Çocukla kurulacak iletişimde dikkat edilmesi gerekenler
Çocukla kurulacak iletişimde dikkat edilmesi gerekenler

Çocukların yaş itibariyle küçük olması bizde, yaşadıkları sıkıntılarının da küçük olabileceği yanılgısını yaratabilmektedir. Bu bakış açımızdan ötürü çocukların pek ciddiye alınmadığı ve onların da kendilerini anlaşılmaya muhtaç bir birey oldukları gözden kaçırılmasına yol açabilmektedir. Bize “Aman bunu mu dert edinmiş kendisine?” dedirten, hafife aldığımız durumlar çocuklar için aslında büyük bir sıkıntı yumağıdır.

Bu durumu dikkate almayan yetişkinler çocuğun yaşadığı sıkıntıları görmezden gelerek, es geçerek çocukların duygularına (kalbine) dokunma şansını elde edememektedirler. Duygularına dokunmadan çocuklarımızla kurmaya çalıştığımız yarım yamalak diyalog halinde çocuklarımız anlaşılmadığını ve ciddiye alınmadığını kolaylıkla hissedebilmektedirler. Bu sebepten ötürü çocuklarımıza söylediklerimizin çocuklarımızın bir kulağından girip diğer kulağından çıkmasına şaşırmamak gerekiyor. Çünkü çocuklarımızı yeteri kadar dinlemeden ve söylediklerini anlamadan söylediklerimiz çocukların yüreğine ne yazık ki işlemiyor. Daha kısaca ifade edersek dinlemediğimizde dinlenilmiyoruz. Çocuklarla iletişimde dikkat edilmesi gereken bazı noktalar aşağıda belirtilmiştir.

Kuracağımız iletişim çocuğun anlayacağı bir dil kullanılarak, göz göze ve duygu teması sağlanarak kurulmalı

Söylenen ve koyulan kurallara ebeveynlerin ortak ve tutarlı şekilde hareket etmeleri sağlanmalıdır (ebeveynlerin hatta birlikte yaşadıkları babaanne, anneanne… evde kim varsa iletişim noktasında özlerinin ve sözlerinin bir olması sağlanmalıdır)

Çocuklara “hayır” söylenmesi gereken yerlerde neden hayır dediğimiz sebepleriyle anlaşılır şekilde çocuğa açıklanmalı

Kuracağımız iletişimde çocuktan çok daha fazla konuşmamaya gayret gösterilmeli, daha çok dinleyici pozisyonunda yer alarak çocuktan daha çok bilgi almanın yanı sıra çocuğun duygu ve düşüncelerinin önünü açmalı fakat bunu yaparken soracağımız soruların eleştirel ve sorgulayıcı bir dille olmamasına gayret gösterilmeli.

Çocukla gireceğimiz diyalog da çocuğa beden dilimizle söyleyeceklerini derhal söyle işim var mesajını vermeden tüm kalbimizle onu dinlemeye hazır olduğumuzu göstererek onu dinlemeye ve anlamaya çalışmalıyız.

Çocuğun sorduğu soruları cevapsız bırakmayın yaşına uygun bir şekilde cevaplama gayreti gösterin. Bilmiyorsanız da bilmediğinizi söyledikten sonra araştırıp kendisini bilgilendireceğinizi ifade edin.

Sorduğu ve ifade ettiği durumlardan dolayı hemen akıl vermek ve nasihat vermek yerine “hımm, peki bu durumda ne yapabilirsin,” gibi bir cümleyle onun yaşadığı soruna çözüm bulmasını sağlayın.

Çocuğun yaşadıklarından dolayı nasıl hissettiğini ve düşündüğünü bulmaya ve anlamaya çalışın. Kendi duygularını ifade etmeyi bilmiyorsa ona “bu durumdan dolayı üzülmüşsün, arkadaşına sanırım kırgınsın, öfkelisin” şeklinde duygularını tanımasını ve anlamlandırmasını sağlayın.

Çocuklarımızla iletişim kurarken elektronik cihaz kullanımının bir süreliğine ertelenmesini sağlayın.

Tüm çocuklarınızla eşit miktarda iletişim kurmaya özen gösteriniz.

Çocuklarınızın gururunu zedeleyecek, onu aşağılayacak cümleler kurmayınız.

Bazı durumlarda çocuğunuzu uyarmanız gereken durumlar oluşursa bunu herkesin içinde yapmamaya özen gösterin. Sakin ve başkalarının duymayacağı ve onu görmeyeceği bir yerde gerekli uyarılarınızı yapınız.

Çocuğa bazı değerleri (bağırmadan konuşmak, yalan söylememek, vurmamak, özür dilemek…) anlatırken bizim en başta bu kurallara ve değerlere ne kadar önem verdiğimiz ve bu değerleri hayatımıza ne kadar geçirdiğimizi kendimize sormamız önemlidir.


Diyarbakır Psikoloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!