"Ben Hallederim" Hastalığı: Neden Herkesin Yükünü Taşıyorsunuz?

Arkadaş grubunuzun "Kriz Masası" siz misiniz? Ofiste kimin başı sıkışsa, işini gücünü bırakıp koşan o "Kahraman" siz misiniz? Ailenizde herkesin dert babası/anası siz misiniz?
Dışarıdan bakınca harika görünüyorsunuz. "Ne kadar güçlü, ne kadar yetenekli, her şeye yetişiyor" diyorlar. Ama içeride? İçeride bitik bir pil gibisiniz. Çünkü siz yardım etmiyorsunuz; siz kendinizi feda ederek var oluyorsunuz.
Biz buna psikolojide "Yüksek İşlevli Bağımlılık" (High-Functioning Codependency) diyoruz. Bu, muhtaç görünmeyenlerin hastalığıdır.
Sizce fedakarlık yapıyorsunuz. Ama acı gerçeği söyleyeyim: Yaptığınız şeyin adı Kontrolcülük.
Başkalarının sorunlarını çözmeye bu kadar heveslisiniz, çünkü;
-
Onlar hata yaparsa (veya üzülürse), bu duyguyu taşıyamayacağınızı düşünüyorsunuz.
-
"İhtiyaç duyulan kişi" olmazsanız, "Değersiz" hissetmekten korkuyorsunuz.
Başkalarının hayatını yönetmek, kendi hayatınızdaki boşlukla yüzleşmekten daha kolay geliyor.
-
Biri size derdini anlattığında, sadece dinleyemezsiniz. Hemen çözüm üretmek zorunda hissedersiniz.
-
"Hayır" dediğinizde midenize kramplar girer, günler süren bir suçluluk yaşarsınız.
-
Başkaları sizin için bir şey yaptığında rahatsız olur, borçlu hissedersiniz. (Almayı bilmezsiniz, sadece vermeyi bilirsiniz.)
-
Partnerinizin/Çocuğunuzun duygularını, kendi duygunuz sanırsınız. O mutsuzsa, sizin gününüz de zehir olur.
Bu "Kurtarıcı" rolünün bedeli ağırdır. Sürekli verip hiç almadığınız için, içinizde gizli bir öfke birikir. "Ben herkes için her şeyi yapıyorum, kimse benim için parmağını kıpırdatmıyor" diye içerlersiniz. Ama parmaklarını kıpırdatmalarına izin vermeyen de yine sizsiniz!
Sonuç? Tükenmişlik, psikosomatik ağrılar (boyun, sırt, mide) ve yalnızlık.
İyileşmek, bencil olmak demek değildir. İyileşmek, sınırlarınızı çizmektir.
-
"Hallederim" Demeden Önce 5 Saniye Durun: Otomatik pilotu durdurun. Gerçekten o işi yapmak istiyor musunuz, yoksa "mecbur" mu hissediyorsunuz?
-
Sorumluluğu İade Edin: Yetişkin insanların kendi sorunlarını çözmesine izin verin. Onların yerine düşünmek, onlara iyilik değil; beceriksizlik aşılamaktır.
-
Kendi Duygularınıza Odaklanın: "Şu an o ne hissediyor?" diye sormayı bırakın. "Şu an BEN ne hissediyorum?" diye sorun.
Siz kimsenin ambulansı, itfaiyesi veya psikoloğu değilsiniz. Siz sadece kendinizden sorumlusunuz. Ve inanın bana; siz o ağır yükleri taşımayı bıraktığınızda, dünya yıkılmayacak. Sadece sizin omuzlarınız hafifleyecek.
Bugün bir değişiklik yapın. Bir sorunu çözmeyin. Sadece izleyin.





