Doktorsitesi.com

Çağımızın sorunu panik atak

Psk. Kübra Eriş
Psk. Kübra Eriş
26 Haziran 2015970 görüntülenme
Randevu Al
Çağımızın sorunu panik atak
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Panik Atak Nedir?

Panik atak, aniden ortaya çıkan ve zaman zaman tekrarlayan yoğun sıkıntı ile korku nöbetleriyle karakterize olan ruhsal bir rahatsızlıktır. Hastalar tarafından genellikle "kriz" olarak adlandırılan bu nöbetler, aniden başlar ve hızla şiddetlenerek yaklaşık on dakika içinde en yüksek düzeye ulaşır. Çoğu vakada on ile otuz dakika arasında devam eden bu süreç, daha sonra kendiliğinden sona erer.

Panik Atak Belirtileri Nelerdir?

Bir durumun panik atak olarak nitelendirilebilmesi için aşağıdaki belirtilerden en az dördünün veya daha fazlasının bir arada görülmesi gerekir. Eğer belirti sayısı dörtten az ise bu durum "Kısıtlı Panik Atağı" olarak tanımlanır. Yaygın görülen belirtiler şunlardır:

  • Göğüste sıkışma ve çarpıntı
  • Terleme, titreme ve sarsılma
  • Nefes darlığı veya boğulma hissi
  • Uyuşma ve karıncalanma hissi
  • Ateş basması
  • Çıldırma ve ölüm korkusu

Panik Bozukluk ve Süreçleri

Tekrarlayan panik ataklarının süreklilik arz etmesi durumunda, tablo artık panik bozukluğa dönüşmüş demektir. Bu evrede hastalar, ataklar arasındaki dönemde her an yeni bir atak geçireceklerine dair yoğun bir kaygı duyarlar. Bu durum, bireyin günlük yaşamını kısıtlayan ciddi davranış değişikliklerine yol açabilir.

İlk Atak ve Tekrarlayan Nöbetler

İlk atak, genellikle hiçbir belirgin sebep yokken; göğüste sıkışma, nefes alamama, kalp krizi geçirme veya felç olma korkusuyla başlar. Hasta, kontrolünü kaybettiğini veya çıldırmaya başladığını düşünebilir. Bu aşamada genellikle tıbbi müdahale olarak sakinleştirici iğne uygulanır.

Ataklar tekrarladığında ise hasta, aynı korkuyu yeniden yaşayarak sürekli acil servislere başvurur. Tam bir iyileşme sağlanamadığı için farklı rahatsızlıklar şüphesiyle hastanelerde vakit geçirilir ve bu durum yanlış ilaç kullanımına neden olabilir. Atakların belirsiz zamanlarda gelmesi, hastadaki gerginliği ve huzursuzluğu artırır.

Beklenti Anksiyetesi ve Davranış Değişiklikleri

Hastanın yeniden rahatsızlanacağına dair duyduğu endişeli bekleyişe "Beklenti Anksiyetesi" denir. Bu süreçte bireyler, felaket senaryolarına karşı şu savunma mekanizmalarını geliştirebilir:

Davranış DeğişikliğiAçıklama
Sosyal İzolasyonKontrolü kaybetme korkusuyla yakınlarından veya çocuklarından uzak durma.
Fiziksel ÖnlemlerBayılma endişesiyle etek giymeme veya aksesuar kullanmama.
Güvenlik ArayışıYanında sürekli ilaç, su, alkol veya doktor kartviziti taşıma.
Kaçınma (Agorafobi)Dışarı çıkmaktan korkma ve kalabalık yerlerden uzak durma.

Panik Bozukluğun Sebepleri Nelerdir?

Panik bozukluğun ortaya çıkmasında hem biyolojik hem de sosyal faktörler rol oynamaktadır. Biyolojik açıdan nöronların (sinir hücreleri) anormal çalışması temel etkendir. Sosyal açıdan ise bireyin yaşadığı günlük sıkıntıları yanlış yorumlaması ve felaketleştirmesi hastalığı tetikleyen unsurlar arasındadır.

Panik Bozukluk Tedavisi

Panik bozukluk, profesyonel destekle tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır. Günümüzde en etkili sonuçlar, psikiyatrik ilaç kullanımı ile birlikte yürütülen Bilişsel Davranışçı Terapiler (BDT) sayesinde alınmaktadır. Tedavi süreci özellikle şu noktalara odaklanır:

  1. Hastanın sahip olduğu yanlış inanışların üzerine gitmek.
  2. En basit seviyeden başlayarak hastayı korkularıyla yüzleştirmek.
  3. Atak anındaki fiziksel belirtilerin yanlış yorumlanmasını engellemek.

Bu yöntemler, hastaların iyileşme sürecinde yüksek oranda olumlu sonuçlar doğurmaktadır.

Kaynakça: Türkiye Psikiyatri Derneği

Etiketler

Panik atak neden olurPanik atak kimlerde görülürPanik atak tedavisiPanik atak nedenleriPanik atak hakkındaPanik atak tanısı nasıl konur

Yazar Hakkında

Psk. Kübra Eriş

Psk. Kübra Eriş

Dyt. Kübra ERİŞ, lisans öncesi eğitimini 2008 yılında Çemberlitaş Anadolu Lisesi'nde tamamlamıştır. Ardından üniversite sınavına girmiş, burslu olarak İstanbul Arel Üniversitesi Psikoloji bölümünü kazanmıştır.  2013 yılında ise lisans eğitimimi tamamlayarak psikolog unvanı almıştır. Mezuniyetinin ardından 2014 yılı itibariyle üniversitedeki klinik master programına başlamıştır. Halen İstanbul Arel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Klinik Psikoloji Anabilim Dalı'nda master eğitimine ve tez çalışmalarına devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.