Doktorsitesi.com

YALAN SÖYLEMEK

Klinik Psikolog Sezin Aday
Klinik Psikolog Sezin Aday
30 Ekim 2023112 görüntülenme
Randevu Al
YALAN SÖYLEMEK
YALAN SÖYLEMEK
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Yalan Söyleme Davranışının Psikolojik Temelleri

Yalan söyleme, psikoloji biliminde bireyin kendisini dış tehditlere karşı korumak amacıyla başvurduğu temel bir savunma mekanizması olarak değerlendirilmektedir. Disiplinler arası bir tartışma konusu olan bu eylem; hafıza kapasitesi, bilişsel çaba ve sosyal ihtiyaçlar ekseninde şekillenir. Sosyal ilişkileri düzenleme çabasıyla kendiliğinden ortaya çıkan yalan, genellikle kişinin kendi itirafı ile tespit edilebilen öznel bir süreçtir.

Yalan Söylemenin Nedenleri ve Zihinsel Süreçler

Araştırmalar, yalan söyleme eyleminin arkasında yatan motivasyonların kişiden kişiye farklılık gösterdiğini ortaya koymaktadır. Özellikle bağlanma korkusu yaşayan bireylerin ikili ilişkilerinde daha fazla yalana başvurduğu gözlemlenmiştir. Yalan söyleme eyleminin temel özellikleri şu şekildedir:

  • Bilişsel Çaba: Yalan söylemek, doğruyu söylemekten çok daha fazla zihinsel enerji gerektirir.
  • Hafıza Gereksinimi: Kişi, kurguladığı hikayeyi tutarlı bir şekilde sürdürmek için güçlü bir hafızaya sahip olmalı ve sürekli rolünü hatırlamalıdır.
  • Sosyal Yakınlık: Bireyler, yakın hissettikleri kişilere yalan söylerken daha fazla suçluluk hisseder ve daha kolay yakalanırlar.
  • Özgürlük İlanı: Özellikle lise ve üniversite öğrencilerinin ailelerine karşı bağımsızlıklarını kanıtlamak için yalana başvurdukları tespit edilmiştir.

Cinsiyetler Arası Yalan Dinamikleri

Cinsiyet faktörü, yalanın türü ve söylenme amacı üzerinde belirleyici bir rol oynamaktadır. Kadınlar ve erkekler arasındaki temel farklar aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

ÖzellikKadınlarErkekler
Yalanın AmacıSosyal nezaket ve başkalarını koruma (Beyaz yalanlar)Maddi çıkarları koruma ve kendini merkeze alma
Hafıza FaktörüDaha güçlü hafıza ile yalanları kolay hatırlamaYalanı takip etmede daha fazla zorlanma
Yükleme BiçimiKendilerine yalan söylendiğinde daha iyi niyetli yaklaşımDaha rekabetçi ve korumacı yaklaşım

Toplumsal baskılar da bu dinamikleri etkiler. Örneğin, baskıcı ebeveyn tutumuyla büyüyen kız çocukları, cezadan kaçmak ve onaylanmak için daha rahat yalan söyleyebilirken; daha serbest yetişen erkek çocukları yalan söylerken daha çok zorlanabilmektedir.

Çocuklarda Yalan Söyleme ve Gelişim Evreleri

Çocuklarda yalan, yetişkinlerden farklı olarak gelişimsel bir sürecin parçasıdır. Çocuklar, iç dünyalarını korumak için savunma davranışlarını daha sık sergilerler. Yaş gruplarına göre yalan algısı şu şekilde değişir:

  1. Okul Öncesi Dönem: Hayal gücü etkisiyle gerçek olmayan hikayeler üretilir; bu durum doğaldır.
  2. 7-9 Yaş Arası: Bilerek söylenen yalan ile hata arasındaki fark yavaş yavaş ayırt edilmeye başlanır.
  3. 10 Yaş ve Sonrası: Yalanlar masumiyetini kaybeder ve bilinçli bir şekilde kullanılmaya başlanır.

Ebeveynlerin Rolü ve Çözüm Yolları

Çocukların yalana başvurmasında ebeveynlerin rol model olması büyük bir etkendir. Yetişkinlerin çocukları yalanlarına ortak etmesi, dürüstlük kavramının zedelenmesine yol açar. Aşırı otoriter tutum, hata yapmaktan korkan çocuğun suçsuz görünmek için yalana sığınmasına neden olur.

Ebeveynler İçin Öneriler:

  • Çocuğun yalanından ziyade, onu bu yalanı söylemeye iten duygu ve düşüncelere odaklanılmalıdır.
  • Yalan söyleyen çocuk kesinlikle cezalandırılmamalıdır; ceza, yalan söyleme davranışını pekiştirir.
  • Çocuklardan kapasitelerini aşan beklentiler içerisine girilmemelidir.
  • Korku, bir eğitim veya disiplin aracı olarak kullanılmamalıdır.
  • Ebeveynler, çocuğun yalan söylediğini anladıklarını nazikçe belli ederek dürüstlüğü teşvik etmelidir.

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Sezin Aday

Klinik Psikolog Sezin Aday

Uzm. Kl. Psk. Sezin Aday ; 2015 yılında Yeditepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden (İngilizce – %100 Burslu) yüksek onur derecesi ile mezun olmuştur. Aynı zamanda Yeditepe Üniversitesi Tiyatro Bölümü yan dal mezunudur. Hem kültürel çeşitliliği hem de farklı eğitim modelini deneyimleme isteği ile University of New Orleans (ABD)’ta Exchange Programı’na katılarak psikoloji ve müzik alanında dersler almıştır. Buradaki öğrenciliği sırasında kültür tanıtımı organizasyonlarına katılarak Türkiye’nin tanıtıldığı konferansta konuşmacı olarak bulunmuştur. Exchange eğitimi sırasında almış olduğu “Human Sexual Behavior” dersi ile çift ve ilişki alanına ilgi duymuştur. Çiftler arasındaki “Dijital Şiddet”i araştıran çalışmasını tanıtmak için araştırma arkadaşları ile 20. Ulusal Psikoloji Öğrencileri Kongresi’ne poster sunumu yapmak üzere davet edilmiştir. Lisans eğitimi stajını Göztepe Medical Park Hastanesi’nde tamamlamıştır. Alandaki deneyimlerine ise çocuk ve ergen grubu ile devam ederek bir akademik yıl boyunca özel bir okulda danışmanlık hizmeti vermiştir. Danışmanlık hizmetinin yanı sıra çocuk ve ergen gruplarla çalışırken kişisel gelişimlerine katkıda bulunacak çeşitli organizasyon, proje ve tiyatro etkinliklerinde aktif olarak görev almıştır. Tiyatro bilgisini de dahil ederek çalışmalarında sanatın iyileştirici ve geliştirici yanına yer vermiştir. “Yaratıcı Drama Eğitmenliği” eğitimini tamamladıktan sonra atölye çalışmaları yürütmüştür. Türk Psikologlar Derneği üyesi olarak “WISC-4 Zekâ Testi” eğitimine katılmış ve uygulayıcısı olmuştur. Çeşitli psikometrik ölçüm araçları ile ilgili eğitimlere katılmayı sürdürmüştür. Sonrasında Padavana Eğitim & Danışmanlık Hizmetleri’nde çocuk ve ergen gruplara ve ailelerine verdiği ebeveyn danışmanlık hizmeti ile devam etmiş ve bu sırada İstanbul Şehir Üniversitesi Tezli Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programını kazanmıştır. Fransız Lape Hastanesi‘nde Klinik Psikoloji Eğitim Programı kapsamında stajyer olarak bulunmuştur. Tez çalışmasını ise “Ergenlerde çocuklukta onaylamayan çevre ile bozulmuş yeme tutumu arasındaki ilişkinin incelenmesi: duygu düzenleme stratejilerinin aracı rolü.” üzerine yürüterek başarıyla savunmuştur. İstanbul Şehir Üniversitesi’nin Marmara Üniversitesi’ne devredilmesi sonucu yüksek lisans diplomasını Marmara Üniversitesi Klinik Psikoloji Bölümü mezunu olarak almıştır. Yüksek lisans eğitimi süresince Şema Terapi ekolü çerçevesinde Prof. Dr. Gonca Soygüt Pekak ve Klinik Psikolog Esra Ersayan’dan süpervizyon dersleri almıştır. Ayrıca Doç. Dr. Elif Çelebi’den aldığı Diyalektik Davranışçı Terapi’nin beceri eğitimi modüllerini tamamlayarak “duygu regülasyonu, mindfulness, kişiler arası etkililik ve kriz yönetimi” becerilerinin uygulayıcısıdır. KORDEP (Korona virüs enfeksiyonu online ruhsal destek programı)‘in tüm eğitim programına katlım göstererek triaj kısmındaki çalışmalara destek olmuştur. Ayrıca yaşanan İzmir depremi ile ilgili Türk Psikologlar Derneği’nin yürüttüğü gönüllülük esaslı çalışmalarda yer almış birçok kişiyle triaj görüşmesi yaparak ilk basamak müdahalesini gerçekleştirmiştir. Dünya Danışmanlık ve Psikoloji Merkezi’nin Caddebostan, Pendik ve Nişantaşı şubelerinde iki yıl boyunca ergen ve yetişkinlere yönelik yüz yüze ve online bireysel psikoterapi hizmeti vermiş, atölyeler yürütmüştür. Şu anda ise kurucusu olduğu Apollon Psikoloji markası altında yalnızca online psikoterapi seansları sürdürmekte ve webinar eğitimleri vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.