Doktorsitesi.com

Altını Islatma Sorunu ve Tedavisi

Prof. Dr. Nizamettin Kılıç
Prof. Dr. Nizamettin Kılıç
2 Şubat 20123366 görüntülenme
Randevu Al
  • Çocuklarda gece altını ıslatma genellikle mesane gelişimindeki doğal bir gecikmeden kaynaklanır ve yaş ilerledikçe azalma eğilimi gösterir.
  • Bu durum büyük oranda genetik yatkınlığa dayanmakta olup, her iki ebeveyninde de bu öykü bulunan çocuklarda görülme olasılığı %77'ye kadar çıkmaktadır.
  • Tedavide cezalandırma yöntemlerinden kaçınılmalı; uyandırma programları ve alarm cihazları gibi başarı oranı yüksek yöntemler uzman hekim kontrolünde uygulanmalıdır.
Altını Islatma Sorunu ve Tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda Gece Altını Islatma Nedir ve Ne Sıklıkta Görülür?

Çocukların büyük bir çoğunluğu, 2 ile 4 yaşları arasında idrarlarını hem gece hem de gündüz tutma becerisini kazanır. Gece altını ıslatma, genellikle mesane gelişimindeki doğal bir gecikmenin sonucudur ve bu durum yaş ilerledikçe azalma eğilimi gösterir. İstatistiksel verilere göre 3 yaşındaki çocukların %40'ında bu durum görülürken, oran 5 yaşında %20'ye, 6 yaşında ise %10'a gerilemektedir. Ayrıca erkek çocuklarda altını ıslatma sorunu, kız çocuklarına oranla daha sık gözlemlenmektedir.

Gece Altını Islatmanın Tipleri ve Nedenleri

Gece altını ıslatma durumu, klinik olarak iki ana başlık altında incelenmektedir:

  1. Primer (Birincil) Tip: Çocuğun doğumundan itibaren hiç kuru kalmadığı durumdur. Altını ıslatan çocukların büyük çoğunluğu bu gruptadır.
  2. Sekonder (İkincil) Tip: En az 6 ay boyunca kuru kaldıktan sonra, altını ıslatmanın yeniden başlamasıdır.

Nedenleri bakımından ise vakalar fizyolojik ve organik olarak ikiye ayrılır. Çocukların %90-95'i fizyolojik grupta yer alır. Bu gruptaki çocuklarda; uykuda mesane doluluğunu hissetme yetersizliği, küçük mesane kapasitesi ve aşırı derin uyku gibi faktörler öne çıkar.

Genetik Yatkinliğın Rolü

Gece altını ıslatma sorunu büyük oranda genetik yatkınlığa dayanmaktadır. Aile öyküsü bu noktada belirleyicidir:

Ebeveyn DurumuÇocukta Görülme Olasılığı
Sadece anne veya babada öykü varsa%45
Her iki ebeveynde de öykü varsa%77

Altını Islatmaya Eşlik Eden Hastalıklar

Altını ıslatan çocukların %2-3'ünde şeker hastalığı, böbrek veya mesane hastalıkları gibi organik sorunlar saptanabilir. Vakaların %5-10'unda ise sık ve acil idrar yapma ihtiyacı gibi ek belirtiler görülür; bu durum polisemptomatik altını ıslatma olarak adlandırılır. Bu çocuklarda şu ek sorunlar araştırılmalıdır:

  • İdrar yolu enfeksiyonu ve bakteriler
  • Kabızlık ve besin alerjileri
  • Geniz eti (adenoid vegatasyon) sorunları

Psikolojik Faktörler ve Yanlış Bilinenler

Genel kanının aksine, psikolojik olaylar genellikle birincil (primer) altını ıslatma sorununa yol açmaz. Bu nedenle her vakada ruhsal bir sorun aramak doğru değildir. Ancak bir ruhsal travma sonrası altını ıslatma başlıyorsa, bu genellikle fizyolojik sorunun nüksetmesidir. Eğer çocukta okul başarısızlığı ve korku gibi ek bulgular varsa, mutlaka bir çocuk psikiyatristi desteği alınmalıdır.

Ailelerin Yaklaşımı Nasıl Olmalıdır?

Altını ıslatan çocuklara yönelik en büyük zarar, ailelerin ve toplumun yanlış tutumlarından kaynaklanmaktadır. Özellikle cezalandırma yöntemleri, çocukların ruh dünyasında ömür boyu sürecek izler bırakabilir.

  • Altını ıslatmanın, diş çıkarma veya konuşma gecikmesi gibi fizyolojik bir gelişim gecikmesi olduğu kabul edilmelidir.
  • Temel hedef, çocuğun benlik saygısını zedelemeden bu süreci atlatmasını sağlamaktır.
  • En geç 6 yaşında uzman bir çocuk hekimine başvurulmalıdır.

Tanı İçin Yapılan Tetkikler

Hekim değerlendirmesinde; gündüz kaçırma, zor idrar yapma, kabızlık, horlama ve kafa travması öyküsü gibi detaylar sorgulanır. Fiziksel muayene ve gerekirse idrar incelemesi ile mesane filmleri istenir. Unutulmamalıdır ki, çocukların %97'sinde fiziksel bir neden bulunmaz; sorun genellikle mesane kapasitesi veya uyanma güçlüğü ile ilgilidir.

Tedavi Yöntemleri ve Başarı Oranları

Tedavi girişimleri için genellikle çocuğun 7-8 yaşına gelmesi beklenir. Uygulanan yöntemler şunlardır:

  • Uyandırma Programları: Ailenin çocuğu gece belirli saatlerde tuvalete kaldırmasıdır. Başarı oranı yaklaşık %90'dır.
  • Alarm Cihazları: İdrar başladığı anda çocuğu uyandırarak mesane kontrolünü öğretir. Başarı oranı %70-84 arasındadır.
  • İlaç Tedavisi: Uzun yıllardır kullanılsa da, ilacın bırakılmasıyla birlikte yineleme riski %90 civarındadır.

Sonuç olarak; altını ıslatma, uzman hekim takibi ve ailenin bilinçli desteği ile yönetilmesi gereken uzun dönemli bir tedavi sürecidir.

Etiketler

Alt ıslatma nedirAlt ıslatma ne demektirAlt ıslatma hastalığıAlt ıslatma problemi tedavisiAlt ıslatma kimlerde görülür

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Nizamettin Kılıç

Prof. Dr. Nizamettin Kılıç

Prof. Dr. Nizamettin KILIÇ, 1966 yılında Bursa’da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimini 1983 yılında Bursa Erkek Lisesi’nde tamamlamıştır. 1989 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun olarak tıp doktoru unvanı almıştır. 1989- 1990 yılları arasında 10 ay süre ile Amasya, Suluova, Akören Sağlık Ocağı’nda pratisyen hekim olarak görev yapmış, 1990 - 1995 yılları arasında ise İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde Çocuk Cerrahisi ihtisasını tamamlamış ve Çocuk Cerrahisi Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.