Doktorsitesi.com

CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARI (CİB)

Psk. Murat Halisçelik
Psk. Murat Halisçelik
5 Mayıs 2016284 görüntülenme
Randevu Al
CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARI (CİB)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Cinselliğin Doğası ve İnsan Hayatındaki Yeri

Cinsellik, insan yaşamının ayrılmaz bir parçası ve varoluşsal bir özelliğidir. Toplumda bazen yanlış algılansa da cinsellik bir suç, günah veya ayıp değil; doğru yaşta ve toplumsal kabule uygun şekilde yaşanması gereken doğal bir süreçtir. Tüm canlılarda olduğu gibi, insanlar da üremek ve haz almak amacıyla cinselliği deneyimler.

Kadınlar ve erkekler, gelişim süreçlerine paralel olarak belirli bir yaştan itibaren cinsel dürtülerle tanışırlar. Ülkemizde cinsel bilgiler genellikle arkadaş çevresi veya internet üzerinden edinilse de sağlıklı bir cinsellik, bir insanın hayatında hissedebileceği en yüksek haz noktalarından biridir. Bu süreç, dürtüsel bir temele dayanır ve tamamen haz alma prensibi üzerine kuruludur.

Sex ve Sevişme Arasındaki Farklar

Sosyal bir varlık olan insanoğlu, cinselliği biyolojik bir ihtiyaçtan öteye taşıyarak daha anlamlı ve olgun bir yapıya kavuşturmuştur. İki kişinin arasındaki uyuma ve anlaşmaya bağlı olarak cinsellik iki farklı boyutta yaşanabilir:

  • Sex: Temelde fiziksel boyutta kalan ve sadece boşalım odaklı gerçekleştirilen eylemdir.
  • Sevişme: Duyguların sürece dahil olduğu, iki kişinin duygusal bir bütünlük oluşturarak gerçekleştirdiği daha derin bir paylaşımdır.

Cinsel İşlev Bozukluğu Nedir?

Bazı bireyler çeşitli nedenlerle cinselliği baskı altında tutarak buna ihtiyaç duymadıklarını düşünebilirler. Bazıları ise cinsel birliktelik istemelerine rağmen bunu gerçekleştiremez veya cinsel fonksiyonlarda yetersizlik yaşarlar. Bu durumların her ikisi de cinsel işlev bozukluğu olarak tanımlanmaktadır.

Cinsel problemler hayatın farklı dönemlerinde ortaya çıkabilir ve iki ana grupta incelenir:

  1. Organik ve Fizyolojik Nedenler: Tıbbi müdahale gerektiren biyolojik kaynaklı sorunlardır.
  2. Psikolojik Kökenli Nedenler: Uzman bir terapist eşliğinde cinsel işlev bozuklukları terapisi ile çözülebilen durumlardır.

Kadınlarda ve Erkeklerde Yaygın Görülen Cinsel Sorunlar

Cinsel işlev bozuklukları, cinsiyete göre farklı klinik tablolarla karşımıza çıkabilmektedir. Aşağıdaki tabloda en sık karşılaşılan problemler özetlenmiştir:

Kadınlarda Görülen SorunlarErkeklerde Görülen Sorunlar
VajinusmusErken Boşalma
Cinsel İsteksizlikErektil Disfonksiyon (Sertleşme Sorunu)
Orgazm ProblemleriCinsel İsteksizlik
Aşırı CinsellikCinsel Kimlik Bocalaması
Cinsel Kimlik Bocalaması-

Cinsel Terapi ve İyileşme Süreci

Psikolojik kökenli cinsel işlev bozuklukları, sorunun türüne ve derinliğine bağlı olarak genellikle 4 ile 20 seans arasında süren terapilerle çözüme kavuşturulmaktadır. Türkiye’de bu alanda uzmanlaşmış pek çok terapist, sağlıklı bir cinsel hayata kavuşmanız için profesyonel destek sunmaktadır. Kişinin kararlılığı ve gayreti, terapi süreciyle birleştiğinde mutlu ve haz dolu bir cinsel yaşam mümkündür.

Özellikle cinsel isteksizlik, partnerle yaşanan uyum sorunları, cinsel taciz veya travma geçmişi ve cinsel kimlik bocalaması gibi derin nedenlere dayanan problemlerde, aynı zamanda psikoterapist olan bir cinsel terapistle çalışmak kritik öneme sahiptir. Eğer cinsel terapist psikoterapi yetkinliğine sahip değilse, farklı bir uzmandan ek destek alınması problemin tekrarlamaması ve kalıcı çözümü için en sağlıklı yoldur.

Etiketler

Vajinismus seansErken boşalmaya çareCinsel problemlerOrgazm olmakEreksiyon olmamakCinsel istek azalmasıCinsel istek kaybı

Yazar Hakkında

Psk. Murat Halisçelik

Psk. Murat Halisçelik

Psk. Murat HALİSÇELİK, 1967 yılında Ankara'da doğmuştur. 1984-1988 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmetler Bölümünde lisans eğitimini tamamladıktan sonra 1997-1999 yılları arasında kamu yönetimi alanında lisansüstü derecesini almıştır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.