Doktorsitesi.com

Çocuklarda Deprem Travması

Klinik Psikolog Zübeyde Ezgi Horzum
Klinik Psikolog Zübeyde Ezgi Horzum
15 Nisan 2021185 görüntülenme
Randevu Al
Çocuklarda Deprem Travması
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda Deprem Travması ve Psikolojik Etkileri

Travma, bireyi gerçek bir riskle karşı karşıya bırakan; kazalar, doğal afetler, ölümler, savaşlar, saldırı ve aile içi şiddet gibi normal yaşantının doğal akışını bozan olaylardır. Bu yaşantılar kişide yoğun korku, dehşet ve çaresizlik duygularına yol açar. Deprem süreci de her yaş grubu için travmatik olsa da, olayları anlamlandırmakta zorlanan çocuklar üzerinde daha derin etkiler bırakabilir.

Çocuklar deprem anındaki sarsıntıdan korkmanın yanı sıra, bu durumun beraberinde getirdiği belirsizlik ve değişimlerden de endişe duyarlar. Hayat düzenlerinin bozulması, sevdiklerini kaybetme ihtimali veya ev ve özel eşyalarından mahrum kalmaları, baş etmesi güç bir süreç yaratır. Bu ani değişiklikler, çocuklarda basit davranış değişikliklerinden başlayarak ciddi ruhsal bozukluklara kadar ilerleyebilen psikolojik sıkıntılara neden olabilir.

Deprem Sonrası Çocuklarda Gözlenen Travma Belirtileri

Deprem sonrası çocuklarda görülen tepkiler farklılık gösterebilir. Bazı çocuklar bu belirtileri hemen gösterirken, bazılarında travmatik etkiler haftalar veya aylar sonra ortaya çıkabilir. Yaygın olarak gözlenen davranış değişiklikleri şunlardır:

  • Uyku Sorunları: Uykusuzluk, korkulu rüyalar görme ve ani seslerden irkilme.
  • Kaygı ve Korku: Depremin tekrarlanmasından korkma, yalnız kalmaktan, karanlıktan veya kapalı alanlardan çekinme.
  • Duygusal Tepkiler: Çabuk sinirlenme, ağlama krizleri, içe kapanma ve yaşananlar hakkında konuşmaktan kaçınma.
  • Davranışsal Değişimler: Saldırganlık, aşırı hareketlilik, parmak emme, tırnak yeme veya yaşından küçük bir çocuk gibi davranma (regresyon).
  • Okul Reddi: Okula veya kreşe gitmek istememe durumu.
  • Fizyolojik Belirtiler: Gece veya gündüz alt ıslatma, iştahsızlık, karın ve baş ağrısı, sık tuvalete çıkma ihtiyacı.

Ebeveynlerin Yaklaşımı ve İletişim Stratejileri

Deprem sonrasında ebeveynlerin sergilediği tutum, çocuğun olayı nasıl anlamlandıracağını belirleyen en kritik faktördür. Çocuklar, yaşanan felaketin boyutunu ve ciddiyetini ebeveynlerinin tepkilerini gözlemleyerek algılarlar. Bu nedenle ebeveynlerin sakin, tutarlı ve şefkatli bir duruş sergilemesi, çocuğun güven duygusunu yeniden kazanması için hayati önem taşır.

Çocuklarla iletişim kurarken göz hizasına gelmek ve fiziksel temas kurmak güven duygusunu besler. Onlara gelişim seviyelerine uygun, doğru ve net bilgiler verilmelidir. Travmayı tetikleyebilecek ağır detaylardan kaçınılmalı, ancak durum ne çok hafifletilmeli ne de abartılmalıdır. Depremin; yağmur, şimşek veya gök gürültüsü gibi doğal bir doğa olayı olduğu açıklanmalıdır.

İyileşme Sürecinde Oyun ve Rutinlerin Rolü

Çocuklar için en etkili sağaltım aracı oyundur. Yaşadıkları zorlu deneyimleri oyun yoluyla dışa vururlar. Bu süreçte çocukların duygularını isimlendirmelerine ve ifade etmelerine olanak tanınmalıdır. Örneğin, "Evimiz sallandığında korktun ama şu an birlikteyiz ve güvendeyiz" gibi ifadelerle duyguları somutlaştırılmalıdır.

Destekleyici AktivitelerSağladığı Faydalar
Nefes EgzersizleriPipetle üfleme veya balon şişirme ile rahatlama sağlar.
Duyusal OyunlarKum, kil veya yastıklarla oynamak kaygıyı azaltır.
SomutlaştırmaLegolarla yaşanan durumu canlandırmak zihinsel netlik sağlar.
Rutinlerin KorunmasıGünlük aktivitelere devam etmek kontrol hissini güçlendirir.

Ebeveynler; problem çözme, yardımlaşma ve zorluklarla başa çıkma konularında çocuklarına rol model olmalıdır. Ancak deprem sonrası gözlenen uyum ve travma bozuklukları ile baş etme sürecinde, bir uzman yardımı almak çocukların ruh sağlığı için gerekli ve ihmal edilmemesi gereken bir adımdır.

Etiketler

Çocuk psikolojisiDepremçocuklarda deprem korkusu

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Zübeyde Ezgi Horzum

Klinik Psikolog Zübeyde Ezgi Horzum

• Uzm. Kl. Psk. Zübeyde Ezgi Horzum İzmir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümünden 2016 yılında şeref öğrencisi olarak mezun oldu. Ardından Dokuz Eylül Üniversitesinde Pedagojik Formasyon eğitimini tamamladı. Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans eğitimini tamamladı.
• Lisans eğitimi süresince birçok yerde staj yaparak deneyim kazandı. Staj yaptığı yerler: Denizli Devlet hastanesi (1 ay), Bornova Rehberlik ve Araştırma Merkezi (2 yıl belirli aralıklarla), Denizli Yamaç Anaokulu (1 ay) ve Dünya Psikolojik Danışma ve Eğitim Merkezi (2 ay). Bunların yanında Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesinde Geriatri Bölümünde ve Balçova’da özel bir Huzurevinde de bir dönem stajyer psikolog olarak görev aldı.
• Yüksek lisans eğitimi sürecinde yaptığı stajlarda Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın ve NP İstanbul Beyin Hastanesinde bulunan diğer psikiyatristlerin seanslarını izleme fırsatı bulup, birçok deneyim kazanmıştır.
• Hem lisans eğitimi süresince hem de sonrasında birçok eğitim almıştır. İstanbul Üniversitesinden CAS (Cognitive Assessment System) eğitimi, Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar’dan Bilişsel-Davranışçı Terapi eğitimi, Prof. Dr. Ümran Korkmazlar’dan Çocuk EMDR Eğitimi, Uzm. Kl. Psk. Emre Konuk ve Uzm. Kl. Psk. Asena Yurtsever’den EMDR I. ve II. Düzey eğitimlerini başarıyla tamamlamıştır. Bunların yanında 450 saatlik aile danışmanlığı eğitimi, MMPI Uygulayıcı eğitimi, Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi eğitimi, Psikolojik Değerlendirme Sürecinde Ön Görüşme ve Kısa Süreli Danışmanlık eğitimi, Travma, Krize Müdahale ve Psikososyal Destek eğitimi, Aile Arabuluculuğu eğitimi gibi birçok eğitimi başarıyla tamamlamıştır. Hürriyet yazarıdır.
• 35 Psikoloji ve Danışma Merkezi’nde Kurucu Psikologdur. Danışanlarına hem yüz yüze hem de online olarak hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.