Doktorsitesi.com

Bağımlı Olduğumu Nasıl Anlarım ?

Uzm. Dr. Burak Toprak
Uzm. Dr. Burak Toprak
15 Temmuz 2024136 görüntülenme
Randevu Al
Bir yıl içinde aşağıdakilerden en az ikisi kendini göstermeli, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ve işlevsellikte düşmeye yol açmalıdır: İstendiğinden daha büyük ölçüde veya uzun süreli kullanım Maddeyi bırakmak veya kontrol altında tutmak için istek veya sonuç vermeyen çabalar Maddeyi elde etmek, kullanmak veya etkilerinden kurtulmak için gerekli etkinliklere çok zaman ayırma
Bağımlı Olduğumu Nasıl Anlarım ?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bağımlı Olduğumu Nasıl Anlarım? Bağımlılık Tanı Kriterleri

Bağımlılık; genetik, psikolojik ve sosyal etmenlerin bir arada rol oynadığı, kronik bir beyin hastalığıdır. Bir kişinin bağımlılık tanısı alabilmesi için belirli kriterleri karşılaması ve bu durumun kişinin yaşam kalitesini ciddi şekilde etkilemesi gerekir. Modern psikiyatride referans kabul edilen DSM-5 (Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı), bağımlılığı belirli semptomlar üzerinden tanımlar.

DSM-5 Tanı Kriterlerine Göre Bağımlılık Belirtileri

Bir bireyde bağımlılıktan söz edebilmek için, aşağıdaki belirtilerden en az ikisinin bir yıl (12 ay) içerisinde kendini göstermesi, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya yol açması ve kişinin işlevselliğinde düşüşe neden olması gerekir:

  • Maddenin başlangıçta planlanandan daha büyük ölçüde veya daha uzun süreli kullanımı.
  • Madde kullanımını bırakmak veya kontrol altında tutmak için süregelen bir istek ya da sonuç vermeyen çabalar.
  • Maddeyi elde etmek, kullanmak veya etkilerinden kurtulmak için aşırı zaman harcanması.
  • Madde kullanımı için çok büyük bir istek duyma veya kendini buna zorlanmış hissetme (aşerme).
  • Tekrar eden kullanım sonucu iş, okul veya evdeki temel sorumlulukların yerine getirilememesi.
  • Maddenin neden olduğu toplumsal ve kişiler arası sorunlara rağmen kullanıma devam edilmesi.
  • Kullanım nedeniyle sosyal, mesleki veya eğlenceyle ilgili günlük etkinliklerin bırakılması ya da azaltılması.
  • Fiziksel olarak tehlikeli olabilecek durumlarda dahi madde kullanmaya devam edilmesi.
  • Maddenin yol açtığı olumsuz bedensel veya ruhsal etkilerin bilinmesine rağmen kullanımın sürdürülmesi.
  • Maddeye karşı tolerans gelişmiş olması (İstenen etkinin oluşması için miktarın artırılması veya aynı miktarın etkisinin azalması).
  • Yoksunluk belirtilerinin (bulantı, uykusuzluk, kusma, sinirlilik, terleme, titreme vb.) ortaya çıkması.

Bağımlılığın Şiddeti Nasıl Belirlenir?

DSM-5 kriterlerine göre, bir yıl içinde görülen bulgu sayısı bağımlılığın seviyesini belirler:

Belirti SayısıBağımlılık Şiddeti
2 veya 3 BelirtiHafif Seviye
4 veya 5 BelirtiOrta Seviye
6 veya Daha FazlaŞiddetli Seviye

DSM-5 Kapsamında Tanımlanan Madde Kümeleri

Bağımlılık çerçevesinde DSM-5 içerisinde on ayrı madde kümesi tanımlanmıştır. Bu maddeler şunlardır:

  1. Alkol
  2. Kafein
  3. Kenevir (Esrar)
  4. Varsandıranlar (LSD, meskalin, fensiklidin vb.)
  5. Uçucular (Tiner, benzin, gazolin, bali vb.)
  6. Opiyatlar (Morfin, eroin, kodein, metadon vb.)
  7. Dinginleştirici, uyutucu ve kaygı gidericiler (Diazepam, klorazepat vb.)
  8. Uyarıcılar (Amfetamin, ekstazi, kokain vb.)
  9. Tütün
  10. Diğer bilinmeyen maddeler

Önemli Not: Her madde her bireyde aynı yoksunluk belirtilerini göstermeyebilir. Ancak işlevsellik kaybı ve kontrol kaybı bağımlılığın en temel göstergeleri arasında yer almaktadır.

Etiketler

Bağımlılık belirtileriBağımlılık tedavisiAlkol bağımlılığı tedavisiBağımlılık türleri

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Burak Toprak

Uzm. Dr. Burak Toprak

Uzm. Psk. Burak TOPRAK, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2008 yılında başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, 2009 - 2014 yılları arasında Erenköy Ruh Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Psikiyatri unvanı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.