Doktorsitesi.com

Bel fıtığının nedenleri ve tedavisi

Prof. Dr. Semih Keskil
Prof. Dr. Semih Keskil
13 Şubat 2015864 görüntülenme
Randevu Al
  • Bel fıtığı tedavisinde öncelikle ilaç, istirahat ve fizik tedavi gibi cerrahi dışı konservatif yöntemler tercih edilerek hastanın yaşam kalitesinin artırılması hedeflenir.
  • İlaç ve fizik tedaviye yanıt vermeyen şiddetli ağrı, kas zayıflığı veya fonksiyon kaybı gibi durumlarda cerrahi müdahale son çare olarak değerlendirilir.
  • Genel anestezinin riskli olduğu durumlarda spinal veya epidural anestezi yöntemleri kullanılarak hastanın aynı gün taburcu olması ve iyileşme sürecinin hızlanması sağlanabilir.
Bel fıtığının nedenleri ve tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bel Fıtığı Tedavisinde İlk Adım: Konservatif Yöntemler

Bel fıtığı gelişiminin erken dönemlerinde, öncelikle konservatif tedavi olarak adlandırılan cerrahi dışı metotlar tercih edilir. Bu süreçte hastanın yaşam kalitesini artırmak ve ağrıyı kontrol altına almak hedeflenir. Tedavi protokolünde genellikle ağrı kesiciler, adale gevşeticiler ve antienflamatuar ilaçlar kullanılır. Ayrıca hastaya sert yatak istirahati tavsiye edilirken, fizik tedavi ve lazer ile tedavi seçenekleri de değerlendirilebilir.

Cerrahi Dışı Girişimsel Uygulamalar

İlaç tedavisine ek olarak, uygun vakalarda ciltten (perkütan) uygulanan kapalı ameliyat benzeri girişimlerde bulunulabilir. İyileşme sürecini desteklemek amacıyla doğru zamanda planlanan egzersiz programları ve ihtiyaç duyulması halinde psikoterapi desteği de tedavi sürecine dahil edilir.

Bel Fıtığı Tedavisinde Multidisipliner Yaklaşım

Bel fıtığı tedavisi, farklı uzmanlık alanlarının bir arada çalıştığı bir ekip işi olarak görülmelidir. Başarılı bir sonuç için aşağıdaki uzmanların koordineli çalışması büyük önem taşır:

  • Nöroşirürji (Beyin, Omurilik ve Sinir Cerrahisi)
  • Nöroloji ve Anestezi Uzmanları
  • Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanları
  • Fizyoterapistler ve Hemşireler
  • Diyetisyenler ve Psikologlar

Bel Fıtığı Ameliyatı Ne Zaman Gereklidir?

Prensip olarak bel fıtığı ameliyatı her zaman son çare olarak değerlendirilir. Ancak hastalık ilerlemişse ve uluslararası beyin cerrahisi camiasında kabul görmüş kriterler oluşmuşsa cerrahi müdahale kararı alınır. Cerrahi tedaviye karar verilmesindeki temel etkenler şunlardır:

Belirti TürüAçıklama
Şiddetli Ağrıİstirahat ve ilaç tedavisine yanıt vermeyen, yaşam kalitesini düşüren ağrılar.
Fonksiyon Kaybıİdrar ve gaita (dışkılama) kontrolünde yaşanan sorunlar.
Kas ZayıflığıBacakta veya ayakta kuvvet kaybı, adalelerde zayıflama ve incelme.

Riskli Gruplarda Lokal ve Bölgesel Anestezi Seçenekleri

80 yaş üzeri ileri yaş grubu, ciddi kalp-damar veya solunum yolu hastalıkları, hamilelik ve karaciğer hastalıkları gibi durumlarda genel anestezi riskli olabilir. Bu tür vakalarda hastanın belden aşağısının uyuşturulduğu spinal anestezi veya epidural anestezi yöntemleri tercih edilir.

Bu yöntemin avantajları şunlardır:

  1. Hasta uyutulmadan, cerrahı ile konuşarak opere edilebilir.
  2. İşlem sırasında hasta hiçbir ağrı hissetmez.
  3. Erken ayağa kalkma ve aynı gün taburcu olma imkanı sağlar.
  4. Hastane enfeksiyonu riskini minimuma indirir.

Acil Müdahale Gerektiren Durumlar

Bel fıtığı hastalarında bazı belirtilerin aniden ortaya çıkması, acil cerrahi müdahale gerektirir. Bu durumlarda saatlerin dahi önemi büyüktür. Aşağıdaki belirtiler görüldüğünde, sinirler üzerindeki baskıyı kaldırmak için derhal operasyon planlanmalıdır:

  • İdrar yapamama veya idrar kaçırma,
  • Makat ve cinsel organlar çevresinde hissizlik/uyuşma,
  • Bacakta felce gidiş gösteren ani güç kayıpları.

Etiketler

Bel fıtığı tedavisinde dikkat edilmesi gerekenlerBel fıtığı tanı ve tedavisiBel fıtığı tedavisi nasıl olurBel fıtığı tedavisi hakkındaBel fıtığı tedavisinde nelere dikkat edilmelidirBel fıtığı tedavisinde yöntemler nelerdir

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Semih Keskil

Prof. Dr. Semih Keskil

Prof. Dr. Semih KESKİL, 1960 yılında Ankara’da doğmuştur. Ankara Atatürk Anadolu Lisesi ve Ankara Fen Lisesi’nde lisans öncesi eğitimlerini bitirdikten sonra Türkiye altıncısı olarak Hacettepe Üniveristesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1984 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yapmış ve 1991 yılında Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.