Anal Fissür- Makat Çatlağı-Makat Yırtığı

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Anal Fissür (Makat Çatlağı) Nedir?
Anal fissür, anal kanalın çok katlı yassı epitel örtüsünde meydana gelen çatlak veya yırtıklardır. Bu durum genellikle anal bölgedeki kanlanma yetersizliği sonucunda gelişmektedir. Klinik olarak anal fissürler, akut ve kronik olmak üzere iki ana evrede incelenir.
Akut fissür vakalarında, sadece diyete kepek eklenmesi ve günde iki kez uygulanan sıcak su banyoları ile %90’a varan iyileşme oranları saptanmıştır. Ancak durum kronik anal fissür evresine geçtiğinde, konservatif (cerrahi dışı) yaklaşımların başarı oranı %30 seviyelerine gerilemektedir.
Anal Fissürün Görülme Sıklığı ve Demografik Dağılımı
Anal fissürlerin yerleşimi cinsiyete göre farklılıklar gösterebilmektedir. Kadın olgularda anterior (ön) ve orta hatta görülme oranı %25 iken, erkeklerde bu oran %8 civarındadır. Her iki cinsiyette de ön ve arkada görülme sıklığı %3 olarak kaydedilmiştir.
Kronik Anal Fissürde Tedavi Protokolü
Kronik anal fissür mevcudiyetinde öncelikle 6-8 haftalık bir medikal tedavi süreci planlanmalıdır. Bu süreçte analjezi ve oturma banyoları ile iyileşme hedeflenir. Tedavinin başarısız olması veya nüks etmesi durumunda aynı protokol tekrarlanabilir.
Medikal tedaviye yanıt alınamayan durumlarda Botilinum toksini uygulaması bir seçenek olarak değerlendirilebilir. Bu işlemden sonra 4-6 hafta beklenmeli, şikayetlerin devam etmesi halinde ise cerrahi yöntem tercih edilmelidir.
Cerrahi Tedavide Altın Standart: Lateral İnternal Sfinkterotomi (LİS)
Kronik anal fissür cerrahisinde halen altın standart yöntem Lateral İnternal Sfinkterotomi (LİS) uygulamasıdır. Bu işlemde iç sfinkter kaslarının bir bölümü kesilerek anal kanal basıncı düşürülür. Hızlı sonuç veren bu operasyon, lokal anestezi altında da tercih edilebilir.
LİS operasyonunda nüks (tekrarlama) oranı %0-30 arasında değişmektedir. Cerrahi müdahale, sadece medikal tedaviye cevap vermeyen vakalarda, özellikli teknikler düşünülerek ve titizlikle seçilerek uygulanmalıdır.
Alternatif Cerrahi ve Medikal Seçenekler
İç sfinkter kaslarının kesilmesi dışında uygulanan diğer cerrahi ve medikal yöntemler şunlardır:
- Cerrahi Yöntemler: V-Y – Z Flepler, Fissürektomi, Fissürotomi ve Kontrollü dilatasyon.
- Medikal Seçenekler: Nifedipin, Botilinium toksini, Antibiyotik kullanımı ve Topikal iyodin uygulamaları.
Anal İnkontinans (Abdest Tutamama) Risk Faktörleri
LİS operasyonu sonrasında anal inkontinans gelişimi açısından risk taşıyan olgular dikkatle analiz edilmelidir. Risk faktörleri şu şekilde sıralanabilir:
- 40 yaş üstü hastalar ve vajinal doğum hikayesi olanlar.
- Önceden obstetrik yaralanma veya anal sfinkter yaralanması geçirenler.
- İltihabi bağırsak hastalıkları (IBH) mevcudiyeti.
- Daha önce geçirilmiş anorektal operasyonlar.
- Hemoroidektomi + LİS kombinasyonu (Kontinans bozukluğu riski %17-55).
- Cerrahi teknik hataları (gereğinden uzun sfinkterotomi) ve anterior fissür varlığı.
Cerrahi Sonrası İyileşme ve Komplikasyon Oranları
Sfinkterotomi yöntemi ile vakaların %94–100’ünde tam iyileşme sağlanmaktadır. Ancak operasyon sonrası bazı komplikasyonların gelişme riski bulunmaktadır.
| Komplikasyon Türü | Görülme Oranı (%) |
|---|---|
| Genel Komplikasyonlar (Kanama, Hematom vb.) | %7 |
| Apse Gelişimi | %0 - 2 |
| Fistül Oluşumu | %0 - 5 |
| Nüks (Tekrarlama) | %0 - 30 |
İnkontinans (Kaçırma) İstatistikleri
Cerrahi sonrası çeşitli düzeylerde inkontinans görülme oranı %47.6 olarak bildirilmiştir. Bu durumun detaylı dağılımı şöyledir:
- Gaz İnkontinansı: %0 – 36
- Sızıntı ve Kirlenme: %0 – 43
- Sıvı Gayta Kaçırma: %21.8
- Katı (Solid) Gayta Kaçırma: %4.4
- Genel Gayta Kaçırma: %0 – 11.8
Anal fissür ve cerrahisi sonrası süreçlerde, komplikasyon riskini minimize etmek adına bilinçli tedavi takibi ve uzman uygulamaları hayati önem taşımaktadır.
Uzmanlık Alanlarımız: Obezite Cerrahisi, Kalın Bağırsak Cerrahisi, Anal Bölge Hastalıkları, Laparoskopik Cerrahi, Kanser Cerrahisi, Gastroskopi.



