Doktorsitesi.com

Çocuklar büyüdüğünde

Psk. Serap Duygulu
Psk. Serap Duygulu
10 Nisan 2015191 görüntülenme
Randevu Al
Çocuklar büyüdüğünde
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ebeveynlik Sürecinde Beklentiler ve Gerçekler

Birçok anne ve babanın en büyük hayali, çocuklarının büyüdüğünü ve kendi ayakları üzerinde durduğunu görmektir. Genellikle çocuklar büyüdüğünde okul sorunlarının sona ereceği, sorumlulukların azalacağı ve hayatın daha yönetilebilir bir hal alacağı varsayılır. Bu beklentiler belirli ölçüde doğru olsa da şu kritik soruları sormak gerekir: Hayatımızdaki sıkıntıların asıl kaynağı çocuklarımıza olan sorumluluklarımız mı? Bu sorumluluklar bittiğinde gerçekten mutlu ve huzurlu mu olacağız?

Okul Başarısı ve Ebeveyn-Çocuk İlişkisi

Okulların açılmasıyla birlikte pek çok ebeveyn, çocuklarının akademik süreçlerine odaklanmış durumdadır. Özellikle okuma yazma süreci veya beklenen düzeyin altındaki notlar, aileler üzerinde ciddi bir stres oluşturabilmektedir. Bazı anne babalar, akademik beklentiler nedeniyle çocuklarına karşı sert bir tutum sergileyerek hem kendi hayatlarını hem de çocuklarının dünyasını zorlaştırmaktadır. Oysa ebeveynlik sanatı, sadece notlardan ve okul başarısından ibaret değildir.

Gelecekten Bir Perspektif: Yetişkin Çocuğuma

Zamanın ne kadar hızlı geçtiğini ve bugün şikayet edilen anların gelecekte nasıl birer özleme dönüşeceğini anlamak büyük bir önem taşır. Alice Chase tarafından kaleme alınan aşağıdaki şiir, ebeveynlerin çocuklarıyla geçirdikleri kısıtlı zamanın değerini anlamaları için güçlü bir mesaj vermektedir.

YETİŞKİN ÇOCUĞUMA

Sürekli meşguldüm o kadar sene,
Seninle doyasıya oynayamadım,
Sen beni çağırdın gel oynayalım diye,
Ben bir türlü zaman ayıramadım.

Giydirdim, doyurdum, sürekli seni kolladım,
Sadece bunları yeterli sandım,
Bana oyuncağını getirdiğinde,
Seni çoğu kez başımdan savdım.

Yatağa yatırır seni okşardım,
Sen uyur uyumaz hemen çıkardım,
Şimdi o günleri çok özlüyorum,
Keşke bir dakika fazla kalsaydım.

Hayat ne kadar kısa, yıllar ne çabuk,
Ne zaman büyüdü bu küçük çocuk,
Ona dokunmak için uzandığımda,
Ellerim boş kalır, yüreğim buruk.

Artık ne resimler, ne de oyunlar,
Ne ''iyi geceler'', ne sarılmalar,
Hepsi çok geride, ulaşmak zor,
Yaşanmadı sanki o güzel yıllar.

Artık hiç işim yok, yapayalnızım,
Günlerim çok uzun, üstelik bomboş,
Keşke istediklerini bir bir yapsaydım,
Küçük arzuların şimdi çok şirin, çok hoş.

Alice Chase (Çeviren: Abidin Sönmez)

Yaşayan Bir Evin Belirtileri ve Şanslı Ebeveynler

Sevgili anne ve babalar; eğer eviniz kirleniyorsa, duvarlarda küçük parmak izleri varsa ve odalarınız çocuklarınızın neşeli sesleriyle yankılanıyorsa aslında çok şanslısınız. Çamaşır makinesinin dolup taşması veya eşyaların yer değiştirmesi, o evin içinde bir hayat olduğunun göstergesidir.

Ebeveynlerin Unutmaması Gereken Temel Noktalar:

  • Yaşayan Ev: Dağınıklık ve gürültü, aktif bir çocukluk döneminin doğal bir sonucudur.
  • Zamanın Hızı: Bugün yorucu gelen sorumluluklar, yıllar sonra en çok özlenen anılar olacaktır.
  • Farkındalık: 15 yıl sonra sessiz ve tertemiz bir eve sahip olduğunuzda, bugünkü hareketliliği arayacağınızı unutmayın.

Şu an sahip olduğunuz bu yaşanmışlıkların kıymetini bilin; çünkü sessiz ve sakin günler sandığınızdan çok daha yakın bir gelecekte sizi bekliyor.

Etiketler

ÇocukEbeveynÇocuklar büyüdüğünde

Yazar Hakkında

Psk. Serap Duygulu

Psk. Serap Duygulu

Psk. Serap DUYGULU, İstanbul'da doğmuştur. 
Psikoloji dalında gerçekleştirdiği çalışmalarına önemli ölçüde katkılar sağlayan, Sosyoloji, Edebiyat, Kamu Yönetimi alanlarında da Lisans  düzeyinde akademik eğitimler alan Serap Duygulu İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde ‘Uygulamalı Psikoloji’ üzerine Yüksek Lisans yapmış ve  "Afazi Hastası Yakınlarında Depresyon ve Olumsuz Otomatik Düşünceler" başlıklı tezi ile lisansüstü derecesini almıştır. 
Ayrıca bu çalışma bu alanda yapılmış ilk ve tek psikolojik araştırma olarak önemini halen korumaktadır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.