık, benmerkezcilik ve tatminsizlik duygusu.

Televizyon İzleme Süresini Azaltmak İçin Stratejiler

Ebeveynler, televizyon izleme süresi ve program seçimi konusundaki kararın kendilerine ait olduğunu unutmamalıdır. Bu süreç direktiflerle değil, uzlaşı ve alternatifler yaratarak yönetilmelidir:

  1. İletişim Kurun: Çocukla izleme saatleri ve içerikler hakkında konuşun, fikrini alın.
  2. Sınır Belirleyin: Net kurallar koyun ve bu kurallardan taviz vermeyin.
  3. Alternatif Etkinlikler Yaratın: Ekran başında geçen zamanı kitap okuma, oyun veya dışarı aktiviteleriyle doldurun.
  4. Ödüllendirme: Küçük yaştaki çocuklar kurallara uyduğunda olumlu pekiştireçler kullanın.

Aile İçi İletişim ve Ebeveyn Rolü

Televizyon, denetlenmediği takdirde aile içi etkileşimi yıkan bir unsura dönüşebilir. Bireylerin birbirleriyle göz teması kurmasını engeller ve çocuğun ihtiyaçlarının fark edilmemesine yol açar. Ebeveynlerin bu konuda dikkat etmesi gereken temel noktalar şunlardır:

  • Model Olun: Kendi televizyon izleme alışkanlıklarınızla çocuğunuza örnek olun.
  • Sakinleştirici Olarak Kullanmayın: Çocuğu susturmak veya dinlenmek için televizyonu bir 'bakıcı' gibi kullanmaktan kaçının.
  • Birlikte İzleyin: Özellikle soyut kavramlar içeren programları birlikte izleyerek çocuğun ne anladığını kontrol edin.
  • Denetim Sağlayın: Bakıcı veya büyük ebeveynlerin izlettiği içerikleri mutlaka kontrol altında tutun.

Sonuç olarak, çocukların somut düşünme döneminde (8-9 yaşına kadar) izledikleri her şeyi gerçek sanıp model alabilecekleri unutulmamalıdır. Sağlıklı bir gelişim için ekran süresi kısıtlanmalı, sosyal ve duygusal etkileşim ön planda tutulmalıdır.

Etiketler

Çocukların televizyon bağımlılığıBebeklik dönemi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Seher AKBAŞ

Prof. Dr. Seher AKBAŞ

Prof.Dr Seher AKBAŞ, 18 Şubat 1969 tarihinde doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerini tamamladıktan sonra, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1993 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. Artvin Merkez Anaçocuk Sağlığı ve Aile Planlaması’nda 1993-1995 yılları arasında çalışmıştır. Bu dönemde poliklinik hizmeti, aile planlaması ve halk sağlığı alanında çalışmıştır.

Uzmanlığını 1997-2002 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'ndan almış ve Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı olmuştur. Uzmanlık eğitimi sırasında analitik yönelimli psikodrama, aile terapisi, bilişsel davranışçı terapiler alanlarında eğitim almıştır. Çocuk istismarına yönelik bölgesel toplantılara katılmıştır. Araştırma görevlisi iken meydana gelen 1999 Ağustos depreminde İzmit’te gönüllü çocuk psikiyatristi olarak hizmet vermiştir.
Uzmanlık eğitimi sonrasında, 2002 yılında Behçet Uz Çocuk Hastanesi'nde, 2002-2003 yılları arası Kocaeli Devlet Hastanesi'nde çalışmıştır. Bu dönemde travma ve çocuk istismarı ile ilgili sempozyum-eğitim toplantılarının düzenlenmesinde görev almıştır.

2003 yılında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalını kurmuş ve öğretim üyesi olarak çalışmaya başlamıştır. 2011 yılında aynı anabilim dalında doçent ünvanı almıştır. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalını’da araştırma görevlilerine yönelik eğitim programlarının düzenlenmesi, hastaların yatarak tedavi edildiği servis yönetimi, adli raporların düzenlenmesinden sorumlu olmuştur. Anne babalara yönelik eğitim ve destek programlarının düzenlenmesi ve eğitimi ile yakından ilgilenmiştir. Karadeniz Bölgesinin her ilinden yönlendirilen geniş bir bölgedeki çocuk ruh sağlığı ve hastalıkları ile ilgili tedavi, eğitim ve destek programlarında yer almıştır. Üniversitedeki Çocuk İstismarı ve İhmali İzleme ve Önleme Komisyonu’nun kurucu üyeliğini ve başkanlığını yapmıştır. Sosyal hizmetlere ait kurumlarda ve okullarda eğitim ve destek programlarında görev almıştır.

2015 yılında Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi'nde görev yapmaya başlamış, aynı hastanenin Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları eğitim kliniğini kurmuştur. Aynı süre içinde Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi'nin Çocuk ve Ergenlerde Madde Bağımlılığı Kliniğini (ÇEMATEM) yönetmiştir.2017-2002 yılları arasında Livhospital’da çalışmıştır.

 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.