Doktorsitesi.com

Boyun fıtığı tanısı nasıl konur?

Prof. Dr. Hakan Sabuncuoğlu
Prof. Dr. Hakan Sabuncuoğlu
1 Nisan 20133212 görüntülenme
Randevu Al
  • Boyun fıtığı, omurlar arasındaki disklerin yapısının bozularak omurilik ve sinirlere baskı yapması sonucu oluşan, özellikle masa başı çalışanlarda sık görülen bir rahatsızlıktır.
  • Hastalığın temel belirtileri arasında omuz ve kollarda şiddetli ağrı, uyuşma, karıncalanma ve ilerleyen durumlarda kaslarda kuvvet kaybı yer almaktadır.
  • Tanı sürecinde fiziksel muayenenin yanı sıra yumuşak dokuları gösteren MR ve sinir hasarını ölçen EMG gibi modern görüntüleme ve test yöntemleri kullanılmaktadır.
Boyun fıtığı tanısı nasıl konur?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Boyun Fıtığı (Servikal Disk Hernisi) Nedir?

Boyun fıtığı, beyin ve sinir cerrahisi kliniklerinde en sık karşılaşılan rahatsızlıkların başında gelir. İnsan boynu, 7 adet omur, bu omurlar arasında yer alan disk yapıları ve her iki omuru birbirine bağlayan iki adet küçük eklemden oluşur. Boyun omurgasının temel işlevi, hem hareketliliği sağlamak hem de vücut yükünü dengeli bir şekilde dağıtmaktır.

Omurlar arasında bulunan diskler, anulus fibrosus adı verilen dış katman ve nucleus pulposus denilen iç katmandan meydana gelir. Bu yapıların temel görevi, omurlar üzerine binen yükü eşit olarak dağıtarak bir amortisör vazifesi görmektir. Disk ve faset eklemler sayesinde boynumuzu her yöne güvenle hareket ettirebiliriz.

Boyun Ağrılarının Nedenleri ve Risk Grupları

Günümüzde boyun ağrıları, özellikle dijitalleşen iş hayatıyla birlikte çok daha yaygın bir sorun haline gelmiştir. Bilgisayar kullanımının artması, boyun omurlarının yanlış ve kötü kullanımına yol açarak ağrıları tetiklemektedir. Bu ağrılar sadece yanlış kullanım değil, aynı zamanda travma sonrası oluşan zedelenmeler nedeniyle de ortaya çıkabilir.

Bazı meslek grupları, çalışma koşulları gereği boyun ağrılarına daha yatkındır. Bu riskli gruplar şunlardır:

  • Masa başı çalışan ofis personelleri
  • Yoğun bilgisayar kullananlar
  • Öğretmenler
  • Şoförler
  • Bedensel olarak ağır işlerde çalışanlar

Boyun Fıtığı Nasıl Oluşur? Belirtileri Nelerdir?

Yaşlanma ile birlikte gelişen dejeneratif süreçler, halk arasında kireçlenme olarak bilinen duruma yol açarak ağrıları şiddetlendirir. Yaşlılıkla beraber disk yapısının iç kısmındaki su miktarı azalır ve disk işlevini kaybeder. Bu durum, diskin dış tabakasında bozulmalara ve yırtılmalara neden olur.

Yırtılma ilerlediğinde, diskin iç yapısı dışarı çıkarak omurilik ve kollara giden sinirlere baskı yapar. Tıpta servikal disk hernisi olarak adlandırılan bu durumun en yaygın belirtileri şunlardır:

  • Omuz ve kollarda şiddetli ağrı
  • Kollarda ve ellerde uyuşma veya karıncalanma
  • Kaslarda kuvvet kaybı
  • Nadiren omurilik basısına bağlı olarak bacaklarda sorunlar ve patolojik refleksler

Boyun Fıtığı Tanısı Nasıl Konur?

Boyun fıtığı teşhisinde ilk ve en önemli adım, hastanın şikayetlerini ve tıbbi öyküsünü detaylıca dinlemektir. Uzman doktor, boyun fıtığı ile karışabilecek diğer hastalıkları elemek için kapsamlı bir fiziksel muayene gerçekleştirir. Tanı sürecinde kullanılan modern yöntemler aşağıda tabloda belirtilmiştir:

Tanı YöntemiKullanım Amacı
MR (Manyetik Rezonans)Güncel yaklaşımda ilk tercih edilen, yumuşak doku ve sinir basısını gösteren tetkiktir.
Bilgisayarlı TomografiÖzellikle yaşlı hastalarda kemik yapısını ve kireçlenmeyi saptamak için kullanılır.
Direkt Grafi (Röntgen)Omurların genel dizilimini ve kireçlenme durumunu değerlendirmek için çekilir.
EMG (Elektromiyografi)Sinirlerdeki sıkışmayı ve hasarı ölçmek için kullanılan elektrofizyolojik testtir.

Birden fazla fıtık odağı olduğunda veya sinir sıkışmasının derecesini belirlemek gerektiğinde, halk arasında sinir ölçüm testi olarak bilinen EMG tetkikine başvurulması kritik önem taşır.

Etiketler

Boyun fıtığı tedavisi nasıl konur

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Hakan Sabuncuoğlu

Prof. Dr. Hakan Sabuncuoğlu

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.